Bodrum açık deniz yelken yarışları

IMG_20170330_140753_544

Geçen ay ilk yelken dersim sona erdiğinde Erol Hoca’nın, “Nasıldı, sevdin mi?” sorusuna, “Şu an teknenin bir yerlerine saklanıp burada kalmak istiyorum” demiştim, epey gülmüştü. Benim için açık denizde sürekli yelkenle haşır neşir olmak o günü muhteşem diye adlandırmak için yeterli bir sebep. O gün dersi o kadar ilgiyle  izleyip, tüm acemiliğime rağmen o kadar çok işe yaramaya çalışmıştım ki, bu hevesim hem hocanın hem de takımın geri kalanının çok hoşuna gitmişti; “madem bu kadar çok seviyorsun seni takıma alalım” dediklerinde ne kadar mutlu olduğumu anlatmama gerek yok sanırım.

Tamamen kendine has bir dili olan yelkencilik ile ilgili öğrenmem gereken o kadar çok şey vardı ki; sağ artık sağ değil, sancak sol ise iskeleydi, teknede asla düğüm atılmaz her an hızlıca çözülebilmesi için gemici bağı kullanılırdı, “iyi bir denizcinin tek eliyle izbarço bağı atabilmesi gerekir” dedi Erol Hoca, çünkü acil durumlarda hayat kurtarırdı izbarço bağı. Halatların bile her biri farklı isimdeydi; ıskota, mandar, furling, balançina. “Her manevradan önce hangi manevrayı yapacağını bağırarak söylemelisin ki, teknede tuvalette olan adam bile duysun, kendini sağlama alsın, kafasını gözünü bir yerlere çarpmasın” diye devam etti hocamız.

İlk dersin birkaç gün sonrasında lisansımın çıkarılabilmesi için belgelerimi istediler çünkü yarışlara katılacaktım! Takım arkadaşlarım, antrenman eksiğim olmasına rağmen yarış ortamını tecrübe etmem için beni de ilk yarışa dahil etmişlerdi.

20170115_123231

Bodrum Açık Deniz Yelken Kulübü’nün  (B.A.Y.K.) düzenlediği Kış Trofesi için 14-15 Ocak tarihlerinde Bodrum marinada hazır olduk. Ben yarışın 1. ayağının 2. gününde oradaydım, biraz hissettiklerimden ve o günden bahsetmek istiyorum.

Yarış sabahı marinaya gittiğimizde lunaparkta gezen bir çocuk gibi hissettim, nereye bakacağımı şaşırmış halde yüzümde engel olamadığım gülümsememle tekneye doğru ilerledim, hızlı bir şekilde organize olduk. Önce bir önceki günden kalan sintine suyunun temizlenmesi, ardından çabucak bir kahvaltı, sonrasında öğlen kumanyasının hazırlanması ve tekne içinde ekipman kontrolleri başladı. Yarış öncesi gayet dostane bir ortam vardı, herkes birbirine selam verip sohbet ediyor, eksik ekipmanlar için birbirleriyle yardımlaşıyordu. Kılavuzluk eden palamarlar eşliğinde birer birer limandan ayrıldık, açık denizde herkes son kontrollerini yaparken bir yandan da telsizden gelen anonsları takip ediyorduk. Tüm elektronikler kapatılsın anonsundan sonra denizin üzerinde onlarca tekne olmasına rağmen çok derin bir sessizlik oldu, o görüntü ve o sessizlik beni çok etkiledi. Genoa trimcimiz* Mustafa saatine bakarak sessizce geri saymaya başladı ve start aldık.

20170115_141238.jpg

Yarışa çok keyifli başladık, ekip çok neşeliydi çünkü hemen hemen bütün filoyu geride bırakmıştık. Erol hoca bu tekne ile bu zamana kadar katılınan yarışlardaki en iyi startımız olduğunu söyledi, derken bir start anonsu daha geldi, bu anons yarış teknesi kategorisinde yarışan tekneler içindi, biz gezi tekneleri kategorisindeydik. Şunu söylemeliyim ki yarış teknelerinin start anonsundan sonra çıkışları görülmeye değerdi. Her biri yarış için dizayn edilmiş muhteşem yelkenliler, içlerinde olağanüstü donanımlı ekipleri ile  şov yaparcasına yarışa başladılar. Herkes balon yelkenlerini basmış  havayı yararak ilerliyordu, telsizden peş peşe çeşitli kodlar anons edilmeye başlandı, skipperımız* Ahmet’e kodların ne anlama geldiklerini sordum, hatalı çıkış yüzünden ceza alan teknelerin anons edildiğini söyledi, işte yarış teknelerinin agresif yarış stillerinin böyle geri dönüşleri oluyordu.

20170115_125600

Heyecanlı ve hareketli başlayan yarış, rüzgarın kesilmesi ile duruldu; o kadar duruldu ki bir ara gerçekten durduk, derken A sınıfı tekneler için yarışın iptal olduğu anonsu geldi ve marinaya geri çağrıldılar. Bizler, B sınıfı tekneler yarışa devam ettik. Rotamız üzerindeki yaz boyunca dağ tepe aşarak gittiğim ıssız koyları şimdi bir de denizden görmek hoşuma gitti.

img_20170117_193426_271_1485001202450

Rüzgar hızı 3 knot‘a kadar düşünce telsizden gelen yeni bir anonsla finish‘in daha geriye çekildiğini öğrendik, yarış Tavşan Burnu’nda bitecekti, marinaya kadar dönmeyecektik, çünkü bu hızla marinaya kadar dönmemiz gece yarısını bulabilirdi. Bitiş çizgisini geçtikten sonra motoru çalıştırıp kumanyalarımızı çıkardık, dümene ben geçtim (evet ben) gün batarken sohbet ederek yavaş yavaş marinaya doğru dönüşe geçtik. O gün Erol Hoca’nın doğum günüydü, yanımızdan geçen diğer teknelerin  “Happy Birthday Erol Hoca!” diye şarkı söylemeleri günün en eğlenceli anıydı.

20170115_173025

Günün sonunda takım arkadaşlarım ilk yarışım olmasına rağmen “üşüdüm, yoruldum, midem bulanmaya başladı” gibi sebeplerden dolayı hiç mızmızlanmadığım için beni tebrik ettiler ve evet 5 yaşında olduğum için ben de buna çok sevindim :)

*Genoa Trimcisi:  Teknenin süratinin direkt olarak bağlantılı olduğu konumdur. Genoa ıskotası, Genoa arabası, rüzgar koridoru gibi bir çok dinamiği gözeterek yelkenini konumlandırır.

*Skipper: Kaptan, dümenci.  

Fotoğraflar: littlefuu

2 thoughts

  1. #dunyaninenasiriamatoryelkenyazisi hastagi ile paylaşacaktım aslında bunu :)) yaşıt olmamıza da çok sevindim hihihi ^^

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s