Keman Konçertoları 101

Keman hiçbir zaman en sevdiğim enstrümanlardan olmamıştı. Gençken, bütün enstrümanları bir gün çalabileceğimi zannedecek kadar gözü açılmamış biriyken bitmek bilmeyen listeme hiç kemanı koymazdım. Yaşım ilerleyip de müzik zevkim derinleşince keman sonatlarını ve özellikle de keman konçertolarını gerçekten takdir etmeye başladım. Niye mi? Çünkü çoğu büyük besteci bir tane bestelemiş, ve keman konçertoları piyano konçertolarının aksine daha ciddiye alınarak bestelenmiş. Çok sayıda arka arkaya yazılan şeyler değiller, insanda özenildiği, etki bırakması istendiği ama aynı zamanda bestecinin kendi sınırları dışına çıkmak istemediği hissini bırakıyor. Piyano konçertoları örneğin, fiyasko olabiliyor; evet sana diyorum Chopin. Özetlemek gerekirse bir besteciyi yeni dinlemeye başlayacaksanız eğer bestelemişse keman konçertosunu dinleyerek işe girişin. Hayalkırıklığına uğramanız zor olur. İşte sizlere kronolojik olmayan bir sıraya göre severek dinlediğim bazı keman konçertoları:

Çaykovski, Keman Konçertosu (Re Major)

En bilinen keman konçertolarından biri, klasik müzikle pek haşır neşir olmamşısanız dahi aşinalığınız vardır, özellikle de ilk bölüme. Hangi bestecinin yorumunu paylaşsam diye bayağı bir kafa yordum, en sevdiğim kemancılardan biri olan David Oistrakh’ın yorumu aslında favorimdir ama romantikliğiyle öne çıkan bir eserin romantikliğine yoğunlaşılmış bir yorumun ilk dinleyiş için daha iyi olacağına karar kıldım. Üzücü bir not olarak, Çaykovski bu konçertosunu o zamanki sevgilisi sayılabilecek Yosif Kotek’e ithaf etmek istemiş  fakat çıkabilecek dedikodular yüzünden geri adım atmış.

Brahms, Keman Konçertosu (Re Major)

Romantik dönemin jiletçisi sayılabilecek Brahms neyse ki orkestra için bestelediğinde arabeskliğini bir kenara bırakabiliyordu (neyse ki dememi ciddiye almayın, Brahms sevmemizin nedeni jiletçilik). Bu özenli ve ciddi eser Julia Fischer’ın özensizmiş gibi duran enerjik performansıyla birleşince ortaya dengeli ama aynı zamanda derinden etkileyici bir performans çıkmış. Daha tanıdık ve daha dikkat çekici olması nedeniyle üçüncü bölümü paylaştım ama siz lütfen bütün konçertoyu dinleyin, pişman olmazsınız.

Sibelius, Keman Konçertosu (Re Minor)

İskandinavlık, soğuk havalar, sarışınlık, medeniyet, yüksek asgari ücretler… Hepsi bu konçertoda. Yanlış düşünmeyin, kuzeyde bestelenmiş olması asla duygusuz olduğu anlamına gelmiyor; sakin ve karanlık havasının içinde -bilhassa son bölümünde- en donmuş kanı bile kaynatacak bir canlılık var. Keman için yazılmış en iyi eserlerden biri olarak kabul edilse de kolay dinlenebilir olmadığından ötürü Hollywood’un defalarca kullanmaması sonucu hakettiği ilgiyi göremiyor. Bunu hep beraber değiştirelim.

Beethoven, Keman Konçertosu (Re Major)

Bu sadece konçertonun ilk bölümünden alınmış üç dakikalık bir kısım, elbette Youtube’da ve başka yerlerde tamamını bulabilirsiniz (lütfen bulun) ama Isabelle Faust’tan özellikle dinlemenizi isterim çünkü fikrimce şimdiye kadar yapılmış en iyi yorum. Keman konçertoları arasında iyi bilinmesine rağmen Beethoven’ın diğer eserleri arasında ekseri unutulup giden bu konçerto dönemin kemancısı Franz Clement için bestelenmiş fakat berbat bir performanstan sonra yıllarca konserlerde çalınmamış. Beethoven’ın az bilinen çoğu eseri yorumcunun maharetiyle parlar, o yüzden müzisyenler Chopin albümü çıkartmak kadar hevesli değillerdir Beethoven’a.

Vaughan Williams – The Lark Ascending

Aslında teknik olarak konçerto değil, pek de mühim olmayan aynı isimli şiirden esinle bestelenmiş ama senfonik şiir de değil aslen çünkü ilk olarak piyano ve keman için yazılıp sonra orkestraya çevrilmiş. Ama sonuçta keman ve orkestra için, kulakta aynı etkiyi bırakacak ve bunu da yazıya eklemek istedim, isteyen dava açabilir. Vaughan Williams dünyada anavatanında olduğu kadar popüler değil ama yeteneği kesinlikle sadece İngilizler tarafından abartılan bestecilerden de değil (Purcell).

Berg, Keman Konçertosu

Atonalite düşmanları, atonal bestelerden korkanlar, dinlemeye başlamak isteyip nereden başlayacaklarını bilmeyenler için işte ideal eser. Akımın başı Schönberg’in öğrencisi olan Berg’in en ünlü eseri olan bu keman konçertosu atonaliteye alışkın olmayan kulaklar için güzel bir geçiş müziği olabilir, alışmak için zamana ihtiyaç duyabilir, ilk dinlediğinizde sevmeyebilirsiniz bunu kabul ediyorum ama boş zamanlarınızda arka plan müziği olarak kendinizi alıştırırsanız dinlemekten keyif alacağınız dev bir müzik dünyasının kapısı sizlere açılacak.

Further listening: Keman konçertoları bunlarla bitmiyor tabii, dinlemesi daha eğitimli kulak gerektiren fakat daha da güzel eserler var. Örneğin Mendelssohn’un keman konçertosu. Ya da yine aynı derece güzel fakat benim pek bayılmadığım Bach keman konçertoları. Hep arka planda kalan Bruch’un enerjik konçertosu. Bartok ve Şostakoviç‘in konçertoları. Konçertolar klasik müzik dinlemenin en keyifli kısmıdır, kemana ilginiz, sevginiz varsa her farklı yorumda yeni detaylar keşfedebileceğiniz eserlerle tanışmış olacaksınız bunları dinleyerek.

Görsel tramvayduragi.com sitesinden alındı, Le Concert filminin son sahnesinden bir kare. Çaykovski’nin keman konçertosunu severseniz o filmi de seveceksiniz.

6 thoughts

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s