Dîvân Edebiyâtı 101

divan

Birçoğumuz ortaokulda ve/veya lisede benzer müfredata maruz kaldığımızdan olsa gerek, daha “dîvân” lafı geçer geçmez genellikle karşı tarafı bir alerji tutuyor. Tahmin ediyorum ki kulaklarda zorla ezberletilen Fâîlâtünler Mef’âilünler falan çınlamaya başlıyor.
Bu arada TDK’ya göre kelimenin yazılışı “divan” şeklinde, ancak kökeni Arapça ve orijinali ise (دیوان) yani “dîvân”
Neyse bunu belirttikten sonra, TDK’ya göre yazayım en iyisi ama siz yine de okurken i’yi ve a’yı uzatmayı sakın ihmal etmeyin, e mi?

Lisans eğitimini alanlar bilir; -işin dil kısmını bir kenara ayırdığımızda- edebiyat, yeni ve eski olmak üzere kabaca ikiye ayrılıyor. Hazır üniversite tercihleri öncesindeyken belirteyim, “aiyyy ben roman okumayı çık siviyiriiim, o yüzden en iyisi üniversitede edebiyat okuyayım.” gibi bir gaflete düşmeyin yani. Sonra Göktürkçe öğrenirken ya da Osmanlıca transkripsiyon yaparken, o romanları okuduğunuza da okuyacağınıza da okumayı öğrendiğiniz güne de lanet edebilirsiniz.

Şahsen hangi kısmını daha çok sevdiğime, üzerinden 10 küsür sene geçmesine rağmen hâlâ karar verebilmiş değilim ama Divan Edebiyatı’nın beni ayrı bir şekilde büyülediğini söylemeden geçemeyeceğim.
Açık konuşayım, bu postu yazma sebebim aslında sizleri de biraz büyülemek. Hiç olmadı, önyargılarınızı kırabilmek. O da mı olmadı? N’aapalım, kısmet değilmiş o zaman.

Öncelikle sıkça denk geldiğim birkaç soru ve naçizane cevaplarım ile başlayayım.

Hadi bize Osmanlıca konuşsana?
Sanırım son 14 yılda sayısız kere denk geldiğim bir istek. Öncelikle bunu bir açıklığa kavuşturalım isterim: Osmanlıca, sandığınız anlamda bir dil değil. Hatta bir lehçe ya da ağız bile değil. Osmanlıca, eeen basit açıklamasıyla: Türkçe’nin Arap harfleriyle yazılmış şeklidir diyebiliriz. Yani, atıyorum 16. yüzyılda bu topraklarda yaşayan insanlar başka bir dil konuşmuyorlardı. Bunun en somut örneği Karacaoğlan’ın veya Yunus Emre’nin şiirleri olabilir mesela. Sordum Sarı Çiçeğe‘yi okuyup da anlamayan ve başka bir dil sanan yoktur sanıyorum, hm?
Ancak, saray çevresi yani dönemin entelektüelleri arasında din ve bilim dili olarak Arapça, edebiyat dili olarak da Farsça pek makbuldü. Dolayısıyla, okuyup da anlamadığınız ve muhtemelen Osmanlıca sandığınız o metinler, şimdilerdeki “Plaza Türkçesi”nin o dönemin modasına uygun şekilde bolca Arapça ve Farsça soslu versiyonundan başka bir şey değil aslında.
Bunu belirttikten sonra, yazının geri kalanında rahat rahat Osmanlıca kelimesini kullanabilirim.

Ama ne dediğini anlamıyoruz?
Valla çok haklısınız, sözlüksüz ya da açıklamasız okuduğumda ben de kolay kolay anlamıyorum.

İlle Osmanlıca okuyabilmek mi gerekiyor?
Hayır. Elbette orijinalinden okuyabilmek ayrı bir keyif ama birçok divan şairinin günümüzde latin alfabesiyle yayınlanmış divanları mevcut. Hatta açıklamalı olanları da var, mis.

Peki, senin en sevdiğin hangisi?
Valla, ara ara sivri dilli Nef’î’ye ya da büyük usta Fuzûlî’ye meyletmiş olsam da gönlümün sultanı Nedîm’dir.

