Kitapdışı okumalar

Madem bayram geldi, madem siz tatilleri tatillere ekleyip dokuz gün boyunca işten uzaksınız ve madem ki ben inatla ofisteyim, bir tatlı rehbercik hazırlayayım dedim. Konumuz: dergiler. Dergiciliğin en güzel zamanı Eylül dolu dolu geçsin diye hep. Yurtdışına çıkanlar için özellikle işe yarar bir liste olacak; ama bir kısmı Türkiye’de de bulunduğundan, kalanlara da çok uzak gelmeyeceğini umarım. En olmadı, tabletinize filan da inebiliyorlardır bence.

Bildim bileli dergiciyim. Doğan Kardeş – Blue Jean – Roll okulundan mezunum. Londracığım da bu konuda bol seçenek sunduğu için, düzenli aralıklarla kitapçıya koşuyorum, sevdiklerime kavuşuyorum. Artık aylık dergilerden çok, yılda 2-3 çıkanlara yöneldiğimi fark ettim. Olur da bir seyahatte denk gelirsiniz,  şehir boşalmışken en sevdiğiniz köşede sayfalara gömülmek istersiniz veya dijitalde okuyacak yeni bir şeyler arıyorsunuzdur diye biriciklerimi yazayım dedim:

cover-14

Gentlewoman: yılda iki kere çıkıyor ve hakkını veriyor. Moda ağırlıklı; ama resimli kitap değil, içeriği de doyurucu. Kapak ve dosya misafirleri edebiyat, sinema veya müzik yıldızları, bkz Zadie Smith. Bir seferde okumak yerine, ağır ağır, 2-3 aya yayıyorum ben. Böylece yeni sayıyı daha az bekliyorum, açıkçası. Gentlewoman, Kinfolk’un izinden gidip ufak ufak kendi ürünlerini de çıkarmaya başladı (Erkekleri de unutmuyor ve Fantastic Man öneriyorum. Çok fazla sayısını okumadım ama sanırım muadili sayabiliriz).

ernest

Ernest Journal: Uzun zamandır açık ara favorim. Bu da yılda sadece iki kez basılıyor, aslen İngiliz bir dergi. Kendi bloglarında yazıların bazıları yayımlandığı için ççok gizli içerik değil. Her satırını büyük bir açlıkla okuyorum. Tarih, el sanatları, kıyıda kalmış coğrafyalar, merak etmeniz gerektiğini bilmediğiniz; ama duyduğunuz an sonuna kadar okutan tonla şey için tek dergi.

ours_issue_7_big-790x1024

OURS: kendilerini pek güzel tarif etmişler: “the conscious and critical mag for the curious citizen”. İsviçre kökenli bir dergi, odağında etik meseleler var. Örneğin son sayılarının teması su ve su kaynakları dağılımından, üretim kullanımına çeşitli konuları işliyor. Tamam ben bu konuları biraz fazla seviyorum; ama içiniz geçmeden veya ders kitabı okuyormuş gibi hissetmeden su gibi aktığını garanti ederim. Bunun dışında derginin moda, yaşam vb bölümleri de var.

dg-c

Delayed Gratification: Üç ayda bir çıkan yavaş gazetecilik dergisi. Gündemler akıp giderken, bu dergi en hızlı haber ve analiz yerine, olaylardan 3 ay sonra geriye dönüp bakarak analiz sunuyor. Gelişmeleri bir timeline gibi takip etmeyi bırakıp, sindirmeye, anlamaya, en azından anlamaya çalışmaya geri dönüş. Türkiye gibi gündem fazlasından fenalık geçirecek bir ülkeye bence çok lazım; ama şimdilik uluslararası gündemlerle yetiniyoruz.

the-escapist

The Escapist: Dergilerin dergisi Monocle doğurdu! Yavrusu Escapist keşfedilmemiş yerlerin izini sürüyor. Her sayı 10 şehri derinlemesine inceleyip tanıtıyor. Bence bu dergi kesinlikle onları biraz da mainstream hale getiriyor; ama böylece en azından okumuş oluyoruz. Dergicilik beni biraz bencilleştirdi, evet. Yanılmıyorsam yılda 2 kez çıkıyor.

Daha fazla uzatmayayım, beş öneri yeter gibi (tatilde okumalık en iyi 5 dergi listesi yapmalık tam). Kinfolk, Cereal vb dergileri veya i-D gibi kültleri burada anmadım; dergiseverler onları zaten bir şekilde bilir, denk gelir diye.

gc13_cover

Ay tamam duramadım: Zaten sıkı dergici olup bu bahsi geçenleri bilenlere kıyağım da bonus olsun: gymclass. Dergiler hakkında dergi! Sanırım yalnızca İngiltere’de var ama tumblr hesapları yeterince göz okşuyor, instagram hesapları haberdar ediyor ve haliyle, her an yeni bir masraf çıkarıyorlar.

Böyleyken böyle sevgili Mahmutterlar, şimdiden iyi okumalar! Aa bir de: varsa önerileriniz, yorumlara bekleriz (içimdeki davulcu size mani yazdı). En sevdikleriniz, kovaladıklarınız, ilk sayısından beri biriktirdikleriniz – ne olursa. Bence dergiseverler yeterince örgütlenemedi, böyle böyle birbirimizi buluruz umarım.

görseller: kapak – gizmodo, diğerleri dergi websitelerinden alınmıştır.

4 thoughts

    1. Ben Gentlewoman ve Escapist’e birkac yerde denk geldim Istanbul’da ama cok yaygin degiller, evet. TR icinde kitapsan gibi sitelerde olabiliyor veya dijital kopya satin alma alternatifi var. Simdilik böyle 😊

      Beğen

  1. Hemmen not aldım, Londra’ya gelince ilk iş hepsi alınacak. Bulue Jean, Roll, Trendsetter ekoluyle büyüyüp dergicilik de yapmış biri olarak o sayfaların kokusunu ve tadını hiçbir kitaptan alamıyorum. Hepsinin yeri ayrı. O yüzden sanırım Gym’i de ayrı bir sevdim ve heyecanlandım :)

    Beğen

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s