Başka Bodrum

Berna‘nın Paris’in ‘underrated’ klasikleri yazısı, aklıma Bodrum için alternatif bir liste yapmayı getirdi. Lafı uzatmadan hemen listeye geçeyim.

Denizyıldızı: Deniz kabukları, deniz yıldızları, mercanlar, süngerler… Halikarnas Club’a doğru giderken Berk Balık’ın yanında küçük bir dükkan burası. Deniz kabuğu koleksiyonu yapan arkadaşım sayesinde öğrendiğim bu yere sırf bakmak için bile gidilir. Hem koleksiyonerlerin yanı sıra hediyelik eşya arayanlar için de güzel bir alternatif olacaktır.

Bodrum Pazarı: Otogarın hemen yanında yer alan ve cuma günleri kurulan bu pazarda taze meyve, sebze, ot ve hatta çiçek bulabileceğiniz gibi; gözleme, zeytin, sarma gibi yiyecekler bulmanız da mümkün. Cuma vaktiniz yoksa, perşembe günü öğleden sonra uğradığınız takdirde tezgahların bir kısmını kurulmuş bulabilirsiniz.

Hasan Motel Beach Restaurant (Hasan’ın Yeri): Bodrum’a geldiniz, beach clublardan nefret ettiniz, kalabalıktan bunaldınız ve biranızın yanında dondurulmuş patates yemekten bıktınız. “Bodrum çok bozmuş yeaa!” demeden önce sizi Yalıçiftlik’e doğru alalım.
Sabah biraz erkence çıkın. Havlunuzu ılgın ağaçlarının altındaki şezlonglardan birine koyun ki gün boyu gölgeyi garantileyin. Hemen arkadaki restoran kısmına geçin ve kahvaltı siparişinizi verin. (Kahvaltıya ek, şööyle domates soslu karışık kızartma da fena olmaz hani.) Kahvaltıyı beklerken bir ıslanıp gelmek isterseniz çok yerinde olur. Zira, Yalıçiftlik’te deniz sabah dingin başlayıp akşama dalga ile kapanış yapıyor. Deniz demişken; kumsalı taşlık, suyu berrak, balığı bol.
Bana kalırsa yiyip yiyip uyuyun, içip içip denize girin. Sipariş biraz gecikirse dert etmeyin. Ne de olsa siparişinizi alınca her şeyi taze taze hazırlıyorlar. Ev yapımı yuvarlak patates kızartmasını es geçmeyin. Öğlen rakısı mı olur, sadece yemek mi olur bilmem ama bol soğanlı domates salatasını ve -yine yeni yeniden- soslu kızartmayı unutmayın.

yel
Günbatımı

Yel Değirmenleri: Tepede durup manzaraya bakmayı ve fotoğraf çekmeyi sevenleri buraya alalım. Bodrum ile Gümbet arasında uzanan burnun tepesinde yer alan eski yel değirmenlerinde günü doğurması ayrı güzel; batırması ayrı. Konumu sebebiyle iki koyu da görebiliyorsunuz. En kalabalık zamanları ise akşamüstleri ve cuma-cumartesi geceleri. Geceden kastım “Meyhanede içtik, barda da içtik; daha nerede içsek?” diyenlerin feneri söndürmeye geldiği saatler. O saatlerde alkolün de etkisiyle, her arabadan farklı müzik sesi geleceği için ayık kafa ile gitmemeniz naçizane tavsiyemdir.

hanende
Ahtapot ızgara

Hanende Mey: Ne balıkçılar çarşısının gürültüsü, ne de marina tarafının kalabalığı… Arada derede bir sokakta olduğu için bilmeyenin rast gelemediği bir meyhane burası. Sessiz bir avluda, ağaçlar altında otururken inceden Yunanca bir şarkı çalıyor. Sonra -eğer yaz sezonu başladıysa- Alper Abi alıyor cümbüşü eline, isteyenin masasına konuk oluyor.
Mezeler elli çeşit değil ama hepsi günlük: Anne, baba, oğulun ortak çalışması. Deniz ürünlerinde ise onlar adına ben iddialıyım çünkü ah o ahtapot… Ahtapot dışında kalamar dolma ve hanende karides spesiyaller arasında.

yunuslar2
Fransız kahvaltısı

Yunuslar Karadeniz Fırını: Aslında burası çarşıdan geçen herkesin adını bilmese de vitrinin bildiği bir yer. Tatlısını da yedim, tuzlusunu da ve tek bir kötü şeye denk gelmedim. Fakat bana bu yazıyı yazdıran: Kruvasan. Kruvasan dediğimiz Fransız güzelini ülkemizde margarin ile yapmayı uygun gördükleri için normalde yiyemem. Fakat burası istisna. Mis gibi tereyağı kokan kruvasanlar yapıyorlar. Öyle ki, İstanbul’a dönerken paket yaptırıp buzluğa atıyorum. Sonrası fırında ısıtıp ısıtıp yemeler.
Kahvaltı yapıp uzun oturacağım derseniz marina karşısındaki şubesine; ayaküstü yiyeceğim derseniz de çarşı içindeki şubesine gidebilirsiniz.

Mahmut Kaptan’ın Yeri: Öncelikle belirtmeliyim ki burası yaz sezonu boyunca kapalı. Sahibi hem yazın kalabalığından kaçmak için, hem de adı üstünde kaptan olduğu için yazın meyhaneyi kapatıp denize açılıyor(du yakın zamana kadar). Cuma-cumartesileri özellikle kalabalık olduğu için rezervasyonsuz gitmenizi tavsiye etmem. Bu eski usül meyhanede Alper Abi’nin cümbüşü dışında müzik yok. Mezeler taze ve bir kısmı Mahmut Kaptan’ın eşi tarafından hazırlanıyor. Izgara sigara böreği, ciğer, ahtapot salatası ve peynir-zeytin tabağı favorilerim. Porsiyonları meze nasıl olursa öyle; ana yemek yok. (Telaşlanmayın. Aç kalan görmedim.)

Liste şimdilik bitti. Kim bilir, belki zaman zaman güncellerim. Şimdi izninizle köşeme çekilip ağlayacağım.

* Fotoğraflar el emeği, göz nuru.

Yazar: zapbeeblebrox42

if i ever meet myself, i'll hit myself so hard i won't know what's hit me.

3 thoughts

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s