İstanbul’da Bir İtalyano: Donizetti Paşa

Kendisinin ismini ne zaman duydum tam olarak hatırlayamıyorum. Galiba aşağı yukarı şöyle oldu; Süreyya Opera’sında Gaetano Donizetti’nin Aşk İksiri (L’elisir D’amore) operası sahnelenecekti, ben de tabii ki izleyecektim. Çünkü Una Furtiva Lagrina daima ağlatır. Fonda dinlemek için tık tık. Ama konumuz bu değil.

Giuseppe_DonizettiOperalar, klasik müzik bestecileri ve ünlü tenorlar / sopranolar konusunda hiç iddialı değilim, dolayısıyla temsilden bir iki gün önce “Ya bu Donizetti’nin olayı neydi?” diye Google’a danıştım. Tipik Wikipedia sayfaları, Ekşi Sözlük yorumları vs. derken kendisinin bir de Giuseppe Donizetti isminde bir ağabeyi olduğunu öğrendim. Bu ağabeyin yıllarca İstanbul’da yaşadığını, Osmanlı’nın Batı tipi ordu sistemine geçişiyle beraber, bando takımının eğitmeni olduğunu öğrendiğim anda ünlü İtalyan besteci Gaetano Donizetti’nin az ünlü ağabeyi Giuseppe Donizetti işte böyle aklımın bir köşesine yerleşmiş bulundu.

Giuseppe Donizetti ile ilgili kısa bir derleme yapmak, bunu sonrasında eşle dostla paylaşmak ne zamandır aklımdaydı. Ağabeyi bu kadar ünlü olan bir müzisyenin, zamanında Osmanlı İmparatorluğu’nda görev yapmak üzere İstanbul’a gelmiş olması, iki farklı Osmanlı Padişahı’na çalışmış olması, onların adına marşlar bestelemesi ve hatta hiç yoktan bu padişahların klasik müzik sevgisi bile bence bilinmeye değer detaylardı.

Kendisiyle ilgili internette araştırma yaparken, Emre Aracı’nın Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Donizetti Paşa: Osmanlı Sarayının İtalyan Maestro‘su kitabından haberdar oldum. Tabii ki hemen aldım. Giuseppe Donizetti ile ilgili Wikipedia’da okuduğunuz bilgiler ilginizi çekerse, tavsiye ederim. Kitap ayrıca dönemin Saray’ının müziğe bakış açısını da sade bir şekilde yansıtıyor. Sanırım tarihin rakamlar, padişahlar ve savaşlar kısmından çok, bilmem kaçıncı sultanın en sevdiği tatlı, V. Murad’ın bestelediği zarif valsler, vay efendim II. Mahmut’un Viyana’dan özel getirttiği piyanolar ilgimi çekiyor.

Burada uzun uzadıya Giuseppe Donizetti’nin doğum yeri ve tarihinden, anne babasının adlarından veyahut doğum yeri olan Bergamo’nun mahalle mektebi mi yoksa Şemsi Efendi Okulu’nda mı tahsil gördüğü detaylarına girecek değilim. Zira Halep oradaysa, Wikipedia da şuracıkta. Getirmek istediğim güzel bir nokta var, oraya gelene kadar birkaç madde halinde Donizetti Paşa’mızdan bahsedeceğim;

  • Adettendir, kendisi 1788’de Bergamo İtalya’da doğuyor. Deodoranla ayna karşısında şarkılar söyledi mi veya ne bileyim peluş oyuncaklarını karşısına dizerek orkestra şefçiliği filan oynadı mı bilmiyoruz ama aşırı müzisyen bir ortamda büyüyor. Yaşı büyük kaldığı için kardeşi gibi konservatuara gidemiyor; ama gidemese de özel derslerle vs. iyi bir müzik eğitimi alıyor. (Çocuğun içinde olacak!)
  • Henüz 20 yaşındayken Napolyon’un ordusuna giriyor, 27’sinde ordunun bando şefi oluyor. Evleniyor, Napolyon’dan ayrılıyor, Sardunya Krallığı Bandosu’na giriyor. Bu arada II. Mahmut Yeniçerilerden kurtulmuş (Vakayı Hayriye), Batı tipi ordusuna mehter takımını yetersiz bulmasından ötürü yeni arayışlar içerisinde.
  • Osmanlı’da yeni kurulacak askeri bando için II. Mahmut (Mahmut Hoca!) zehir gibi, öğrenceyi mum edecek eğitmenler peşinde. Gel zaman git zaman birtakım elçiler vs. aracılığıyla Giuseppe Donizetti’nin CV’si bu iş için uygun görünüyor, Donizetti 40 yaşındayken ailesi ile birlikte Karaköy Limanı’na iniş yapıyor.
  • Geminin içerisindeyken, İstanbul’a gelip de tekne turu yapan her turist gibi bu manzaradan çok etkilenmişler. Ailece, “Aman Tanrım Doğu! Zenginlik! Baharat! Varak!” diye düşünmüşler ammavelakin Karaköy’e adım attıkları an İstanbul’un pisliği ve sefaleti kendilerini dehşete düşürmüş. İlerleyen zamanlarda mektuplarında, gemiden indikten sonra ter kokulu bir hamal  peşinde Pera’ya yokuş yukarı çıktıklarını ve (zannediyorum Yüksek Kaldırım’dan yürüyorlar) bunun kendilerinde büyük bir hayalkırıklığı yarattığını belirtiyorlar. (Hayır sevgili okur, o sırada henüz Tünel açılmamış.)
  • İlerleyen yıllarda Donizetti Ailesi Pera’da birkaç apartman değiştiriyor ve Giuseppe ölünceye dek İstanbul’da yaşıyor. Elbette ki İstanbul’a yolu düşen tüm expat‘lar gibi, kâh yurt dışındaki dostlarına lokum göndermek, kâh kendisine Kapalıçarşı’dan halı almak gibi türlü klişelere düşmekten kaçınmıyor.
  • İlk başlarda öğrencilerinin yoğun direnciyle karşılaşıyor tabii… Batı müziğiyle o döneme kadar hiç tanışmamış Osmanlı müzisyenleri isteksizleriyle Donizetti’yi adeta canından bezdiriyor. Evet, biraz abartmış olabiliriz, tam anlamıyla Michelle Pfeiffer’ın Sakıncalı Düşünceler filminde yaptığı gibi öğretmenler odasına kapanıp gözyaşları döktü mü bilemiyoruz; ama ülkesine geri dönmeyi bile düşündüğünü fakat Sultan II. Mahmut’un kendisini ikna ettiğini, biliyoruz.
  • O dönem Türk musikisinde, bir Ermeni müzisyen olan Hamparsum Limoncuyan’ın kendi geliştirdiği bir nota sistemi kullanılıyor. Donizetti klasik Batı notalarıyla Hamparsum notalarını bir çizelgede toplayarak öğrencilerine bu şekilde Batı müziğini öğretmeyi amaçlıyor ve başarılı oluyor.
  • İstanbul’a gelişinin 4. ayında, Sultan II. Mahmut’a bir adet marş besteliyor. Dinlemek için tıklayınız. “Mmm… Yani Merve’cim bu beste müzikalite olarak benim çok hoşuma gitmedi, biraz basit buldum…” diyebilirsiniz. Haklısınız. Ben de pipomdan bir nefes aldıktan sonra öyle diyorum, zaten Donizetti de bunu bestelerken henüz eğitmekte olduğu öğrencilerinin seviyesine uygun olması açısından basit bir yöntem tercih ediyor. Marş, Osmanlı İmparatorluğu’nun resmi marşı olarak kabul ediliyor ve bu bilgi diğer ülkelerle paylaşılıyor.