FullSizeRender.jpg

Sürekli aynı şeylerden bahsetmiyorlar mı?
Aslında bir bakıma, evet. Ama bi’ sorun bakalım, neden? Divan Edebiyatı, kendi içinde belli kuralları olan bir disiplin. Şekilsel olarak belli bir formatı (vezinler) içeriksel olarak da belli konuları (metaforlar) var. Asıl iş, bu çerçeve içerisinde yeni bir şeyler yaratabiliyor olmak. (Kafanıza yatmadıysa, resim sanatı içindeki akımlarla karşılaştırabilirsiniz.)
O yüzden, biraz içine girmeye başladıkça şairler arasındaki üslüp ve içerik farklarını görmeye başlıyorsunuz: Bâkî’nin şiirindeki mimari eğilimler, Fuzûlî’nin derdoluğu, Nedîm’in playboyluğu falan yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

Peki ya bütün o Fâilâtünler falan?
Onlar vezin yani şiirin hangi ölçüyle yazıldığının birimi. Hece vezninden daha zor olan aruzu tespit edebilmek, vezne uygun okumak için iyi olur tabii ama eğer profesyonel olarak uğraşmıyorsanız, vezin bilmeden de divan edebiyatı bal gibi okunur. Arzu ederseniz, atla deve bir şey değil, bilahare öğrenirsiniz.

Ama ben hiç romantik değilim, ne o öyle aşk meşk falan sürekli?
Bu, koskoca müzik sanatını sadece arabeskten ibaret sanıp dinlemeyi reddetmek gibi bir şey aslında. Konuya, bir sonraki dersimizde işleyeceğimiz playboyesque kaside ile cevap verene kadar, şahsımın konuya dair görüşünü şuracığa iliştireyim.
tumblr_ng6g9yYVjW1sjt6sco1_500.jpg

İyi de ne gerek var aaaabi?
Laf aramızda; bu soruya cevap vermeyip, göz belertmeyi tercih ediyorum.

Yazıyı daha fazla uzatmadan, en kısa zamanda Dîvân Edebiyâtı 102 ile bu seriye devam edeceğimi bildirip, Fuzûlî’nin bir beyitiyle dersimize bugünlük son vermek niyetindeyim.

Çıkarmak itseler tenden çeküp peykânın ol servün
Çıkan olsun dîl-i mecrûh peykân olmasun yâ rab
O servi gibi uzun boylu sevgilinin tenime saplanmış olan ok gibi kirpiklerini tenimden çıkarmak isterlerse, ey tanrım çıkan yaralı kalbim olsun ama o ok gibi kirpik olmasın.
Çünkü sevgilinin kirpikleri (müjgân) birer oktur ve nergis çiçeği gibi insanı sarhoş eden bakışlarını aşığa çevirdiğinde o upuzun kirpikler, bir ok gibi aşığın kalbine saplanır.

Teneffüse çıkabilirsiniz, bir sonraki dersimizde teorik bilgiler öğrenecek ve pratikte de en sevdiğim dedecüğüm Nedîm’den HİÇ DE ROMANTİK OLMAYAN bir kaside incelemesi yapacağız.

Fotoğraflar, bizzat benim defterimden.

Yazar: sothyz

sevdigim seyler, sevmediklerimden az.

3 thoughts

  1. Ne güzel oldu bu yazı, benim hiçbir fikrim yoktu lisedeki edebiyat öğretmenimiz bunlar yerine Atatürk’ü överdi. Bu arada “şiyir sevmiyorum çünkü aşk hakkında & ben kıllı bir erkeğim/bütün arkadaşları erkek olan bir kızım” şikayetlerinden oldukça rahatsızım, gerzeklik, kendini bir şeyleri sevmeme üzerinden tanımlama, romantizmi aşk meşk sanma, romantizm sevmeyerek karizmatik olma gibi bütün tiksindiğim şeyleri içeren bir yakınma. Tool of trade’i kelimeler olan bir sanatı bir kere dahi tecrübe etmeden “ama ben aşk sevmiyrüm” diye iteleyen insanları yanımıza yaklaştırmayalım, köylerine yollayalım.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s