Ne olursa olsun sahip olmanız gereken rujlar

Kışın makyaj yapmanın keyfi apayrı oluyor, sıcaktan ve nemden akan fondöten, gözaltlarına birikmiş maskara yok, hem soğukta cilt de daha bir güzel gözüküyor. Şöyle mat renklerde rujlar, bol gölgeli farlar sürmek için her yıl sabırsızlıkla Ekim’in bitmesini bekliyorum ve bu konuda hiç de yalnız olmadığıma eminim.

En sevdiğim makyaj şöyle bordo-mürdüm arası kopkoyu renkte bir ruj, hafif ışıltılı bir bronzer ve belki de gözler bomboş kalmasın diye bakır rengi bir kalem, göz altlarında hafifçe dağıtacaksınız ki mevsime uygun bir bakış olsun. Bakır kalemi Gosh’ta bulmak kolay da o tam ruj rengi işi zor. Tom Ford’da eskiden Black Orchid vardı, üretimi durduruldu. Rengin pek benzeri Revlon’da var, Black Cherry isminde bir ruj. Gerçekten çok şıkbir renk, dokusu harika, fiyatına göre çok kaliteli. Bahsettiğim hem modern gotik, hem grunge hem de çok modern ve kadınsı olabilecek görüntüye ulaşmakiçin bu ruj şart gibi bir şey, o ruja sahip olmak konusunda bir kadının önüne hiçbir şey geçemez. Yani, hemen hemen hiçbir şey diyelim.

Hala haberi olmayan azınlıktansanız kısaca özet geçeyim, geçtiğimiz günlerde pek sevdiğimiz kozmetik zinciri Watsons reşit olmayan bir genç kızı hırsızlık şüphesiyle (ortada öyle bir olay da yokmuş ya, fakat orası hiç de mühim değil) alıkoyup mağaza müdürleri tarafından açık kameralar ve erkek güvenlik görevlileri önünde çıplak aramaya zorlandı. Daha açık kelimelerle söyleyeyim, çocuk yaşta bir kızı alıkoyup erkekler önünde soydular. Bu basit gerçeğe eklenen her bir kelime, her bir şüphe iddiası, her bir “yok bizim haberimiz yoktu çalışanlar yapmışlar” savunması gereksiz ve hatta kabul edilemez bir alçaklığı savunma belirtisi sayılır.

İşin korkuncu ve maalesef alıştığımız üzere tahmin ettiğimiz kısmı ise Watsons hiçbir sorumluluk kabul etmedi, özür dilemedi üstüne yayınladığı bildiride hala genç kızın hırsızlık yaptığı şüphesinin altını çizdiler. Müşteri kitlesinin çoğunu genç kızların oluşturduğu bir zincirin vermek istediği mesaj son derece açık: reşit olmayan kızları çıplak görmek istiyorsanız bir kozmetik dükkanı açın ve hırsızlıktan “şüphelenin”.

Yılbaşı alışverişlerinde girdiğim her alışveriş merkezinde, yürüdüğüm caddelerde tıklım tıklım dolu Watsons şubeleri, elleri ağzına kadar dolu yeşil torbalı kadınlar görüyorum. Her gördüğüm kadın için aynı sorular geçiyor aklımdan, acaba olanlardan haberi var mıydı yoksa yüzde kırk indirimdeki bir ruj akıl almaz bir tacize ve hatta işkenceye uğrayan bir çocuğun arkasında durmaktan daha önemli mi onun için diye. Türkiye’de hiçbir zaman şirketler tüketicilerine değer vermediler, binbir emekle kazandığımız paramız karşılığında eksik hizmet vermekle kalmadılar her seferinde bütün toplumu alaya alarak kendilerini yanlış anlayan salaklar olduğumuz için özür dilediler.

Şimdiye kadar sınırı çekemedik belki ama artık en azından kadınlık onurumuzu mor bir rujun önüne koymalı, maskara stoklamayı başka bir zamana bırakmalıyız. Belki de inanılmaz basit bir protesto yöntemi olarak mağazaya girmeyip para harcamamayı kızkardeşlerimiz olan genç kızlar için yapmalıyız. Tüm gelirini ve takipçilerini genç kızlardan kazanan, onların manipülasyona açık ergenliklerini düşüncesizce kullanan blogger ve instagram hesabı sahiplerinin özellikle bu konuda hiç yakışmayan sessizliklerini de göz önüne alırsak iş artık bize düşüyor. Revlon’un aydınlatıcısı elmacık kemiklerinizi muazzam bir şekilde ortaya koyabilir, Rimmel’ın allıkları kalitesine göre çok ucuz olabilir ama bunların hiçbiri ama hiçbiri “Evet her şüphenizde genç kadınlara işkence yapabilirsiniz, bu benim için sorun değil ve size para kazandırmaya devam edeceğim.” demeye değmez. Klavye kullanmamızı ve ruj sürmemizi sağlayan aşırı gelişmiş başparmaklarımız var ama kendi çocuğumuz olmayan gençleri korumak konusunda hantal fillerden, üzerinde sinekler gezen aslanlardan bu kadar geri olmamız çok saçma.

Fotoğraf google görsellerden alınmıştır.

2 thoughts

  1. Ofiste elinde watsons torbası gördüğüm herkese istisnasız olayı anlatıyorum, şimdiye kadar 6 kişiyi ikna ettim boykota. Rimmel London ruj sürmezsek ölmeyiz ama o kız çocuğu o travmayı ömrünün sonuna dek taşıyacak. Çok teşekkürler yazı için.

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s