Esmerliğe Övgü ve Bronzerlar

Sevgili hanımlar ve dış görünümünün her zaman biraz daha iyileştirilebileceğine inanan beyler, alacağınız kozmetik ürünlerini önceden internetten araştıran insanlar iseniz muhakkak ki bloglarda, Süslü Sözlük’te ve hatta reelde bile popüler olan beyaz ten muhabbetine denk gelmişsinizdir. Birine o fondötenin en açık rengi bile koyu gelmiştir, öteki yazın şemsiyeyle dışarı çıkmazsa derisi alev alır, beriki ten rengi az daha açık diye asalet denen şeye sahip olduğuna inanır… Kim tahmin ederdi ki insanın ten rengi 2016 yılında dahi böyle anlamlar taşısın, ben etmezdim.

Çok da hafife alınacak bir sorun da değil, bazen iğrençlik sınırlarını zorlayan cümlelere şahit olabiliyorsunuz. Benim olduklarım arasında “Irkçı değilim ama beyaz ten asaletin sembolüdür, esmerler kırmızı ruj sürmesin iğrenç oluyor.”, “Esmerler kokuyor, beyaz ten her parfümü muhteşem taşır.”, “Biz her zaman en nadir ve en çok aranan olacağız.” gibileri mevcuttu. En hafifini isterseniz de çok bilinen kozmetik vloggerlarının istisnasız hepsinin hayalet gibi beyaz olması ve kullandıkları her ürünün “beyaz tene çok yakışacak” bir ürün olması var. Bu saçmalık hep sinirlerimi bozmuştu ya, en son damla bardağı taşıran yine bir kozmetik videosunun altındaki yorumu okuduktan sonra oldu. Bir kadın, bahsi geçen vlogger’ı hiç suçlamadan anlatmıştı, genç yeğeni o vlogger’ı çok seviyormuş, beyaz tene çok özeniyor banyoda derisini tahriş edinceye kadar yüzünü keseliyor, okula her gün yüzüne açık gelen fondöteni sürerek gidiyormuş. İşte konuşma özgürlüğünü salaklık için kullanmanın sonuçlarının ne kadar tehlikeli olduğuna ne de güzel bir kanıt, çocuk yaştaki insanların sağlıklı bedenlerinden tiksinmeleri için yarış ediliyor resmen.

İş internet zorbalığında bitse iyi, ilkokula giden yeğenimin kız kardeşi doğduğunda babaannenin de dahil olduğu bir sürü akrabanın yeni doğan bebeğin beyazlığını övmeleri, ablasının siyah saçlarıyla kıyaslamaları bir hafta sonunda kızcağızın kabuslar görüp ağlayarak uyanmasıyla sonuçlanmıştı. Kelimelerin ve aptalca, tarihi geçmiş, fakir ülkelere özgü güzellik anlayışlarının ne kadar can yakıp dramatik sonuçlara sebep olabileceğine en gerçek kanıttı benim için.

Her neyse, ciddiyeti bırakalım ve daha iç açıcı konulara gelelim.İnternetteki bu açık tene düzülen övgüler, yazılan şiirlerden çıkılamayan şu zamanda koyu ve bronz tenlere övgü olsun diye bronzlerdan bahsedeceğim. Kullanmayı en sevdiğim makyaj malzemesi olduğundan pek çok marka ve ürün denedim, bunlar gizli kalmasın diye engin bilgilerimi sizlerle paylaşacağım.

Guerlain

guerlain

Bronzer deyince akla ilk gelen marka. Pudralarının yapıları çok kaliteli, renk konusunda seçenek çok fazla ve sadece açık, orta, koyu olarak değil cilt alttonunuza göre de değişiyor. Tek renk mat, çoklu mozaik renkliler, ayrı ayrı ya da karıştırarak dört renkli modelleri var. Dezavantajları ise çok pahalı olmaları ve hayvanlar üzerinde test yapmaları. Karar sizin cüzdanınıza ve vicdanınıza bağlı. Tuvalet masamızın her şeyi Sephora’da bulabilirsiniz.

