Kazaklarını özleyenler için

Bu satırları her an gök gürültüsüyle yağmur inecek diye göğü gözetlerken, antrede az önce çıkarılmış bir mont asılıyken, 15 dereceden fazlasını yaz geldi diye bağrıma basarken, soğuktan boğazım şişmişken yazıyorum. Londra’da hava belli: sıcak 15 ve soğuk 15. İlki gelemeden ikinciye geçtiğimiz için, alışveriş benim için hep ara mevsimler, kıştan çıkamayan bahar havaları.

Üstteki paragrafın amacı ahkâmlarımın arkasını doldurmak. Ben üşür, siz terlerken 2016-18 sonbahar ve kış sezonlarında neler bekleyebileceğinizi yazayım dedim. Evet tam 3 yıllık dev ve iddialı bir hizmet; çünkü moda alemi “x şey moda olacak! oldu! ay hâlâ moda!” diyerek her trendini güzelce yaya yaya kullanıyor. Bence yani. Dediğim gibi, gözlemlerim ahkâmla eşanlamlı şu an. Ayrıca, kazaklarınızı özlediğinizi biliyorum.

Önce birkaç kopya, naçizane:

  1. mahmut’un da her zaman radarında olan sanat sepet meseleleri modayı, modacıları, daha da önemlisi onlara tavsiye veren trend analistlerini etkiliyor. MoMA, Tate Modern vb önde gelen galerilerin 2016-17 programları belli, senenin yıldız sergileri şimdiden tanıtılıyor. Açınız bakınız, ilhamınızı bulunuz.
  2. Yerele dönüşün kılık kıyafetteki yansıması işçilik ve malzeme. Şile bezinden, ne bileyim bürümcük kumaşından  veya tülbentten (ah canım tülbent) elbise bulabiliyorsanız mesela, onu kapın. Sonra bi kasaya kitleyin kıymetlinizi. Yün gibi ham malzemeler de giderek kıymetleniyor.
  3. Eskilere nur yağması için bit pazarına düşmesini beklememek. Ceket ve palto vb parçalarda düğmenin gücü inanılmaz. Düğmeleri değiştir, hop yenileniveriyor. Veya tersi: vasat bi parçaya, aristokrat teyzenizden miras kalmış gibi duran düğmeler ekleyince uçuveriyor. Pantolonları, etekleri de iyi bir terzide paça daraltma-kısaltma, yırtmaç açma-kapama vb kendinden geçirme işlemleriyle diriltebilirsiniz. Tabii kumaşı iyi durumdaysa. Parlamış takım elbiselerinizi yer bezi yapınız.

Gelelim sonbaharlara kış kopyalarına. “ne kışı be kadın, bu sıcakta okuyup da bunları kim hatırlayacak” dediğinizi duyuyorum ancak BİR MAHMUTTER BUNU ATLAMAZ. Hepsi aklınızda kalsın, alışveriş zamanı gelince bulutlardan belireyim diye özel bir taktikle sunuyorum:

1.PIRKA

Yani palto hırka. Tam ara mevsim cicileri. Aşırı uzun değil, bol kesim, cepleri var. Kalın bir yün hırka gibi, ama ağzı burnu kaymıyor. hemen her kumaşa yakışıyor canımız. Yaz gelince de muadili kimonolar. Panço ve pelerin gibi (bence) anca bi sezon giyilen parçalara alternatif. Onları da etrafta göreceksiniz; ama kanmayın: Çare pırka.

2. KONİK

Koza tunik, evet. Kocaman, yün tunikler, altı genelde lastikli. İlk maddedekinin kazak versiyonu diyebiliriz; fakat ilkinin aksine çıkarması dert olduğundan nerede giyilecek şüphedeyim. Malum, şehirde kış, içerde ve dışarda dev ısı farkları demek. Hepimize romantik bir dağ evi diliyorum. Gözler alışsın diye en kocamanlarını seçtim; çünkü yünlü ne varsa büyüyor ve şişiyor. Hep hizmet bunlar.

3.YARYAKA

Bu kolaydı: yarım dikyakalar. düz renklerdeki sade modellerin aksine kol-yaka-gövde kısımları farklı renklerde. Yardımcı oyuncu değil, şovun yıldızı. Çizgili desen-color blocking filan birlikte, çılgın atıyor. Dar mı bol mu olduğu size kalmış, yeter ki yaka kısa olsun. Üste oturan versiyonları size daha yakınsa, ilham seçeneğiniz sınırsız: dalgıç kıyafeti de olabilir Twiggy elbiseleri de. Colorblocking genel olarak hiçbir yere gitmediğinden, Erdem koleksiyonlarına bir göz gezdirmek de iyi fikir.

4. ESKÜN

Evet, tabii ki eskimiş yün. Yetiş ya Rodarte. Yepyeni, cilalı kazaklarınız olması çok güzel tabii; ama hikayesiz. hikayesizlique = not cool. Onun yerine yaşamış, yaşlanmış, minaresi yıkılsa bile mihrabı yerinde görüntü revaçta. Veya mesela sepetinizdeki artık yünleri birbirine eklemişsiniz. Sanatsal tamirler, en şık tarafından ev ekonomisi çözümleri arıyoruz. Aynı parçada farklı doku ve örgüler, ilmek atlamalar, sökükler, arada yamaymış gibi duran düzensizlikler hep başımızın tacı. İlham için tabii ki özenli tamirin memleketi Japonya’ya bakıyoruz: kintsukuroi. Eğer onlar kırılan seramik eşyaları altınla yapıştırıyorsa, biz de kazaklara bir şeyler yapabiliriz gibi.

5. METPAS

bildiniz, metal & pastel. metalik renkler bağırmıyor da üzerine bi kutu pudra serpilmiş gibi sakin bir halde, pastel tonların yanına yerleşiyor. hayır, metalik pastel değil bu, pembeleri parlatmıyoruz da daha ziyade sanayi mahallesinin duygusal leydisi havaları. bakırlar pembelere, gümüşler mavilere, doreler grilere dolansın.

Eveet, moda-stil dünyasını DANÇIN DANÇIN yöntemiyle buluşturduğum müthiş analizim bu kadar. eskünlü yaryakalar, metpaslı pırkalar sizinle olsun.

kapak: knitdreams

4 thoughts

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s