Levent’ten Beşiktaş’a giden minibüste bir akşam

Şimdi toplaşın bakalım, size başımdan geçen ilginç bir olayı anlatacağım…

Esasen mesaiye kalmak pek huyum değil, ama o gün olaylar gelişti, ben 45 dakika geç çıktım işten. (Ay ne güzel bir iş…)

Servis kaçmış, trafik coşmuş, bir yandan eve gidip içime kapanasım var, bir yandan bari trafik geçene kadar yakınlarda bir şeyler yer içerim, eve gidip de duvarları izleyeceğime azıcık sosyalleşirim diye düşünüyorum. 1) Yakınlarda başka bir plazada çalışan bir kız arkadaşımı arıyorum. Açmıyor. 2) Benimle aynı plazada çalışan, yakınlarda sosyalleştiğini düşündüğüm bir erkek arkadaşımı arıyorum, kendisi çok uzakta. 3) Uzun zamandır görmediğim bir kız arkadaşımı arıyorum, vapurda, karşıya geçiyor. 5… 6… derken, arkadaşlarımın bu ultra sosyal yaşamları beni spontan buluşmalar yaşamaktan alıkoyuyor.

Dedim kendi kendime, “Mervecim, hadi şuradan minibüse binelim, evin duvarlarında güzel bir dizi oynuyor, bu akşam da 2. sezon 16. bölümü var, kendimize bir içki koyup onu izleyelim.”

Levent’te Kanyon’un önünde bir süre bekledikten sonra, kendime yakışan bir minibüsü seçip bindim. İçerisi nispeten boş. Hemen sol tarafta, tombulca, hiç duraksamadan Candy Crush oynayan bir ablanın yanına oturdum. Gidiyoruz…

Minibüs ilerlerken, birden içeride jazz müzik çaldığını fark ettim. Bildiğimiz jazz. Bildiğimiz minibüste! İçeride insan sayısı az, güzel müzik var, trafik düşündüğüm gibi korkunç değilmiş… gibi gibi birtakım İpek Ongunsal mutluluklar yaşarken ben, minibüs Zincirlikuyu’ya yanaştı, yanımdaki tombul Candy  Crush kadın inmek üzere kapıya yöneldi. Minibüsün kapısı açıldı, fonda jazz ezgileri, Candy Crush kadın inmeden önce bana dönerek ORTA PARMAĞINI gösterdi. İndi.

Bu çirkin davranışı katiyen kabul etmeyerek, mutlaka arkamdaki herhangi birine yapmış olabileceğini düşünerek kafamı çevirdim. Arkamda, Umut Sarıkaya’nın “Pınar Kür gibi kadın” diye tasvir ettiği, yaşlı, bol rujlu, bol gümüş & elmas yüzüklü bir kadın oturuyordu.

İlgilendiğimi görünce, Pınar Kür gibi kadın adeta bir Ayten Gökçer ses tonu ve vurgulamalarıyla benimle konuşmaya başladı;

“Ne kadar çirkin bir ortamda yaşıyoruz, farkındasınız değil mi? İnsanlar ne kadar değişti. İşte bu kadın sırf başı kapalı diye kendini benden üstün görüyor, bana herkesin içinde hakaret edebiliyor…”

Ben, “ehe.. kem küm.. haklısınız..” derken, gözlerimi kadının tasarım mücevherlerinden alamazken, PınarKürAytenGökçer kadın sahnede sesini tiyatro salonunun  en uç kısmına duyurmak istermişçesine, şoföre doğru, “ŞOFÖR BEY! ŞOFÖR BEY! ÇOK TEŞEKKÜRLER BU HARİKA MELODİLERLE BİZE NEFİS BİR YOLCULUK YAŞATTINIZ!” diye seslendi.

Şoför Bey’in yüzünü göremesem de kadının bu minnetkarlığına, Okan Yalabık’ın banka reklamı dublajı ses tonuyla, “Evet gerçekten ben de çok seviyorum. Ben hep çalışırken bu tür müzikleri dinliyorum, SİZCE DE HARİKA DEĞİL Mİ?” sözleriyle fikrimizi almak istedi.

Tabii ki ortamda benim herhangi bir entelektüel yorumda bulunmam için kültürel çıta oldukça yükselmişti. Neyse ki ben sesimi çıkarmama gerek kalmadan, PınarKürAytenGökçer kadın, “Evet harika… Miles Davis.. Muhteşem bir orkestra… Ben her sene CRR’de jazz konserlerine giderim.” diyerek şoförün seçimlerini takdir etti.

Durum daha ne kadar absürd bir hâl alabilir diye düşünürken ben, kadın bana dönüp, “Peki SİZ şunu biliyor muydunuz? Müzikte, sözler olmadığı zaman müzik daha huzurlu oluyor. Çünkü kelimeler insanı acıtıyor…” dedi.

O an o minibüsle Avcılar’a kadar gidip gelebilirdim aslında… Fakat son durak İskele’ydi. Çarşı’da inmem gerekiyordu, inemedim. İskele’ye kadar bir süre daha onlarla yolculuk ettim. Durakta herkes birbirine iyi akşamlar dileyerek dağıldı. Buraya kadar gelmişken birer kadeh şarap içerek sohbetimize devam etmek isteseler hayır demezdim gerçi. Şoför, kadın, ben.

5 thoughts

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s