Sevdiğimiz Türde Bir Yalancılık

Bu hastalık benim kapımı çaldığında; hatta benim zili, tokmağı ve seslenmeleri duymamam neticesinde özel harekatla içeri operasyon düzenlediğinde, konuyla ilgili o kadar bilgisizdim ve ne yapılması gerekiyorsa aksini yapıyordum ki; umarım bu yazı birilerine yol gösterici olur. Zira ilk belirtileri, günlük hayatta hepimizin kanıksadığı ve gözardı ettiği şeyler ancak zamanında aksiyon alınmaması kalıcı görme kaybına dek gidebiliyor. Bu nedenle eskiden adında yer alan “iyi huylu” kısmı tarihe gömülmüş. Evet,  hastalığımızın adı Yalancı Beyin Tümörü, literatürde bilinen adıyla Pseudotumor Cerebri. Ortamlarda “soodoetoomur seruhbry” diye okuyabilirsiniz.

Hayatımın en kötü ve verimsiz 2 senesi diye niteleyebileceğim döneminin sonunda; kendimi sürekli sağlıksız beslenen, stresli yaşayan, çok çalışan ve tatminsiz biri olarak bulmaktan yorulduğum gecelerden birinin sabahındaydı. Zaten bir müddettir şiddetli ve basınçlı baş ağrısı, boyun tutulması, ani kilo alımı gibi şeylerden şikayetçiydim. Evimle işimin arası 10 dakikalık yürüme mesafesinde ve her sabah yürüyerek gittiğim o yolda, yazdan kalma bir ekim gününde aniden dünyam karardı. Yaklaşık 3-4 dakika hiçbir şey görmedim. Çok korkmuş olmama rağmen, sanırım olan biteni inkar edercesine, görmeye başlayınca kaldığım yerden işe yürümeye devam ettim. Odama girdim. Masama oturdum. Görevim gereği, her gün ülkedeki büyük bir finansal kurumun üst yönetimine kimi durum özetlerini raporluyorum. Direkt bağlı olduğum genel müdüre yapmam gereken raporlamaları yapınca elbette çıkabileceğim, benim için çok endişelendiği bilgisi benimle paylaşıldı. Bunları neden anlatıyorum? Çünkü baş ağrısından tanelerce ilaç aldığım,  stresli ve gergin ortamda çalıştığım işimden o gün öğleden sonra çıkıp doktora gidebildiğimde, beni o gece kaybedecek bir günümüz dahi olmadığını söyleyerek hastaneye yatırdılar. Ertesi gün, kafatasımda yer alan ne var ne yoksa alt üst etmiş olan; görme sinirlerimi tahrip ederek görme kaybına yol açan, hipofizimi ezerek hormonlara halay çektiren artmış kafa içi basıncını düşürmek için lomber ponksiyon operasyonu geçirdim. Acısının kemik iliği aspirasyonuna benzer bir acı olduğunu söyleyebilirim, ardında bıraktığı baş ağrısı da cabası.

Normalde, beyin içi basıncı düşürmek için beyin omurilik sıvısını boşaltma işlemi yapılırken; sıvının çıkış noktasına, basıncı ölçmek için bir musluk takılıyor ve sıvının ilk gelişiyle beraber hekim basıncı da ölçebiliyor. Operasyonumda sıvı öyle yüksek basınçla geldi ki, 4 tüpü doldurduğu gibi; herhangi bir şekilde basıncı ölçmek de mümkün olmadı.

pseudotumor-cerebri-85487

Hastanede yattığım takip eden 10 gün içerisinde, her türlü tetkik ve muayeneden geçtim. Kollarım bir bağımlının kollarını aratmıyordu, 10 metrekare odada suni havalandırmayla 240 saatten fazla geçirmek sanki zaten görme kaybına uğrayan gözlerimi kurutuyordu. Kimi hemşireleri sevecek, kimilerinden hoşlanmayacak kadar veri sahibi olmuştum. Fakat sürecin sonunda sutopu kafa olmamın fiziksel hiçbir sebebi bulunamadı. Her hekimin cebinde B planı olarak tuttuğu kelime hop diye ortaya çıktı ve idiopatik/strese dayalı Pseudotumor Cerebri teşhisiyle beni uğurladılar. Elbette elim boş gitmedim. Günde 5.000 mg ilaç kullanmanın yanında, özel diyet programı uygulamak ve 2 haftada bir kan tahlilleri ve beyin/göz muayeneleri olmak üzere, yaşam kalitemi yarıya düşüren bir maceraya atıldım. Tedaviye cevap vermemem durumunda; beynimden mideme uzanacak bir shunt ile hayatıma devam edeceğim ihtimalinin köşede olması; bir anda yeni kabusum oldu. Zaman akıp giderken doktorum, sıklıkla bana tedavi için elimden geleni yaptığımı gördüğünü, ama stresli iş ortamımı değiştirmem gerektiğini söyleyip durdu. Gözlerimdeki kanamalar azaldıkça ve görme alanı testlerinde daha yüksek skorlar yaptıkça, kademeli olarak tedavimde kullanılan ilaçları ve dozajları düşürerek 10 ayı geride bıraktık.

