Ice ice baby

Yazı: Voodoo Girl

Merhaba. Bilmeyenler için ben Voodoo ‘eski bloggerlardan kimler kaldı’ Girl. Geçen sene Aralık ayında, 35’ime iki kala doğurdum ve yaklaşık 10 aydır hayatımı HER ŞEYDEN ÖNCE BİR ANNE olarak sürdürüyorum. Mahmut’a konuk olarak bu yazıyı yazmamdaki temel amaç çocuksuz genç çiftleri uyararak ülkemizde doğum kontrolü alanında bir dünya markası olmak. Zira, arkadaşlar, etrafınızdaki çocuklu ailelerin pek çoğu -en kibar tabiriyle- size yalan söylüyor. Ya kendilerine de itiraf edemedikleri gerçekler var ya da “biz yandık herkes yansın bizim taraf kalabalıklaşsın” diyorlar, bilemiyorum. Bildiğim tek şey, etrafınızda çocuklarla ilgili sarf edilen klişe cümlelerin pek çoğu işin aslını yansıtmıyor. İşbu yazıda bu yalanların en popüler dört tanesine yakından bakacağız.

Çocuk rızkıyla gelir: Kasabalıların tavşan gibi çiftleşmelerine takmayı en çok sevdikleri kulp elbette yalan. Aksine çocuk bir sürü gereksiz masrafla geliyor. Burada kilit nokta “bebeğimizin ilk cicileriii” romantikliğinden uzaklaşıp çevredeki tanıdıkların eskilerine çökecek kadar ölücü olmak ve satın almanın şart olduğu durumlarda mümkünse ikinci elden şaşmamak. Etrafınızı saracak olan BEBEKLİLİK atmosferinden sıyrılmayı başarıp bebek alışverişini listelere göre değil ihtiyaç oldukça yaparsanız da biraz paçayı kurtarabilirsiniz. Nihayetinde çocuk rızkıyla değil muhtemel banka kredisi başvuru formuyla geliyor, ayık olun.expectation

Çocuklar evin neşesi: How about DEĞİL. Çocuk işi gerçekten büyük mesai ve çocuğun neşeli olabilmesi için sağlanması gereken tok – gazsız – uykusunu almış – oynadığı oyundan / bulunduğu yerden memnun gibi koşulların hepsini sağlayana kadar zaten sizin neşelenecek haliniz kalmıyor. Bir de bu bebek cinsinin ekstra sıkıntılı / kolik / kabız versiyonları var ki bırakın neşelenmeyi insanı intihara sürükler. O yüzden evinizde bir neşe istiyorsanız çocuktan ziyade eğitimli bir köpek öneririm.

Eve geliyorum bütün yorgunluğumu alıyor: Bunu diyenler ya eve gelip çocukla maksimum 1 saat ilgilenip gerisini yine anneye bırakan tipik Türk babası tipi ya da hayatını anneliğe adamış, kadınlığını annelikle tanımlayan, “ay bir saat ayrı kalsam bile özlüyorum” diyen o benim hiç olamadığım kadın tipi; zira çocuk doğduğundan beri sadece yazın iki ay çalışan ben bunun tam tersini hissediyordum. Asıl mesai işten eve gelince başlıyor- doyur, oyna, parka götür, banyosunu yaptır, uykuya hazırla derken iş yeri tatil gibi geliyor resmen insana. Pazartesi sendromunun kesin çözümü: çocuk doğurun. smile

Bir gülüyor her şeyi unutuyorsun: Memento filmindeyseniz belki. Değilseniz bütün o cinnet halinin içinde bir saniyelik gülüş size anlık bir rahatlatma sağlıyor olabilir, ama zaten -ciddi bir doğum sonrası depresyonu durumu yoksa- o delirme anlarında çocuğa sinirlenmemek, hıncını ondan çıkartmamak default geliyor zaten. O yüzden bu “güldü unuttum”, “anne dedi unuttum”lar falan bana çok yalan geliyor. Uslu – yaramaz – sorunlu – sorunsuz  fark etmiyor, çocuk kendiyle birlikte gelen sıkıntıları unutturacak süper güçlere sahip bir varlık değil.

Kısacası sevgili Mahmutterlar, bu çoluk çocuk işleri özünde toplumun büyük kesiminin çizmeye çalıştığı pembe bir aile tablosundan ziyade büyük güçle gelen büyük sorumluluklarla dolu bir şey ve hayır, kimse bu dayatılan “aile” sekline uymaya mecbur değil. İlk bakışta grup sekse övgü gibi gözüken “bir olur garip olur, iki olur rakip olur, üç olur denge olur, dört olur bereket olur, gerisi Allah Kerim…” gibi üremeye teşvik laflarına kulak asmadan, gerçekten bir çocuk sahibi olmak isteyip istemediğinizi düşünerek bu işlere girmenizi öneririm. Gerisi hayırlı seksler.

 

kapak görseli: Story of This Life YouTube hesabının Sleeping With a Baby videosundan.

4 thoughts

  1. Mevzu oldukça çetrefilli.. Bebeklikten çocukluğa geçerken yaşanılanlar, dün akşam yemeğini kaşığın tersi ile yemek isteyen kız çocuğunun eline geçirdiği herşeyi yere fırlatmak suretiyle verdiği tepki, ya sabır diyerek, paralamadan göz hizası seviyesinde kendisiyle anlaşmaya çalışmak ve türlü kelime oyunlarına gelmemek gibi versiyon 2 hali var bende. Gerçekten başlı başına bir mesai. İşten sonra eve geldiğimde, tek başıma koltuğa oturup kahvemi elime aldığım günleri çok özlüyor olsam da, çok da güzel bir şey bu çocuk denen varlık.

    Beğen

  2. bebek büyütmek çok zor, çocuk büyütmeye geçtiğinde keyfini sürebiliyorsun bence:) Ne kadar zor olursa olsun hiç bir zaman keşke doğurmasaydım demeyeceğin için varlığı ile hayatını yepyeni bir maceraya çeviren çocukları seviyorum ben. İmkanı olan 4-5 tane doğurmalı. Her biri ayrı bir dünya açıyor önünde, mucizeyi sen yaratıyorsun ve gelişimini izliyorsun, daha şahane bir şey yok bu hayatta. Sevgiler…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s