Karanlıkta Koşanlar, ama Gerçekten

Koşmak belki de hiç bu kadar popüler olmamıştı. Seksenlerin parlak tayt üzeri mayolu aerobik egzersiz videoları, doksanların testosteron kokulu squash maçları, iki binlerin ilk on yılının sosyallik belirtgeci de olan spor salonları hala devam ediyor ama Murakami gibi büyük yazarların bile adadıkları kitaplar sayesinde gün geçtikçe daha fazla insan koşmaya yöneliyor. Üstelik romantik komedilerin, Jansetli dizilerin özendirdiği üzere şehirli hayatın bir parçası gibi gösterilen koşu bantları değil bildiğimiz beton hatta gerçek toprak üzerinde.

Koşmak artık sadece bir spor da değil ve sadece sağlık amacı taşımıyor, kimisi için ilerlenmesi gereken bir meydan okuma, bazıları için meditasyon. Ayrıntıya girmeyeceğim çünkü hepsi Simi’nin yazısında güzelce açıklanmış. Bugün sadece akşam dokuzdan sonra çıkılan koşulardan bahsedeceğiz.

İki yıldır süreksiz olarak geceleri koşuyorum, hızımı veya kilometreyi arttırmak konusunda başarılı olamasam da koşuyu yaptığım zamanın avantajları ve dezavantajları konusunda bilgilendim ve bunları sizlerle paylaşacağım. Başlarda amacım sadece güneşten ve sıcaktan uzak durmaktı. Aylar geçti, hava soğumaya başladı ama geceleri koşmaya devam ettim. Çünkü eğer koşuya özel bir parkurunuz yoksa, hatta varsa ama insanlar bebek arabalarıyla 4 kişi yan yana yürüyerek koşmanızı engelliyorsa  gece saatleri “Pardon. Pardon, geçebilir miyim? müs– müsaade edebilecek misiniz? Hanımefendi? Allah hepinizin belasını versin!” kıvranmaları olmadan kesintisiz koşmanıza imkan tanıyor. Fırsatlar bununla bitmiyor, maalesef insanların yüzlerine ve vücutlarına çekinmeden dik dik bakmayı ayıp saymayan kültürümüz karanlıkta bizi gündüz ettiği kadar rahatsız edemiyor. Zaten noktürnal olmayan yaşlı insanlar evlerinde oldukları için gönül rahatlığıyla Şeytan’dan Kaçma Koşusu’nu dahi yapabilirsiniz.

Trafik seyrekliği ise bir başka harika eklenti. Klasik şehir gürültüsünden 7 saat uzakta olduğunuz için kulaklarınızı müzikle tıkamak zorunda da değilsiniz. Müziksiz koşu ve hatta yürüyüşün temponuzu düşürmeden sakinleştiren bir etkisi var. Bütün bunların yanında şehir hayatında yapay ışıkların arkasına gizlenmiş yıldızlara rağmen gecenin güzelliği var ki bence gece doğanın bize bedavaya sunduğu kendiliğinden romantik, gizemli, evde aynısını oluşturabilmek için perdeleri kapatıp mumları yakmak zorunda olduğumuz bir ambiyans. Eğer sabahları güneşi selamlayarak koşacak kadar Umut Sarıkaya nefret objesi bir insan değilseniz bir de gece koşusunu denemenizi tavsiye ederim. Varsa uyku sorunlarınıza da yardımcı olacağına eminim.

Bütün bu romantik avantajların yanında öteki ayrıntıları da unutmamak gerek. Özellikle kadınsanız gece tek başınıza olmanızdan cesaret alarak sizinle iletişime geçmeye çalışanlar olabilir. Bunların içinde para karşılığında seks teklifleri, para karşılıksız seks teklifleri, buraya yazılmayacak bir kısım başka teklifler, sizi bedavaya istediğiniz yere götürmeyi teklif eden taksiciler ve benzerleri de olacak. Güvenliği hiçbir zaman arka plana atmayın, yanınızda kimlik ve anahtarla birlikte mutlaka cep telefonunuzu taşıyın, koşarken elinizde tutabilir ya da koşu için özel bel çantalarından alıp içinde taşıyabilirsiniz. İşi bir adım ileri taşıyarak küçük kutu biber spreyini de çantanıza ekleyebilirsiniz. Karanlıkta bisikletliler tarafından ve trafikte farkedilmek için fosforlu şeritleri olan koşu taytlarından giymeniz iyi olur. Kıyafetiniz sürücüler tarafından farkedilebilecek kadar parlak, gece yarısı tek başına olduğunuzu herkese duyurmayacak kadar da muted olmalı. Çok tenha sokaklara girmeyin, karanlığı göz önüne alarak belediyenin henüz el atmadığı kaldırımlardan uzak durun, yamuk kaldırımlar bilekleriniz için büyük tehdit olabilir. Sizi bir arabanın takip ettiğini farkederseniz dönün ve aksi yöne koşun.

Güvenlik önerileri sizleri korkutmasın, zaten günlük hayatta yapmadığımız şeyler değil. Az insanlı, az arabalı yollarda ay ışığında (sokak ışıkları da var ama onlar da romantik sayılabilir) koşmanın keyfi bir yana dönüşünde duş alıp uyuyarak sabah ekstra bir saatinizin olmasının pratikliği bu eylemi bir kere olsun denemenizi gerektiriyor. Kendim gibi başka geceye düşkünler varsa da bilmeyi çok isterim, lütfen yorum bıraksınlar.

5 thoughts

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s