Bu yaz ne yapsak? – Ripley ve şürekâsıyla ateşli bir yaz / Jazz akşamı

İşler tepeleme yığılmış, tatilin, sadece ihtimali uzak bir gelecekten göz kırpıyor olabilir. Döviz kuru malum, uçak biletleri desen uçmuş gitmiş, ihtimaldir ki bu yaz girebileceğimiz en derin su birikintisi evin küveti olabilir.

Moral bozmaya lüzum yok, ölelim mi yani? Evinizden çıkmadan, İtalya’nın pek müstesna mekanlarını ziyaret eden Tom Ripley’in peşine takılıp ile 2 saatlik bir İtalya turu atabilir, kısacık sürede hem deniz kum güneş üçlüsüyle hasret giderebilirsiniz. Hatta sonuna kadar sabrederseniz, İtalyan kışıyla bile tanışabilirsiniz.

talented-mr-ripley_2485596b
Kaynak: telegraph.co.uk

Anthony Minghella’nın elinden çıkma edebiyat uyarlaması “Yetenekli Bay Ripley” bir kimlik bunalımı hikayesi aslında. Hem cinsel karmaşa, hem de sınıf sıkıntısının yol açtığı ruhsal darlanmalar arzu nesnesi / rol modeli ayrımı bulanıklaştıkça içinden çıkılmaz bir hal alıyor, İtalya, dev bir kavanoz gibi (anti)kahramanımızın üstüne kapanıyor. Film en çok gerçekle olabilecek olan arasındaki gerilimden besleniyor.

Başrollerdeki oyuncuların geri çekilen saç çizgilerini (Ne yakışıklı komşumuzdun sen Jude Law abi) saymazsak güzel yaşlanmış, nefis bir gerilim Talented Mr. Ripley. Kuşkusuz gücünü büyük ölçüde Patricia Highsmith’in tıkır tıkır işleyen orijinal metninden alıyor. Matt Damon’ın kariyerinde risk alabildiği günleri ve Jude Law’un en arzu nesnesi halini yad etmek istemeseniz bile (ki neden istemeyesiniz) Hitchcock sarışınlarını kıskandıracak bir Gwyneth Paltrow’u, filmin çekilmesinden sonraki 16 yıl içinde efsane statüsünü yükselecek olan Cate Blanchett’i ve eminim çok özlediğiniz Phillip Seymour Hoffmann’ı  aynı filmde görmek isteyebilirsiniz. Napoli plajlarından Roma’nın ara sokaklarına ve Venedik’in muhteşem meydanlarına uzanan hikaye ilginiz çekmese bile Ann Roth imzalı gardırop şahaneleriyle de vaktinizi geçirebilir, moda b/vlogger’larına muhtaç olmadan yazlık kıyafet alışverişinize yön verebilirsiniz. Olmadı, filmin değme odaklanma vaatli Spotify listesine taş çıkaracak müziklerine takılabilirsiniz.

The-Talented-Mr-Ripley-the-talented-mr-ripley-10305724-1024-768
Kaynak: Fanpop

Yok, “Ben tatile gidiyorum zaten canım, fakir değilim, çok şükür” diyebilenlerdenseniz, kitabın çok taze basılmış yeni baskısını plaj çantanıza atabilir, güneş altında Ripley ile hasbıhal edebilirsiniz. Belki çok sever, bu vintage gerilim serisine bir şans verirsiniz.

56e94cedf0dc1e4ec8e5361a
Can Yayınları iftiharla sunar – bunlar ne güzel kapaklar <3

Ben içimi kamaştırmış bu tadımlık sahneyi şuraya bırakıyorum, tek yudum deniz görünmese de Jude Law’ın o güneş değmiş hali, bulaşıcı neşesi, çok yazlık değil mi?

3 thoughts

  1. Kitabını da, filmini de ayrı ayrı çok severim ya. Mükemmel bir dönüşüm hikayesi benim paşa gönlümün keyfine göre <3
    Ama bu satırları, Phillip Seymour Hoffmann'ı çok özlediğimi belirtmek için yazıyorum aslında. Seni çok özledik, koca yürekli sarı dev. Almost Famous'ta söylediğin gibi: "The only true currency in this bankrupt world is what you share with someone else when you're uncool."
    Hail to the Uncools!

    Talented Mr. Ripley haricindeki serinin diğer kitaplarını okumamak da benim hıyarlığım olarak tarihe geçsin. Bu vesileyle de listeme eklensin.

    Beğen

    1. Zeynep, bu yorumda gizli bir yazı var sanki… PSH da çok erken gidenlerden, yaşasa kim bilir neler yapacak bizi kendine nasıl hayran bırakacaktı. Kader…

      Beğen

  2. Hayatım, hem filmin hem de yaslandığı kitabın sorunlarına ışık tutar gibi yazınızın başlığı ile içeriği arasındaki bir tutarsızlık, amacı ile vardığı yer arasındaki derin bir boşluk oluşmuş. Evet, neresi yetenekli bu Ripley’in ben anlamadım; plansız programsız, hiçbir deha kırıntısı içermeyen bir yaklaşımla, üstelik içgüdüsel bir şekilde öldürüyor ama nasıl oluyorsa hiç yakalanmıyor. Şans da denemez buna, zira sıradan bir polis soruşturması bile yeterli olur yakalanmasına ama Patricia Hanım, tıpkı Deux ex Machina gibi el koyup kurtarıyor hazreti.

    Size gelince, ayol ne yapalım bu yaz, İtalya’ya gidemiyoruz ama Bodrum’da, olmadı bodrumda mı gösterelim yeteneklerimizi? Ömürsünüz vallahi.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s