Yoga 101: Kimdir bu Patanjali?

Bir Yoga Ağacı hayal edin. Hayır, yoga derslerinde yapılan ağaç pozundan bahsetmiyorum, ya da herhangi ‘çok havalı’ bir pozdan. Kökleri yerin altında ilerlemiş, toprağa sıkı sıkıya tutunmuş, gövdesi güçlü, dalları göğe uzanan ve yaprakları rüzgarla hafif hafif sallanan bir ağaç bu. Sevdiğiniz herhangi bir ağaç da olabilir.  İşte Patanjali’nin Yoga Sutralarını pek sevgili Mahmutseverler’e bu örnek üzerinden açıklamak istiyorum.

Patanjali mi? Sutra nedir? Bu Yoga Ağacı benzetmesi nerelere gidecek? Bu kadın neden bahsediyor? Aklımızda bin tane dert var, tüm bunlar nereden çıktı? Çıktı işte canım Mahmutter, düşünmekten dertlenmekten delirecek gibi olduğum(uz) bugünlerde, ben de sevdiğim bir şeyle ilgili yazmak istedim. Bir saatliğine aklımı bunlara vereyim diye.

Yoga-Sutras-and-Mala

Patanjali abimizden başlayalım konuya. Yaklaşık olarak bin yedi yüz yıl önce yaşadığına inanılan Patanjali, yoga felsefesinin babası olarak da adlandırabileceğimiz bir bilge kişi. O döneme kadar sözlü olarak aktarılan yoga anlayışını yazıya dökmüş, bunu da ‘sutra’ adı verilen aforizmalar ile yapmıştır. Dört bölüm ve yüz doksan altı sutra’dan oluşan bu metin, şu anda da yoga ile ilgilenen milyonların ‘el kitabı’ olma özelliğini koruyor. Sanskrit dilinde yazılmış olsa da, pek çok çeviri ve yorumu mevcut. Özellikle ilgilenen olursa Godfrey Devereux, BKS Iyengar gibi üstadların yorumlarını kattıkları çeviriler edinilebilir. Türkçe çevirileri de bazı yayınevlerinden çıkıyor.

Aslına bakarsanız Patanjali’nin yazdığı ilk iki sutra oldukça önemli. İlki şu:

Atha yoga anushasanam : Yoganın ifadesi şimdidir.

Bunu pek çok şekilde yorumlamak mümkün, ancak benim almış olduğum eğitime göre, “Var olan bütünlük her an mevcut, ancak biz bu bütünlükten zaman zaman koptuğumuz için her zaman onu algılayamıyoruz,” şeklinde yorumlanabilir.

9726397868_4da4b0d145

İkinci sutra ise:

Yoga chitta vritti nirodha: yoga, zihin dalgalanmalarına bir teslimiyet hâlidir.

Batının Yoga ile tanıştıran kişi olan Swami Vivekananda bu sutrayı açıklamak için bir benzetmeye başvurmuş: “Chitta zihinde olup bitenlerdir, vrittiler ise onun üzerinde etki eden dalgalanmalar ve kıpırtılardır. Gölün dibini göremeyiz, çünkü yüzeyi dalgalıdır. Ne zaman ki bu dalgalar yerini durgunluğa bırakır, ne zaman ki su sakinleşir, işte o zaman dibe bakabiliriz. Eğer su çamurluysa dibi görünmeyecektir; eğer su devamlı telaşlı bir halde akıyorsa, dibi görünmeyecektir. Su tamamen temiz olduğunda dibini görebiliriz. Gölün dibi bizim Gerçek Benlik’imizdir; göl ‘chitta’, dalgalar ve çamur ise ‘vrittir’dir.”

Yani yoga, içimizde olana, özümüze bakabilmemiz için üstte olan bitenlere farkındalıkla bakabilmeyi sağlar. Ne zaman ki o dalgalar azalır, gerçekten olan bitene çok daha rahat bakabiliriz.

Bütün sutraları açıklamaya girişmeyeceğim, korkma sevgili okur. Bu ikisi gerçekten önemli, çünkü Patanjali abimiz oturmuş, bu iki önemli sutrayı açtıkça açmış, deştikçe deşmiş ve bir sürü aforizma çıkarmış bunlardan. Yoganın ifadesi şimdi ise, o ‘şimdi’ye nasıl gelebiliriz ve zihin dalgalanmalarını nasıl en aza indirebiliriz, bunların teknik yöntemlerini açıklamış.