VE

Üzerinden neredeyse bir sene geçmişken, ben iyileşme sürecine girdim fakat hala tamamen iyileşemedim, çünkü iyileşmem için gerekli koşulları kendime sağlayamadım.  3 aydır taslaklarda beklettiğim bu yazıyı tamamlarken; burada savaş vermenin değil vazgeçmenin kendine yeni ve sağlıklı bir hayat sunmak olduğunu farkediyorum Sevgili Mahmutterlar.

Aniden aydınlanmama hoşgeldiniz, beden ve ruh sağlığınıza dikkat ediniz.

Yazar: melahatbaykusolsam

hayata karşı çok ilgiliyim.

11 thoughts

  1. son 4 aydır yaşadığım durumu yaşayan ve canlı bir örnek ile karşılaşmam süpriz oldu. kafatasımda bulunan tüm duyu organlarım ve iç organlarıma baktırdım ve bu ağrının stres kaynaklı olduğunu söylediler. kendim bu ağrıyı yaratamam gibi geliyordu. ağrı kesici dışındaki sakinleştiri ilaçları reddettim, daha iyi olabilir miydim bilmiyorum ama her tatile gittiğimde daha sakinlediğimi ve unuttuğumu hissediyorum. herşeyin stres odaklı olması çok büyük haksızlık.

    Liked by 1 kişi

  2. hayır nöroloji sadece stres kaynaklı olduğunu söyledi. belki bu hastalığın adından bile habersiz. hafif sakinleştiriler verdi, içmedim işe yarar mıydı bilmiyorum.. eğerki yalancı bir sendrom varsa kendimi iyileştirebileceğimi düşünüyorum fakat son zamanlarda yine artışa geçti. sizde bir değişim, iyileşme var mı? yolu var mı mesela?

    Beğen

  3. Merhaba yazinizi tesadufen gordum, bende yaklasik 8 ay once bu hastalik bulundu, ya siz detaylara inmediniz yada cidden tebrik ederim teshisi yapan doktoru cunku avrupada ozellikle suanda yasadigim almanyada bu hastaliktan bir haber norologum diye gezen tiplerle dolu hastaneler gozlerim beynimden firlayacak kadar yuksek basinc altinda gunlerce hastanede neredeyse kor olma derecesine gelme suretiyle sacma sapan bahanelerle bekletildim ve Allahtan karsi cikacak bilgim dayanagim olayin sacmaligini ortaya koyacak kadar kendime guvenim oldugundan en sonunda istedigim tetkikler yapildi ve teshis konuldu.
    Ne fayda orda bekletilirken ve tabiki ben henuz hastaligi farketmemisken bu sinsi basinc yavas yavas gorme sinirlerine zarar vermeye baslamisti bile, suanda 8 aydir devam eden bir mucadele/iyilesme surecim var cok sukur iyi gidiyor fakat son gorusmemede goz doktoru optik sinirlerde kalici bir zarar olmus olabilecegini ve son 3 randevudur sonuclarimin ayni seyretmesinin buna bagli oldugunu soyledi.

    Sizi merak ettim sizin son durumunuz nedir ? Gorme kaybi yasadiginiza gore sizinde baya siddetlik optik disk odeminiz olmustur mutlaka gelisim sureciniz nasil oldu, gorme alaniniz ne derecede iyilesti. Paylasirsaniz sevinirim.
    Sizde yazinizda bahsetmissiniz elbetten benim yasadigimdan dahada kotu durumda olan hastalar var ben halime sukrediyorum ilaclarin etki etmesine baska bir cerrahi mudahaleye gerek kalmamasina ama iste iyilesme devam ederken birden doktor boyle soyleyince uzulmedim desem yalan olur cunku gorme alanimda hala onemli defektler var.

    Herkese gecmis olsun…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s