Mipster

Yazım hatası değil: mipster. Yani Müslüman hipster. Müslümanların azınlıkta olduğu ülkelerde bir süredir ilgiyle izlenen bir alt grup. Gummylerin devamı: global, urban muslim. Böyle de bir jargonlar mevcut. Konumuz da bu.

Türkiye’de de var mıdır yok mudur, nasıl oluyodur, o kısmı geçiyorum. Yıllardır Türkiye’de değilim, haliyle yazının amacı memleket analizi değil. Yolda sokakta, dergide internetlerde duya duya alıştığım bu lafın Türkiye’de pek de bilinmediğini fark ettiğim için yazıvereyim dedim.

Bu lafın anavatanı ABD – meşhur mipsterz tumblr’ı. Abbas Rattani’nin 2012’de ortaya attığı bir terim. “Bizden hipsterız diye nefret ettiklerini sanıyoduk, meğer müslümanız diyeymiş” diye devam ediyor.Mipsterlar da genelde 16-24 yaş arası diye gruplansa da 25inde mipsterlığın düşmeyeceğinden hareketle, ben yaş sınırı koymuyorum.

Neden bir anda mipster, gummy vs etiketler çıktı derseniz, Avrupa ve ABD’nin Müslüman tüketici kitlesinden bihaber olmasından, özellikle genç kuşağı hiçbir yere koyamamalarından kaynaklanan bir arz-talep meselesi. Yani (tanım gereği) mipsterlar Müslüman çoğunluklu ülkelerden çıkmıyor, azınlık oldukları yerin trendlerine (hipsterlık) kendilerince (müslümanlık) uyuyorlar. Evet çok saçma önkabuller bunlar; ama zaten mantık aramıyoruz. Etnik kökenleri çok farklı olsa bile kısaca Müslüman diyerek grupluyoruz, sonra onlar “ama var birbirimizden farkımız” diyor. Mahmut’tan öğrenip patronunuza satabileceğiniz şeylerden biri de diyebiliriz.

dat meşhur video. övgüye de yergiye de doymuş durumda, izleyince anlarsınız:

Somewhere In America #MIPSTERZ

Mipsterlığın marka yüzü (beklendiği üzere) kadınlar. Farklı etnik kökenler kendini eşarp bağlamadan, tesettürün uygulanışına kadar birçok yerde gösteriyor; ama bu kadınlar kesinlikle geleneksel tipler değiller, kaykaylar, eskrimler filan mevcut. Veya kısaca gençlerdir, bilemiyorum Altan.

Bir önemli ayağı da helal kozmetik blogları olan hijabistalar, ama onların illa hipster olması gerekmediğinden kısaca değinip geçeceğim. Helal kozmetik işi derin; Endonezya, Malezya gibi ülkelerde pazar büyük. Dünya genelinde uzlaşılmış bir helal kozmetik tanımı olmadığından (BAE üzerinde çalışıyor), sertifikasyon zor veya sadece yerel. Hayvansal ürün olmaması ve hayvanlarda deney yapılmaması sebebiyle, vegan kozmetikle de çokça örtüşüyor. Bu açığı da genelde online, butik firmalar kapatıyor. Blogger camiası da deniyor, firmaları darlayıp bilgi alıyor ve teyit ediyor.

Bu arada ben tüm dünyadaki üçüncü dalga kahvecilerin mipsterlık kurumuna yaradığını düşünüyorum; çünkü içki olmayan, ama hip olan ilk yerler neredeyse. Gündüz gidiliyor, kahve eksperi olursan hipster points zaten tavan, üzerine biraz da giyim kuşam, müzik vb zevkler örtüşüyorsa, tamam. Instagram vb mecralar da sağolsun, aynılaşma kolaylaşıyor.  Kinfolk + bir buket şakayık + chemex kahve formülü mesela, hipster mı mipster mı? Yani mipsterların hipsterlardan farklı olmasının yanı sıra aslında pek de farklarının olmaması, şaşırtıcı değil.

Neyse, konunun başında da dediğim gibi aslında hedef, yeni bir tüketici grubu tariflemek. Dünyada en hızlı nüfus artışının olduğu ülkelerin Müslüman yoğunluklu olması da azıcık bir ipucu tabii ki. Mipster, cool bir müslüman. Varsayımlarımıza göre, hipster ihtiyaçları var, ama bulamıyor. İşte markalar burada devreye girip hipsterla mipsterın ortak noktası olabilecek ürünler çıkarıyor. Çıkarmaya çalışıyor. Hijab-friendliness is the new black, diyebiliriz. Bu işin başını çekenler de genelde hazır giyimciler. H&M’in reklam filminde görücüye çıkan başörtülü manken Mariah Idrissi fazlasıyla olay oldu. Hemen video gelsin:

Mango, DKNY vb markalar da hiç gecikmediler, özellikle Ramazan ayı civarında lansmanı yapılan özel kreasyonlarla 2014’ten beri topa giriyolar. Yani “modestwear” kendi başına bir alan. Bunun bir diğer örneği de Uniqlo. Sanırım bu 4. sezon olacak, Japon melezi İngiliz tasarımcı Hana Tajima’yla işbirliği yapıyor. Koleksiyon geçen yıl sadece Malezya’da satışa çıkmışken bu yıl İngiltere’ye de geldi. Nüfusun %12’si Müslümanken, gayet de yerinde oldu.

Tajima’nın koleksiyondaki parçalar bana Cos’u hatırlattı: iskandinav mı desem, japon mu, öyle bir sadeliği var. Yani salt bir eşarp koleksiyonu değil, hedef kitle olmayan tüketicilerin de zevkle alacağı çeşitlilikte ürünler.  Ayrıca hafif, hava alan kumaşlar, bol kesimler ile çok da rahat. Hana Tajima aslen blogger, stylecovered olarak başlamış yoluna (bkz röportaj). Yazmaya da devam ediyor. Peki Hana bir mispter mı? Sanmıyorum; ama mipsterlar için harika bir ilham kaynağı olduğu kesin. Uniqlo ise (rakiplerinin aksine), Müslümanlar için Müslüman olmayan birine tasarım yaptırmamasıyla onlarca artı puan topladı bile.

Böyleyken böyle, sevgili Mahmut okurları. Konuyu kabaca özetledim. Sizin de varsa örnekleriniz, yorumlara bekleriz.

One thought

  1. helal kozmetik baya enteresan bir pazar, ilk okuduğumda “vay!” demiştim “hayret, bu niye *bizim* aklımıza gelmedi?”

    konunun nasıl bu kadar dallanıp budaklanmasını nefis anlatmışsın. bence başlıca iki makro sebebi var:
    – tüm alt kültürler gibi, hipster’lık da kendinden öncekiler ve benzerleri gibi, kendisine benzemeyen diğer kitlelerin karikatürize etmeye teşne olduğu bir kültür olması
    – islamiyetin, kendi inananları içerisinde sürekli bir “aslında o öyle olmaz”cılarının diğer inanç sistemlerine göre daha, eee, fazla olması (yazar burada herhangi bir dataya değil, bağırsaklarına -gut feeling- güvenmektedir)
    – konunun direkt olarak, tüm zamanların en büyük dertlerinden, kadınlarla ilgili olması da bonus.
    hepsi birleştiğinde ise, voila!

    Liked by 2 people

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s