Flaş flaş: Devetabanı dosyası

Succulent denen, benim Türkçeye Etlibutlu diye çevirdiğim kaktüsümsü bitkileri hemen her köşede, beton saksılarda, çakıllı vazolarda arz-ı endam edıyor. Benim için bu bitkiler, Kinfolk dergisiyle eş: flora aleminin en hipster üyeleri. Etlibutlularımız için akvaryumdan bozma mini mini yaşam alanları (kısaca terrarium) yaratma workshopları da mevcut. Tek başlarına bir sanayi olacak kadar sevimliler, özetle.

907ecede24b985cb61e442c520d431a6
yerde etlibutlu, gökte devetabanı (foto: pinterest)

Tüm popülerliklerine rağmen, bu mini mini birlerin tahtı tehlikede. Ev bitkisinde maksimalist ihtişam arayanlar için müjde: devetabanı ağır ama emin adımlarla geri geliyor (*buraya the Empire Strikes Back, Batman Returns vb film afişlerinin devetabanıyla kaplı versiyonu gelecek*). Hem tanıdık hem retro hem de şekilli; onlarca hipster puanına denk. Bir anne evi çiçeği olan bu Meksikalı çok da estetik. Develerin tabanına ne kadar benzediğini bilemiyorum; ama minik bir canavara benziyor bence. Zaten İngilizcesi de monstera.

Devetabanı denince aklıma iki şey geliyor: bekleme salonları (diş hekimleri ve güzellik salonlarının ortak noktası) ve Henri Matisse. Kolajlarının ve stüdyosunun baş köşesine oturttuğu devetabanlarıyla yaşadı ve yaşlandı. Geçen yıl Tate Modern’deki Matisse sergisinden ilhamla etrafı sardığını düşünmek istiyorum.

Ben sanırım bu dirilişi önce instagramda fark ettim. Kahveli & dergili fotoğrafların yeşil fonu artık devetabanı. En kokoş salonların fotoğraf karesinin ucundan el sallıyor. Bitki bakımına cesaret edemeyenler içinse (ki ölmek bilmemesiyle meşhur) en bi minimalist çerçevelerde şık illüstrasyonlar, çocuk odası aksesuarları da hazır ve nazır.

Açıkçası (her geniş yapraklı bitki gibi) girdiği her kareye egzotik bir güzellik, bir tutam güneş yağı kokusu filan katıyor – ev içi palmiyeleri gibi.Tabii bunun yerine yağmur ormanlarına benzeten de var; ama biraz tatil hayali kurabiliriz.

Neyse, bu furya evlerde kalmadı, giysilere sıçradı. Bir zamanlar her yerde gördüğümüz ananas, palmiye, yok efendim orkide desenleri yerini mağrur devetabanına bırakıyor yavaş yavaş.

Algıda seçicilikten şüphelenirken emin olmamı sağlayan şey ise #monsteramonday hashtagi oldu. yani durum tescillendi. *DİKKAT DİKKAT*KENDİ HASHTAGİ VAR*:

monstera.jpg

Özetle, kurak mevsimde su arayan filler gibi, devetabanı da ağır ama emin adımlarla geliyor. Haber vermesi Mahmut’tan, çiçekçiye uğraması sizden. Succulentlerle evcilik oynamaktansa bu şefkatli genç irisi bitkinin evinizi sarmalamasına izin vermenin vakti geldi.

 

kapak görseli: Christian Lacroix duvar kağıdı

2 thoughts

  1. Çocukluğumun en net hatıralarından biri bu devetabanı bitkisi. Salon salamanje evimizde iki koyu yeşil kadife berjerin arasında dururdu hep. Sanırım tüm çocukluk fotoğraflarımın kıyısından köşesinden fotoğrafa dahil olmuştur bir şekilde. Yazını okuyunca geçmişe döndüm biraz :) Bir gün sevdiğim bir evde yaşamaya başlarsam alıp büyüteceğim ben de.

    Beğen

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s