Mayakovsky

mad-men

Herkesin hevesle beklediği o gün geldi. Yarına takvimleri, ve talihimiz varsa kendimizi değiştireceğiz. Bu akşam iyi bir eğlenmeli ama. Sahi, sen dayanabiliyor musun baskıya? Sosyal medyaya düşecek kalabalık masalardan birinde olmaya, ya da belki olmamaya?

Coğrafya çok iyi vakit geçirmeye müsait değil ne zamandır, her neşenin boğazına düğümlenmesi an meselesi. Bir de ne zamandır senden beklendiği için yaptığın şeylerden tat almıyorsun. Bu işin bu kadar planlanmasına hiç anlam veremiyorsun. Ya kendini ortaya atıp durmadan konuşuyorsun ya da kalabalıkta birden susuveriyorsun. Canın sağ olsun.

Kendini duyamamak aslında bu sıkıntıların müsebbibi, öyle çok gürültü var ki. Herkes nasıl yaşanması gerektiği konusunda pek bilgili. Eskiden bilmezdik, kapalı kapılar ardında nasıl hayatlar var, belki de daha kolaydı kendi kardan adamımızın yamukluğuna katlanmak. Kaç kişinin yalnızlıkla başa çıkmaya çalıştığının kaydı hala yok, ama kimler kalabalıklarsa, aman da ne kadar eğleniyorlarsa, hepsi telefonunda. Gel, bu gece telefonuna bakma.

Hayatta kalmak için harcadığın enerji, ihtiyacın olmayan ihtiyaçlar listesi, bugünden yarına değişmeyecek kötü alışkanlıklar silsilesi. Başka bir şehir, başka bir ülke, başka bir yıl hatta, mümkün elbette, ama başka bir sen yok işte. Kendini omzundan öpme mevsimi, yanaklarını sıkıp “aferin sana!” deme zamanı biraz da yılın bu zamanı. Bu akşam ne yaparsın, bilemem, ama lütfen yüklenme kendine. Bırak işler yetişmesin, o son beş kilo da seneye verilsin.

İsterim ki, bu gece kafanı yastığa koyduğunda bir yılı daha günahıyla sevabıyla arkada bırakmış olmanın iç huzuruyla, çocukları yatırıp üstlerini örtmüşsün gibi bir kafa rahatlığıyla gözünü kapa. Yarın, sen yine sen, daha iyi, daha başarılı, daha popüler değil, daha sen gibi bir sen olarak uyan. Üç yaşındaki halinden esirgemeyeceğin şefkati kendine gösterdiğin yıl olarak kayıtlara geçsin 2017.

Ne demiş büyük düşünür Şebnem Ferah, “Her gün güneş doğar, yeter ki açık olsun perdeler.”

İyi seneler.

Fotoğraf: Mad Men – S01 E13 – the Wheel / Şiir: Mayakovsky – Frank O’Hara

3 thoughts

  1. geçen gün anaokulundan verilen gelişim raporunu buldum ve üzerinden kurşun kalemle düzeltmeler yapan 6 yaşımdaki halimi düşündüm, biraz içim buruldu.
    neyse, öyle güzel rast geldi ki bunu hep kendime hatırlatacağım: Üç yaşındaki halinden esirgemeyeceğin şefkati kendine gösterdiğin yıl olarak kayıtlara geçsin 2017.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s