Too Faced

toofaced

Too Faced Türkiye piyasasından çekildi biliyorum fakat belki bayiilerimizden ısrarla istemek geri dönüşünü sağlayabilir o yüzden yumuşak dokularını, turuncuya kaçmayan kremamsı renklerini ve üstelik lüks marka olmasına rağmen abartılmamış fiyatlarını bilmemizde fayda var. En önemlisi bütün lüks markaların içinde hayvanlar üzerinde test yapmayan gururlu bir marka.

The Body Shop

bodyshop

Honey serisi ile hiç bronzer kullanmamışları bile kendine bağladı. Bu yazıda övmeyi ihmal ettiğimiz açık tenli arkadaşlar bile kendilerine uygun renkleri bulabilirler. Fiyatlar nispeten uygun. The Body Shop hayvanlar üzerinde test yapmıyor fakat bağlı olduğu L’Oreal grubu yapıyor. Burada takdir size kalıyor. Hemen almam gerek diyorsanız sitesine buyrun.

Physician’s Formula

phys

Uygun fiyatları, kalitesi ve çok seçeneğiyle gözdemiz oluyor. Özellikle ışıltılı olanları harika. Hayvanlar üzerinde test yapmıyor. Tek sorunu kolay bulunamaması, süslü AVM eczanelerinde ya da dermoeczanem gibi internet sitelerinde bulabilirsiniz.

Atlanmaması gerekenler: Bobbi Brown’ın pembe ve şeftali tonlarında güneşten hafif kızardığımız ilk günleri taklit eden pudralar, Chanel’in çok ünlü ve her tona uyum sağlayabilen pahalılığına rağmen bitmek bilmeyen krem bronzer’ı, L’Oreal’in fırçaya gerek duymadan elle uygulanabilecek likit bronzer’ı es geçilmeyecek başka ürünler. Seçenekleriniz neredeyse sınırsız.

Bu kadar marka sıraladık, peki nasıl süreceğiz, kimler kullanabilir bunlara geçelim. Yüzü olan herkes bronzer kullanabilir, her ten rengi ve tonu için uygun renk mevcut. Tavsiyem hafif de olsa ışıltılı bir ürün seçilmesi, eğer ki kontür için de kullanma planlarınız yoksa. Mat pudralar tebeşirimsi görünebiliyor, hafif bir ışıltıysa elmacık kemiklerini vurgulayıp sağlıklı bir görüntü veriyor. Mozaikli pudralardan seçme taraftarıyım, özellikle pembe veya şeftali renk içeren pudralara yönelin. Nasıl bir fırça almam gerek derseniz herhangi bir yüz fırçası olur. Allık, pudra veyaz bronzer fırçası, üç yüz tane fırçaya ihtiyacınız yok, basit naylon bir allık fırçası bile işinizi görür. Peki nereye süreceğiz diyenler varsa, nereye isterseniz oraya sürün. İşin aslı güneşin doğal olarak vurduğu yerlere sürmektir, elmacık kemikleri, şakaklar ve burun kemiği ama ben allık niyetine de sürüyorum, isteyen sadece burnuna sürsün. Makyaj hataları hakkında internette yüzlerce video olabilir fakat aynadaki sonucu beğendiğiniz sürece makyaj hatası diye bir şey olduğuna inanmıyorum.

Resimler sephora & markaların sitelerinden, ayrıca beautyantiguru.com’dan alınmıştır.

8 thoughts

      1. ben de çok severim bu dediğini, ama işte hep başkalarının çantası. benim çantam sizi o kadar eğlendirmeyebilir :) bir sihirli göz kalemim, bir avene dudak nemlendiricim bir de glo leke kapatıcım var hepsi bu :)

        Beğen

      2. ya demin gülerek yanıt vermiştim buna, düşmemiş. aynen, ben üstüne bu markalardan galiba tiksiniyorum :( bütün o ucuzluğunu örmek için abartılmış ambalajlar, renkler, kokular üstüme üstüme geliyor. bi arada istiklal’de lush vardı, insanla sevinç çığlıkları atıyordu, benimse yakınından geçerken adımlarım hızlanıyordu. kişisel bakım ürünlerinin abartılı olanını hiç sevmiyorum.

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s