Bahar temizliği rehberi

Bahar demek camdan gelen toprak kokusu, battaniyesiz uykular; bahar demek ince ceketlerle birlikte boyna sarılan fularlar. Ozan yazısını bile yazdı ki okumayan üzülür, öyle güzel bir yazı. Biriciğimiz ilkbahar, hep ferah, en ferah günlerle geliyor. Eh, böyle günler de özel bir hazırlığı hak ediyor. Bahar temizliği yazısının zamanıdır.

Her yerde denk gelebileceğiniz listeleri sizler için okuma – eleme – deneme – tavsiye etme işlemlerinden geçirdim. Biraz da sevgi kattım. Sonuç fena olmadı bence. Sırf ev hijyeninden bahsetmiyorum, derinlemesine bir hafiflik hedefiyle çıktık bu yola Mahmutters. Kolayı da zoru da bu listede, istediğimiz yerden başlayabiliriz bence.

1. Giysi ayıklama / kaldırma

apartmenttherapy7

Bu konuya dair daha önce birçok kez yazdık, o sebeple özet geçeceğim: bağışlanacak, satılacak, atılacak şeyleri ayıkladınız. Sizin çocuklar kaldı. Dört mevsim dolabınıza sığmıyor, illa yaz-kış dönüşümlü kullanıyorsanız, şimdi bakım zamanı. Paltolar, narinler kuru temizlemeye, sökükler yırtıklar terziye, ayakkabılar, botlar temizlenip boyanmaya. Her şeyi gıcır gıcır kaldırın, bir de gerekirse naftalinleyin ki 6 ay sonra ‘canım kazaklarım, sizi çok özledim’ dediğinizde üzülmeyin. Vakumlu poşet kullananmak da bir seçenek, ama içinden çok da hoş şekilde çıkmıyorlar sanırım.

Giysilerinizi kaldırırken alıcı gözle bir bakın: dolabınızın içine kanca/raf eklemek, kırık askıları değiştirmek, aksesuarlar için ek bir raf çakmak pratik çözümler olabilir.

Dikiş setidir, ayakkabı cilasıdır, çengelli iğnedir, ıvır zıvır ihtiyaçlarınızı belirleyip yenileyin ki bahar ayları da ferah ferah geçsin.  Eksik düğmeleri diktiyseniz, paça boyudur, vatkadır, kemer tokasıdır, sinir bozan ayrıntıları da hallettiyseniz, kendinizi omzunuzdan öpebilirsiniz.

2. Mutfak – banyo

apartmenttherapy4

Kimbilir ne zaman alınmış sos ve baharatlar, kavanoz dibinde kalmış ıvır zıvırlar, miyadını doldurmuş ahşap kaşıklar, kesme tahtaları ve çekmece diplerinde daha neler neler. Acımasızca dalın.  Her şeyi boşaltıp temizlemek lazım, nasıl olsa. O kavanoz diplerindekileri 1-2 hafta içinde kullanıp bitirin, işe yarar haldelerse. Tek tük çay poşetleri varsa, hepsini bir kavanoza, olmadı ofise. Buzdolabınıza da iyice bir derinlemesine temizlik, hele ki o her kahrınızı çeken buzluğa deriiin sevgi. Bunlar elbette düzenli olarak yapılması gereken şeyler; ama bahar temizliği bahane.

Aynı şekilde, banyodaki gereksiz ıvır zıvır eşya, kurumuş ojedir, miyadı dolmuş diş fırçalarıdır, her tür ayıklama sizi bekliyor. Sonra yok efendim kireç lekeleri, küflenmeler, oynak klozet kapakları hepsi hedefimizde. Kapanışta, temizlik malzemeleri, kovalar, süpürge, yer ve toz bezleri var, hepsi yakın bir ilgiyi ve elden geçirmeyi hak ediyor.

Bu tür köşe bucak temizliği katlanılır kılmak için öneri: önceden hazırlanmış basit bir yemek (salata veya sandviç gibi), kafa yormayan müzik veya dalga, kuş, yağmur gibi fon sesleri, eğlenceli bir podcast. Her yer güzelce havalansın, sık sık mola verin, bolca su için. Oooh, ellerinize sağlık.

