Güler, Tomris Uyar ve öğle şarabı

Processed with VSCO with j1 preset

Sıcak, çok sıcak bir Marakeş sabahı. Sabah dediysem 11 olmuş. Öğle yemeği için havuzbaşındaki masalar hazırlanmaya başlamış.
Bir yandan da çöl rüzgarı. Serinletmekle uzaktan yakından alakası yok, 41 derecelik Mayıs sonu sıcağını bir yerden başka yere taşıyan kuvvetli rüzgar. Saçım dolaşmasın diye kafama bir şeyler sarıyorum, güneşlenmek ölüm olur zaten. Nasıl soğuk kaldığı muamma havuzda biraz serinleyip elimde kitabım sakin bir köşe buluyorum.
Gelmeden rastgele kitaplıktan almıştım bu kitabı, Tomris Uyar. Güler göndermişti geçtiğimiz sonbahar. Aylardır raftaydı, son dakikada bavula attım. Ama işte o gün yakıcı çöl güneşi altında o kitabı seçmeme büyük anlamlar atfediyorum. Çünkü bugün Güler’in doğum günü. Elimde onun gönderdiği kitap. İçine bir not yazdığından eminim. O notun kişisel bir şey olduğundan da eminim. Çünkü Güler. İnceliklere önem verir.
“Bize ve Flavio’ya” demiş. Asmalımescit’te Flavio’da şarap içtiğimiz öğle yemeklerini hatırlatmış.
O notla beraber ben artık Marakeş’te değilim pek. Palmiyeler var, muz ağaçlarının yaprakları çöl rüzgarıyla bir yere yetişmeye çalışır gibi hareket ediyor, kendi aralarında Arapça konuşan garsonların sesi uğultu halini alıyor. Limonata söylemiştim, değiştiriyorum, beyaz şarap alabilir miyim lütfen? Otelin Fransız sahibiyle göz göze geliyoruz. Bu saatte, bu sıcakta ne şarabı bakışı. Anlatamayacağım şimdi, bunun aslında bir doğum günü kutlaması olduğunu, zaten Tomris Uyar’ın da limonatayla okunamayacağını, en biricik lüksümüzün öğle yemeğiyle söylediğimiz bir şişe şarap olduğunu, o sırada anlamlı anlamsız ama hararetle bir sürü şeyden konuştuğumuzu…

Birsen ve Aslı da Asmalı’da beyaz şaraplarını içiyorlar o sırada. Aslı hep gittikleri restoranın emektar garsonu Yorgo ile sohbet ederken Birsen mesafeli, kaçamak bakışlar atıyor. Sonra Aslı Birsen’e gelirken pazardan aldığı kırmızı geceliği gösteriyor. Birsen geceliğin kırmızı olmasına şaşırıyor, sen sevmezdin kırmızıyı, diyor. Aslı değişmeye renklerden başladığını söylüyor. Sence gittikleri yer Sofyalı mıydı Güler? Nedense öyle hissediyorum.

Doğum günün kutlu olsun.

2 thoughts

  1. İki gündür bu sayfaya gelip gidiyorum, ne yazsam olmuyor, o kadar güzel anlatmışsın ki benim cümlelerim yavan kalıyor. Tümüyle senin inceliğin Bernicim, biraz Tomris ilhamı, eh belki biraz da şarabın etkisi. Bunların içinde benimkisi küçük bir detay, ama böyle bir hikaye içinde bambaşka bir şeye dönüşmüş. Alıp kitaba ekleyebiliriz bence. Benim için eklendi bile. Acaba diyorum, kırmızıya hayatımda daha mı çok yer açmalıyım? :) Dün de dediğim gibi, bunu hiç unutmayacağım.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s