Bakın şimdi onca satırı nereye bağlayacağım;

Donizetti’nin İstanbul’a taşınmasının 10. senesinde, II. Mahmut’un ölümü üzerine 16 yaşındaki Abdülmecid tahta çıkıyor. Ve işte, bunca şeyi yazma sebebim olan, nedense her dinlediğimde beni tuhaf bir şekilde etkileyen Mecidiye Marşı, Abdülmecid’e ithafen besteleniyor. Hadi dinleyelim:

Böylece Osmanlı monarşisinde her padişaha 1 marş geleneği de bu şekilde ortaya çıkıyor. Mecidiye Marşı, Mahmudiye Marşı’ndan sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun resmi marşı olarak kabul ediliyor. Bestelendiği onca yıldan sonra bile, Abdülmecid’in gözlerini yumduğu Ihlamur Kasrı’nın 200 metre uzağındaki evinde oturan Merve’yi her seferinde hüzünlendiriyor.

Görsel ve bilgi kaynakları:
Wikipedia ve tabii ki Emre Aracı’nın Donizetti Paşa Osmanlı Sarayının İtalyan Maestrosu (Yapı Kredi Yayınları) kitabına bir teşekkürü borç bilirim.

12 thoughts

    1. Ne kitapta, ne de internette şimdiki Donizetti Otel’in bizim Paşa’yla birebir bağlantısını bildiren bir emare bulamadım. Yalnızca, Donizetti’nin Asmalımescit’te yaşaması sebebiyle otele bu adın verildiği yazıyor. Ayrıca Asmalı Mescit Sokak’ta “Donizetti Apartmanı” yazılı (No:53) bir apartman olduğu bildiriliyor. Ancak bu apartmanda da yaşamışlar mı bilinmiyor. Bilinen bir köşkü varmış bu bölgede, ama sonra üzerine tabii ki başka binalar yükselmiş.

      Ben de bunları kitapta okudum. Kitapta bu apartmanın fotoğrafı da var. Yolum düşünce ben de bir caps’ini alacağım :)

      Beğen

  1. Ne güzel yazı. Okurken Asmalımescit’teki işime giderken her gün önünden geçtiğim Palazzo Donizetti geldi aklıma ve ben de tekrarlıyorum Doğacan’ın sorusunu :)

    Beğen

    1. Bu benim de en çok merak ettiğim detaylardan biriydi. Doğacan’a yazdığım cevabı aynen kopyalıyorum:

      Ne kitapta, ne de internette şimdiki Donizetti Otel’in bizim Paşa’yla birebir bağlantısını bildiren bir emare bulamadım. Yalnızca, Donizetti’nin Asmalımescit’te yaşaması sebebiyle otele bu adın verildiği yazıyor. Ayrıca Asmalı Mescit Sokak’ta “Donizetti Apartmanı” yazılı (No:53) bir apartman olduğu bildiriliyor. Ancak bu apartmanda da yaşamışlar mı bilinmiyor. Bilinen bir köşkü varmış bu bölgede, ama sonra üzerine tabii ki başka binalar yükselmiş.

      Ben de bunları kitapta okudum. Kitapta bu apartmanın fotoğrafı da var. Yolum düşünce ben de bir caps’ini alacağım:)

      Liked by 1 kişi

  2. Osmanlı’da kültürel yaşamla ilgili kitaplar okumak istiyorum bazen ama hepsi de akademik çalışmaların kitaplaştırılmış hali oluyor, 15. sayfada pes ediyorum. Bu yazı ilaç gibi geldi. Şahane.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s