Patanjali’nin beynin önemi üzerine de bolca araştırma yaptığı anlaşılıyor. BKS Iyengar’ın Yoga ve Siz isimli kitabında şöyle bir paragraf var:

“… Patanjali beynin önemini anladı ve beynin ön tarafını çözümlemeli (analitik), arka tarafını muhakeme edici bölüm olarak tespit edip, alt kısmını saadet makamı (tesadüfe bakın ki çağdaş tıp bilmi de hazzın ve acının merkezi olan hipotalamusun beynin dip bölümünde bulunduğunu söylemektedir), üst kısmını da yaratıcı beyin veya yaratıcı bilincin makamı – varlığın, egonun veya gururun kaynağı, bireyselliğin makamı – diye betimledi. Patanjali beyni, onun dört bölümünü de edilgin duruma sokacak şekilde terbiye etmenin yollarını açıklar; o bölümler ellerimiz ve ayaklarımız gibi nesneler haline gelecek, böylece sessiz kalacaklardır.”

Patanjali’yi ve kaleme aldığı Yoga Sutra’ları az buçuk anlattıktan sonra (burada yazar, acaba okuyanlar ne kadar sıkıldılar diye kendini yemektedir), Yoga Ağacı’na geri dönelim. Eğer bahçeciliğe, botaniğe meraklıysanız, ya da en azından evinizde bir iki çiçeğiniz varsa bilirsiniz bir bitkiyi yetiştirmek için neler yapılması gerektiğini. Toprağı çapalar, taş ve yabani otları temizlersiniz. Tohumu eker, üstünü toprakla örter ve ardından azar azar sulayıp, çimlenip büyümesini beklersiniz. Ardından fidan çıkar, büyür, zaman içinde ağaç olur, dallanır budaklanır.

İnsan kendini de bir ağaç olarak görürse, onun da benzer bakımlara ihtiyacı olacağı düşünülebilir. İşte Patanjali, Yoga Sutra’larında yoga ağacının sekiz uzvundan (Sankrit dilinde ashtanga) bahseder. Bu sekiz uzuv /adım, anlamlı bir hayat yaşamak için gerekenleri anlatan bir kılavuz gibi de görülebilir. Manevi ve ahlaki yönelimler ve öz disipline dair kurallar vardır; kişinin sağlığı için yönelmesi gereken davranışlar yer alır; doğamızın manevi taraflarını tanımamıza yardımcı olurlar.

Yoga-Sutra-of-Patanjali

İyi, güzel, neymiş bu Yoga’nın sekiz kolu diyorsanız hemen ona da değiniyorum:

