Puhu Tv’den orijinal bir yapım: Fi

Hepimiz bilir ve kabul ederiz ki kitabı her zaman daha iyidir.

Halley kuyruklu yıldızı kadar nadir durumlarda ise bu durum tersine dönebilir.

Romanların, öykülerin, kısa romanların filmlere ve dizilere uyarlanması ilk kimin aklına geldiyse şu anki şov dünyasının kendisine en kıymetli Afyon mermerinden bir hayrat çeşme yaptırması gerekiyor. Son yıllarda sinemada gösterime giren hemen hemen tüm filmler, dizibox’a (aa korsana tabii ki karşıyız!) düşen dizilerin ise en az %65’i (küsüratlı sayı vereyim ki…) bir edebi metinden uyarlama.

Okuduğum tüm metinlerin şayet çekildiyse uyarlamalarını izlerim. Okumadığım metinlerin uyarlamaları ise benim için çok da mühim değildir.

fi-ci-pi-dizisi-fotograflari

Fi için ise durum farklıydı. Şimdiye kadar ağırlıklı olarak reklam filmleri ile çalışan coloristlik mesleği icra eden kocam bir anda Ay Yapım projesi, Azra Kohen’in Fi-Çi-Pi (aslında  φ –  χῖ – π) üçlemesinden uyarlama diziyi kucağında buldu. Post prodüksiyon ekibi yaklaşık 15 gün geceli gündüzlü, hiç görüşemeyeceğimiz yoğunlukta çalıştı ve ilk üç bölümü bitirdiler. Bu kadar yoğun emek verildiğine bizzat şahit olduğum bir çalışmayı sırf meraktan da olsa izlemeye karar verdim. Üstelik bu 15 gün içinde ismini sık sık andığım (!) Puhu Tv çekilmiş 3 bölümü bir akşamda hem de ücretsiz olarak yayınlayacaktı.

Türkiye’de online dizi platformu olarak Blu Tv ile yaklaşık aynı zamanlarda piyasaya çıkan Puhu Tv’nin arkasında Doğuş Medya var. Websiteleri tasarım açısından Netflix’i tamamen örnek almış. Yeşilçam klasikleri, 2000’ler sonrası Türk yapımları, güncel sezonda yayımlanan TV dizileri gibi kategoriler oluşturulmuş bile. Fi de Puhu Tv’nin ilk orijinal yapımı.

Oyuncu kadrosu da oldukça sağlam üstelik. Berrak Tüzünataç, Serenay Sarıkaya, Mehmet Günsur, Ozan Güven gibi ekrana yakışan yüzler var. Mert Baykal da dizinin yönetmenliğini yapıyor.

Ekran Resmi 2017-04-01 03.00.09

Ozan Güven gerçekten bu performansla yabancı bir dizide oynasa Emmy adayı olurdu, bunu bu kadar da kesin söyleyebiliyorum. Serenay Sarıkaya ve Berrak Tüzünataç’ın ise en ham hallerini izlemişliğim var, kat ettikleri mesafeye saygı duymamak elde değil. Mehmet Günsur zayıf noktam, o yüzden hızlı geçiyorum.

Online ve ücretsiz yayımlanan bir dizi için daha ilk yayımlandığı günün ertesinde spoiler vermek ayıp olur, bundan imtina ediyorum. Fakat şu kadarını söylemeliyim ki RTÜK’ün, gözünü reklam pastası bürümüş anlamsız kanal yönetimlerinin, set çalışanlarına, dizi oyuncularına kölelikle yarışacak çalışma koşulları dayatan yapımların, seyircinin zekasına hakaret eden senaryo diye bize yedirilmeye çalışılan saçmalıkların burnunu sokmadığı bir ortamda kalite anlamında yerli dizi – yabancı dizi ayrımı yapmaya belki de hiç gerek olmayabilir.

Youtube’dan canlı yayınlanan gala gecesinde Berrak Tüzünataç’ın da dediği gibi, bunun bize neler kazandıracağının farkında mısınız? Bu işe değer ve emek veren insanların kendi projelerini daha özgür bir şekilde ortaya koyduğunda neler olabileceğinin?

En büyük sevinçlerinde birbirine kuzen gibi sarılan ve sadece dizinin sezon finalinde (o da bellllki) dudaklarının ucuyla öpüşen çiftler palavrasından, sinirlenince sadece ve sadece “Allah kahretsin” diyen mafya babalarından, yer yüzündeki en derbeder hayatı yaşasa bile sigaraya elini sürmeyen dert sahiplerinden, eğer kötü adam değilse ve birilerine tecavüz etmeyecekse kolonya bile koklamayan tiplemelerden kurtulmak bile yeterince güzel olmaz mı?

Ekran Resmi 2017-04-01 02.59.46

Romanda durum nedir bilemem ama dizide insan psikolojisinin ele alış şekli dahi özenli çalışmayı gösteriyor. Karakterlerin sadece tek bir özelliğiyle ortaya çıkmaması, gününün bir bölümünde müthiş faydalı, bilgin ve saygı duyulası bir insanın gece yarısı olduğunda nasıl da bir ruh hastasına dönüşebileceğini (tıpkı gerçek hayattaki gibi) görmek, donanımlı ve harika koçluk yeteneklerine sahip bir adamın ufacık bir kızın elinde oyuncak olurken ne kadar da üzücü duruma geldiğini gözlemek tıpkı en sevdiğiniz kitaptaki dönüp dönüp okuduğunuz altı çizili cümleler kadar tat veriyor.

Belki abartıyorum, belki 3 bölüm istisnai derecede güzeldi, bundan sonrası Fox Tv gündüz kuşağına dönecek bilemem. Ama şu ilk 3 bölümü bir mini dizi gibi değerlendirirsek Türkiye’de dizi sektörü için sonunda, gerçekten sonunda güzel bir şeylerin olma ihtimali doğdu diyebiliriz.

Dizinin pilot bölümünün 90 dk olması dışında diğer bölümlerin 60 dk olacağına da ekstradan dikkatinizi çekmek isterim. Yayınlanan ilk üç bölümü buradan yasal bir şekilde gönül rahatlığı ile izleyebilirsiniz.

Yolları açık olsun.

Not: Dizinin renklerinin ne kadar harikulade olduğu ile ilgili yorumlarınızı aşağıda yorum bölümüne bekliyorum.

One thought

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s