Neden uyku aslında bir tesisatçıdır?

Hayatımızdaki en uzun ve en sadık ilişkiyi uyku ile yaşamamızın elbette bir sebebi olmalı. Her Mahmutter’in deneyimlerinden bileceği gibi uykusuz kalmanın bünyede yarattığı ve bünyeye yaşattığı çeşit çeşit negatif etki var. Hepimizin bildikilerini tek tek yazmaya gerek yok ama genel olarak tahammül seviyesindeki düşüş uykusuzluktaki ortak paydamız. Yoo ve arkadaşlarının (2007) araştırmasına göre uykusuz olduğumuzda amigdala, negatif uyaranlara karşı %60 daha fazla tepki veriyor. Yegane görevi, zaten bizi tehlikelere karşı uyarmak olan amigdala’nın, uykusuzluk halinde daha da hasaslaşması haliyle kişide her durumdan nem kapan, gergin bir hal yaratıyor.

Üstelik uykusuzken, amigdala ile medial prefrontal korteks arasındaki bağlantıda da aksaklıklar oluyor. Medial prefrontal korteks, amigdala’dan gelen sinyalleri değerlendirip, anlamsızsa amigdala’yı susturarak, onu baskılayan merci. Böylece uykusuzken en ufak bir terslikle haddinden fazla uyarılarak, alarma geçen amigdala, onu zincirleyecek bağlantılardan da mahrum kalıyor. Bu da yetmiyor, bir de uykusuzken negatif uyaranlara verdiğimiz tepkinin hızı da artıyor (Franzen ve arkadaşları, 2008). Ani parlama garantili.

Uyku, yokluğu ile bizi yorarken, varlığı ile de mucizeler yaratıyor, hayat kolaylaştırıyor. Yastığa başımızı koyup da rüyalar görmeye başladığımızda gün içinde öğrendiklerimizi, anılarımızı derleyip, toparlıyor, beyinde sağlam bağlantılar oluşturuyoruz. Hatta Hem ve Walker’ın (2009) hipotezine göre uyku sadece hatırlamak için değil unutmak için de gerekli. Araştırmacılara göre uyku, tatsız olayların negatif duygusal etkilerini zihinden silerek, sadece olayın kendisini hatırlamamızı sağlayan adeta bir gece terapisi.

Uykunun ilaç olduğu diğer bir konu da gün içinde neticelendiremediğimiz, takılıp kaldığımız zor problemlerin çözümünü bulmak. Monaghan ve Ormerod’un (2012) araştırmasına göre olanlar, uykunun REM fazında yani bizler rüya görürken oluyor. Nedense aynı problemle uyanıkken uğraşırken aklımıza gelmeyen, hatırlayamadığımız bilgiler, REM esnasında erişilebilir hale geliyorlar ve böylece o zor problemleri de hop diye çözebiliyoruz. Öhöm, istihareye yatmak dediğimiz şey, yoksa, aslında öhöm. Uykunun bu etkisi kolay problemlerdeyse görülmüyor. Onu artık bir zahmet gün içinde düşünerek bulacağız.

Screen Shot 2016-07-27 at 15.10.57
Her şey iyi güzel hoş ama asıl merak ettiğimiz bütün bu olanlar nasıl oluyor da oluyor? Uyku, beyne ne yapıyor?

Gün içinde vızır vızır çalışan, yeni şeyler öğrenen, belleğinde birtakım bilgileri, anıları tutmaya ya da belleğinden bazılarını geri çağırarak hatırlamaya çalışan beyinde bunca sinirsel aktivitenin sonucu olarak birçok metabolik atık oluşuyor. Her atık gibi, metabolik atıkların da etrafa zarar vermesine izin vermeden, ortamdan sessizce uzaklaştırılması gerekiyor.

Xie ve arkadaşlarının (2013) fareler üzerinde gerçekleştirdiği araştırmaya göre uyku, nöronların arasında yer alan kanalları genişleterek serebrospinal sıvının içeriye akın etmesine yardımcı oluyor. Bu sıvı, daha sonra birikerek plak oluşumuna sebep olan amiloid protein artıklarını, silip süpürüyor. Bu işlem uyanıkken de gerçekleşiyor ancak uyurken hızı tam iki katına çıkıyor. Bahsi geçen kötü proteinlerin başında Alzheimer Hastalığı’nda da büyük rolü olan beta-amiloid yer alıyor. Bu güzide protein artıklarının beyinden temizlenmemesi durumunda hem uyku kalitesi giderek düşüyor hem de bellek kötüleşiyor.  Böylece uykusuzluk ve beta-amiloidler birbirini besleyen bir kısır döngü olarak karşımıza çıkıyorlar.

Hal böyleyken usta tesisatçı uykunun geceleri beyinde yaptığı bu temizlikler sayesinde her sabah onarılmış bir bellek ve net bir zihinle güne başlıyoruz.

O zaman beklemeye gerek yok, gözkapaklarımızdaki o ağırlığa yavaşça teslim oluyoruz ve daha iyi bir güne uyanmak için kendimizi işini bilen bu ustanın ellerine teslim ediyoruz. Uyandığımızda rahatlamış ve sıfırlanmış olacağız. Bilim sözü.

*Bu kadar uyku konuşmuşken çeşitli uyku data’larını müziğe çeviren Sleep Musicalization’dan “I was happy” de dinleyelim bence.

Referanslar:

Hem, E., & Walker, M. (2009). Overnight Therapy? The role of sleep in emotional brain processing. Psychological Bulletin, 135(5), 731-748.

Monaghan, P., & Ormerod, T. (2012). Sleep on it, but only if it is difficult: Effects of sleep on problem solving. Memory & Cognition, DOI 10.3758/s13421-012-0256-7.

Tononi, G., & Cirelli, C. (2014) Sleep and the price of plasticity: From synaptic and cellular homeostasis to memory consolidation and integration. Neuron, 81(1), 12-34.

Xie, L., Kang, H., Xu, Q., Chen, M. J., Liao, Y., Thiyagarajan, M., O’Donnell, J., Christensen, D.J., Nicholson, C., Iliif, J.J., Takano, T., Deane, R., & Nedergaard, M. (2013) Sleep drives metabolite clearance from the adult brain. Science, 342(6156),  373-377.

Yoo, S.S., Gujar, N., Hu, P., Jolesz, F.A., & Walker, M.P. (2007). The human emotional brain without sleep – a prefrontal amygdala disconnection. Current Biology. 17(20), 877-878.

Görseller: unsplash.com

Yazar: gemiolanbeagle

Neden? İşte çünkü evrim.

4 thoughts

  1. Hayatının son 10 yılını uykuya hasret kalarak geçirmiş, bu yüzden saçma sapan yöntemlere başvurmuş biri olarak, en çok bu konuda hayata sitemliyim, alacağı olsun! Gereksiz alınganlıklarımı da bu yazıyla meşrulaştırabilirim artık :)

    Liked by 1 kişi

  2. Uykumda çözdüğüm geometri sorusunun (evet, I know kung fu diyerek uyandım.) ve mutsuzken mümkün mertebe uyumamın hikmeti konusunda aydınlandım. Amigdalana sağlık.

    Liked by 2 people

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s