İstanbul’un yeni kültür-sanat mezarları

Yeni açılan sahnelere çıkarak daha fazla insana hitap etme imkanına erişmek, sanatını olabildiğince çok yere taşımak daima heyecan verici bir şey olsa gerek. Peki bu uğurda karşılaşılan her fırsat ne pahasına olursa olsun değerlendirilmeli midir? Bugünlerde fısır fısır bir şeyler konuşuluyor sevdiğimiz bazı sanatçılar arasında. Kendileri biliyorlar, normalde herkes bilsin isteyecekken tutarsız bir huzursuzlukla saklamaya çalışıyorlar. Çünkü tartışmalı bir mekanda, duyanların “oraya adım atmayı nasıl kabul edebildiniz?” diye sesini yükseltebileceği bir sahnede ışıkların altındalar.

Söz konusu sahne Mecidiyeköy Torun Center’da geçen ay faaliyete geçen Artı Sahne. Evet Torun Center. 2014 yılında 19 yaşındaki genç bir işçinin, birkaç ay sonra ise bozuk asansöre bindirilen on işçinin 32. kattan zemine çakılarak hayatını kaybettiği Torun Center. Herkesin topu birbirine attığı, asli sorumlularının bir türlü “belirlenemediği” iş cinayetlerinin açık sorumlusu Torun Center. Ali Sami Yen Stadı yıkılınca deprem toplanma alanı olarak belirlenen arazide fütursuzca yükselen Torun Center.

Artı Sahne’ye dair bir şeylerle karşılaştıkça “buraya beni üzecek kimseler pek çıkmaz herhalde, saray sanatçıları her gün dönüşümlü çıksa bile ohoo epey bir süre döndürürler dükkanı” deyip pek ilgilenmemiştim doğrusu. Zaten kapısından girmeyi düşünmüyordum, bir kaybım yoktu yani. Ama geçtiğimiz günlerde önüme bu sahneye çıkacak isimlere seslenen tweetler çıktı ve ta-daaa! Gördükçe “ama, bir dakika, nasıl?!” dedirten nice isimler var gelecek programda.

1 Aralık’ta Leman Sam konseri vardı mesela. Evet duyarlı, adil, çevre ve hayvan dostu Leman Sam. Aktif kullandığı Twitter profilinde bu konserin duyurusunu hiç paylaşmamıştı ama bu yazıyı yazdığım dakikalarda profiline şöyle bir baktım. Konsere gelen “aydınlık insanlara” teşekkür etmiş kendisi. Aydınlık insanlar büyük ihtimalle o binanın dışında kalmıştır ama neyse, hayırlı işler deyip geçiyorum mecbur.

Şimdi bu konuyu benim için daha bir kişisel yapan noktaya geliyorum. Neticede burası benim kişisel blo—pardon yanlış mecra. Elimden geldiğince İstanbul’daki tiyatroları takip etmeye çalışan biriyim. Favorim diyebileceğim birkaç sahne ve topluluk var, şimdi “en çok beni seviyor, beni!” rekabeti yaratmamak için öbürlerini kendime saklayayım. Bir tanesinin gözümden düşmesinin sebebi yazının gidişatından belli olmuştur herhalde. Bu program neler diyordu, Moda Sahnesi’nin orada ne işi vardı? Ama Twitter hesapları da haberleri doğruluyordu, oyun tarihlerini defalarca duyurmuşlardı. Büyük bir üzüntüyle isyankar birkaç tweet atarak konuyu kendi içimde kapadım. Çünkü henüz tarihler gelmemiş ve performanslar sergilenmemişti, belki de yanlışlarından dönerlerdi. Ama dönmezlerse daha da gitmezdim, ne yapalım artık. Birkaç gün sonra bu konunun peşine düştüm yine (taktım mı takıyorum evet). Aaa o da nesi? Moda Sahnesi ilgili tweetleri silmişti, yoksa Artı Sahne’den çekilmişler miydi? Acaba başka bir şey mi dileseydim? Ama iptale dair bir açıklamaları da yoktu, hemen yeni bir sekmeye koşarak Biletix’e gittim ve biletlerin hala satışta olduğunu gördüm.

Aklıma hemen Moda Sahnesi’nin kurucularından Mert Fırat geldi. Acaba bir çoğumuzun sevdiği çarpık gülüşlü aktör, emek ve adalet savaşçısı, Birleşmiş Milletler iyi niyet elçisi Mert Fırat cephesinde durumlar neydi? Kendisinin profilinde ülke gündemine dair seri retweetler ve birçok tiyatro oyununun duyurusu varken Torun Center gösterimlerine dair bir şey yoktu. Biletlerin hala satışta olduğu düşünülürse yapılan ince hesap apaçık ortadaydı. Evet maalesef, göz göre göre o sahneye çıkacaklar ve çıkmamış gibi yapacaklardı. Kendisi ve Moda Sahnesi’ne gelen “suça ortak olma, o sahneye çıkma” çağrıları işte bu kadar dikkate alınmıştı.