  • Ağacın Kökü: Bu köklere ‘yama‘ adı verilir ve beş ilkeden meydana gelir: hassasiyet, dürüstlük, açıklık, enerjiyi boşa harcamama, cömertlik. Yama’nın gözetilmesi kollar, bacaklar, ağız  gibi organların terbiye edilmesine yöneliktir. Yani, birine zarar vermeye niyetlendiniz, ama elinizi kontrol edebilirseniz niyet eden zararı gerçekleştirmezsiniz. Yani öncelikle ağacın köküne, yani hareket organlarına bakılıyor ve bunların terbiye edilmesi amaçlanıyor.
  • Ağacın Gövdesi: Gövde ‘niyama‘ denilen ve gözleri, kulakları, burun, dil ve cildi denetlemeyi öngören ilkelerden oluşur: temizlik, hoşnutluk, şevk, kendini inceleme ve teslimiyet.
  • Ağacın dalları: Yoga derslerinde yapılan ‘asana‘lar, yani pozlar ağacın dallarını oluştururlar. Bedenin fiziki işlevlerini, yoganın psikolojik düzenine uyumlamak için asanalardan, yani yoga pozlarından yardım alırız. Yani yoga, yanlış anlaşılmaların aksine yalnızca pozlardan meydana gelmez. Onlar yalnızca, ağacın dallarını oluştururlar.
  • Ağacın dallarından çıkan yapraklar: havayla etkileşime giren ve ağacın içini bu havaya bağlayan yapraklar, yoganın dallarından ‘pranayama‘yı işaret eder. Prana, yaşam enerjisi demektir. Pranayama ise yaşam enerjisini uzatmak demektir ve bu da nefesle olabilir. Birçok nefes tekniği, nefes farkındalığına yönelten çalışmalar, ya da bir yerde otururken dikkatinizi giren ve çıkan nefese odaklamanız dahi bir pranayama çalışmasıdır. Solunum ve dolaşım sistemleri pranayama sayesinde uyumlanırlar.
  • Ağacın kabukları: iç yolculuk anlamına gelen ‘pratyahara’, dışsal nesnelerden çekilip, içe dönmeyi, duyusal dikkat dağıtıcılardan uzaklaşmayı ifade eder. Farkındaysanız, gittikçe zorlaşan şeyler bunlar. Ama bir yandan da ağacın kökünde bile kalan milyonlarca insan olduğunu düşünürsek, buraya gelebilmenin bile çok büyük bir ilerleme olduğunu düşünüyorum. Bu iç yolculuğa çıkmak bile başlı başına cesaret gerektiren bir şey bence. Pratyahara, meditasyon esnasında kendiliğinden gerçekleşir. Evet, beş on dakika yapsanız bile.
  • Ağacın özsuyu: Dikkati varlığın özüne toplamak, buna yoğunlaşmak ‘dharana‘ adı verilen, zihin kontrolü ya da konsantrasyon ile ulaşılan bir bilinç durumudur. Sanki dümdüz bir yolda araba kullanıyorsunuz, yol öylece akıp gidiyor. Ulaşılacak bir yer yok, varılması gereken bir nokta yok. Gidiyorsunuz yalnızca. Zihin istikrarlı bir hale geldiğinde, ‘ben’ ya da ‘benim’ algısı da ortadan kalkmış oluyor.
  • Ağacın çiçeği: Yoga ağacının çiçeği olarak adlandırılan ‘dhyana’, bir tür meditasyondur. Sanskrit dilinde ‘dhyai’ bir şeyi düşünmek demektir. Yani zihni tamamen bir şey üzerinde yoğunlaştırmak, ağacın özsuyu ile dallarını birbirine bağlayarak çiçeklerin açmasına neden olmak anlamına gelir.
  • Ağacın meyvesi: Geldik Yoga Ağacı’nın sekizinci ve son koluna. Çiçeğin meyveye dönüşmesi, yoga yolunda ulaşılabilecek en yüksek nokta olan ‘samadhi’yi işaret eder. Yani beden, zihin ve ruh bir bütün haline gelerek içteki öz ile buluşur. (Kimisi bunu Tanrı’ya ulaşmak olarak da anlayabilir, ancak her inanç için bu olacak diye bir kaide yoktur) Bilincin ötesine geçmek olarak da anlaşılabilen samadhi, günümüzde ne kadar var bilinmez ama ‘ermiş’ olarak adlandırılabilecek insanların ulaştığı bilinç düzeyini ifade eder.

Evet, Patanjali zamanında instagram’a konan havalı yoga pozlarıyla ilgili bir şey söylememiş olabilir, ama daha iyi bir hayat için -en azından denemelik- pek çok yol gösterici bilgiden bahsetmiş. Elbette pek çoğu tartışmaya açık, anlamları kişiden kişiye göre değişiklik gösterebiliyor ama sanıyorum ki bir fikir verebildim. Hatta bazı noktaları yazarken, “Bir tek şunu bile gerçekleştirebilseydi tüm insanlık, pek çok şey daha farklı olmaz mıydı?” diye düşünmedim değil. Belki bir sonraki yüz yıla, ne dersiniz?

 

Yazıda kullanılan görseller şu sitelerden alınmıştır:

http://missdirt.net/?p=5151

Contemplating the Yoga Sutras

Yoga Sutra of Patanjali

 

 

 

 

 

 

 

 

2 thoughts

  1. hiç aşina olmadığım bir konuda süper bilgilendirici bir yazı olmuş. eline sağlık dodo. aslında bir kere yoga dersine gidip gözümden terlemeye başlayınca dersten çıkmıştım, o kadar da yabancısı sayılmam yani.

    Beğen

  2. Ben yoga konusunda o kadar cahil, önyargılı ve üstten bakan bir tavır içerisindeydim ki resmen senin bir yoga eğitmeni olduğunu bile görmezden gelmişim bunca süre içerisinde. İtiraf edeyim, ilk yazdığında bu yazı da pek ilgimi çekmemişti.

    Geçen hafta hayatımda ilk kez 2 defa yoga dersine katıldım. İkincisi ashtanga yoga’ydı. Çok zorlandım, ama pes etmeyeceğim. Ashtanga beni zorlasa da sırf sonundaki yatıp uyuma kısmı için gideceğim. Şimdi tesadüfen, aa Dodo’nun böyle bir yazısı vardı diye düştü aklıma. Derste haldır huldur hareket yaparken şimdide kalınmalı mı kalınmamalı mı detaylarını unutuyor insan. Bir de ashtanga’nın nefesi de farklıymış diye öğrettiler.

    Keşke bir Yoga 102 de yazsan. Mesela, ayağımı ahize gibi kulağımın yanında tutabiliyor olmam benim iç dünyama nasıl bir fayda sağlayacak? gibi…

    Beğen

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s