Ben konuyu başında sayılabilecek bir noktada yakaladığım için kendimi şanslı sayıyorum. Ama bu evreleri görmeyen ve zaten Torun Center’a gitmeyi düşünmeyeceği için bu etkinliklerden haberi olmayacak, olsa bundan sonra oyun seçerken Moda Sahnesi’ni pas geçme kararı alabilecek sanat tüketicileri için bu kötü bir haber. Evet benim de görmek istediğim bazı oyunları vardı ama artık göremeyeceğim çünkü bu ikiyüzlülüğü görmezden gelemeyeceğim. Sadece bir misafir sahne ve aktöre yüklenmişim gibi gelebilir ancak dediğim gibi hem takip ettiğim bir topluluk olduğundan, hem de “oynayalım ama çaktırmayalım” sürecini yakın takip ettiğimden en kişisel aldığım nokta bu oldu. Yoksa kurucusu ve genel sanat yönetmeni olduğu Oyun Atölyesi’nin üç oyunu ile Haluk Bilginer de orada. “Adalet Sizsiniz” ile sahneye çıkacak Rutkay Aziz ise ironiyi ete kemiğe bürümeye mi çalışıyor bilemem. Zuhal Olcay, Burak Sergen, Cihan Ünal, Can Gürzap, Berna Laçin, Nazan Kesal, Sezin Akbaşoğulları, Ahu Türkpençe gibi isimler de Artı Sahne’de performans sergileyecek isimler arasında. Çok isterseniz hepsini başka mekanlarda izleyebilirsiniz, ben yazmış olayım da tercih sizin tabii. Ben yolu o sahneden geçen organizasyonları mümkün mertebe tercih etmeyeceğim artık, ama manasız gizlilik çabalarına girmeden apaçık duyurdukları düşünülünce neredeyse takdir edesim geliyor.

Peki bu “sanat dünyasında herkes ikiyüzlü” haykırışlarımla bu konu kapandı mı, hayır kapanmadı çünkü işin bir de sinema boyutu varmış. Türkiye’deki sinema karteline alternatif olarak birkaç yıl önce hayatlarımıza giren, bağımsız filmlere daha geniş bir dağıtım ağı sunarak daha çok izleyiciyle buluşturan Başka Sinema da Torun Center’da gösterimlere başlamış meğer. Sinemada tekele karşı dururken hayatımızın her alanına çöken tekelle iş tutmak falan, bambaşkaymışsınız gerçekten. Bu haber de önüme düşünce bileklerimi kolonyayla ovalamaya ve bu yazıyı yazmaya başladım. Tepkisini dile getiren birçok insan gibi ben de kuru bir açıklamadan ziyade o salonlardan çekilmelerini bekliyorum, ancak bunun çok küçük bir ihtimal olduğunu düşündüğümden Başka Sinema’nın da üstünü üzülerek çiziyorum.

İhmaller zinciriyle onbir işçinin katledildiği bu yapıdaki sahneye çıkmanın bariz paragözlük dışında bir sebebi olduğuna şahsen inanmıyorum. Sorumlular yanı başınızda “İstanbul’a hediye yeni gösteri merkezimiz hayırlı olsun” diye ağzı kulaklarında pozlar veriyor, omuzlarınızda yükselip imajını temizlemeye çalışıyor ama utanmıyorsunuz. Tabii sorsak siz sadece sanatınızı icra ediyorsunuz, bu aklama paklama süreciyle ne alakanız var sizin. Üstelik bu sahneden geçecek bazı isimler Oyuncular Sendikası’na üye. Kendi çalışma koşullarını insani hale getirmeye çalışmak elbette ki herkes kadar sanatçıların da hakkı, ama kanla kaplı duvarlarda sesiniz rahatça yankılanıyorsa en hafif tabirle bencil ve vicdansızsınız demektir. Sanatın değeri üzerine atıp tutmak gibi bir gayem asla yok ancak altını dolduramadığınız sürece etik ve eleştirel tavrınız beş para etmiyor.

Şehrin en kanlı sahnesine hoş geldiniz. Eh, perde madem!

#BuSuçaOrtakOlmayın

Gülşah

Coşkulu güncelleme: Moda Sahnesi programdaki oyunlarını iptal edip Artı Sahne’den çekilme kararı aldı. Biletix’te iptalleri görünce her iki sahnenin de gişesini arayarak doğruladım. Herhangi bir gerekçe belirtilmedi ama Moda Sahnesi tarafından “iptal edilen oyunlar için yeni bir tarih belirlenmesinin gündemde olmadığı” söylendi. Bilet almak istermiş gibi başladığım konuşmayı bu beyan üzerine YA ÇOK SEVİNDİM nidasıyla sonlandırdım (burada eteğini savurarak dans eden kadın emojisi hayal edilebilir). Keşke en baştan isimlerini karıştırmasalardı, ama o sahneye daha hiç çıkmamışken vazgeçmeleri bence yeterli çünkü bir kere bile çıkmış olsalar bu karar (en azından bende) aynı etkiyi yaratmayacaktı.

Anlaşıldığımızı bilmek ve karşılığını görmek çoğumuz için yeni bir duygu. Topluluklara çağrı yapan herkes kendine bu alışılmadık zaferden pay çıkarabilir, ben gidip şu köşede çıkaracağım şahsen. Darısı sevdiğimiz ve kanlı sahneye çıkmasını istemediğimiz başka isimlerin başına.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s