3. The bahar temizliği

apartmenttherapy5

Üst maddeyle aynı gibi durabilir ama değil; bu bir dev, bu bir canavar. Bahsettiğim şey halıların, koltukların iyice bir temizlenmesi, yastık-yorgan-perde yıkama, fayans aralarının ince ince fırçalanması… falan filan. Ayda yılda bir yapılan deli işi şeyler, yani. Liste uzun, herkesinki de farklı. Sizin boyunuzu aşan, ertelediğiniz işleri iyice planlayıp aradan çıkarmak için bahar temizliği güzel zaman. Türkiyecim ucuz işgücü ülkesi, uygun fiyatlı bir hizmet bulabilir veya kolları sıvayıp kendiniz girişebilirsiniz. Her durumda, temizlik malzemesi ve temizleme şekli önerilerine harfiyen uyun; çünkü parça parça rengi atmış halı veya temizleyiciyi olduğu gibi emip durulanamayan koltuk istemeyiz Mahmutters. Garanti ederim, istenecek şeyler değiller hiç.

Eliniz değmişken, son nefesini vermek için bekleyen mumlar, bitmiş kalemler, yarısı kullanılmış not kağıtları, yok efendim kendine hayrı olmayan ayakkabı boyaları ve kırık çekçekler, dolaplarda yığılmış çirkin, eğri büğrü askılar, bilmemkimin hediyesi diye ortalıkta kalabalık eden işlevsiz eşyalar… Hiçbirine acımayın efendiler. Bu bahar bizim olacak.

4. Tamirat, genel bakım ve her türlü ev ıvır zıvırı

apartmenttherapy8

O çekmece tam kapanmıyor. Lavabo biraz tıkalı. Duş başlığı damlatıyor.  Çamaşır makineniz tek bir ayarda çalışıyor. Şarj kablosu soyuldu, çarpılacaksınız. Koltuk yanına üçlü priz lazım. Ampul patladı, koridor karanlıkta. Kettle ve ütü o kadar kireçlenmiş ki bakmak istemiyorsunuz. Peki güzelim bahar mevsimi bu eve nasıl gelsin, sorarım?

Çamaşır – bulaşık makineleri, elektrikli süpürge, fırının temizliği ve genel bir performans kontrolü (fikriniz yoksa modeliyle birlikte internetlere bakınız) şart. Ayrıca, akıtan kokutan borulara sevgi, her tür kireç birikintisi, tıkalı lavaboya bam bam bam müdahale, elde tornavidayla gevşeyen vidaları ziyaret, pencere, küvet kenarı silikonlarını yenilemek, gemici düğümü olmuş kablolara şefkat, prizdir, ampüldür ufak tefek ihtiyaçların temini iyi fikir. Bir hafta boyunca evde gözünüze takılan, asap bozan irili ufaklı şeyleri not edip öyle saldırmak da bir taktik.  Gevşemiş kapı kolunu tamir etmenin haklı tatmini diyor ve susuyorum…

Kombi kullanıyorsanız onun yıllık bakımını da ihmal etmeyin; uzman çağırın veya ev sahibinize hatırlatın. Bahar temizliği yapılmış, çiçek gibi evde kombiden zehirlenmeniz istemeyiz.

Biraz daha büyük düşünenler için kapanış: Elektrik işleri. Bence bir evdeki en büyük ‘küçük lüks’, vavien (vaviyen, vavyen de deniyor; ama fransızcaya saygılıyız). Koridorunuz çok uzun, ışığı bir uçtan açınca diğer uçtan kapamak zul geliyor, hop vavien. Tabii buna elektrikçi lazım (bir de Engin Günaydın’ın Vavien’ini izlemediyseniz, onu izlemek). Ortamlarda “dimmer anahtar” diye bilinen, ışığın parlaklığını ayarlayan, loş ışık sağlayan düğmeler de evinize yeni bir hava katabilir.

5. Evrak ayıklama

apartmenttherapy6

Evde kendi kendine üreyen kağıt yığınlarıyla mücadele bence birkaç aşamada oluyor: 1) tamamen dijitale dönmek. 2) kağıttakilerle ilgili ertelenen işleri yapmak 3) dosyalamak.

Üşenmeyip tüm faturaları dijitale çevirdiniz diyelim. Kötü haber, yine de mektupla gönderilen yazılar oluyor. Bunun da sebepleri var tabii: gördüğünüzden emin olmak ve hatırlatmak. Siz de hatırlayın efendim. O internet sağlayıcınızı, o telefon hattınızı, hepsiyle olan dertlerinizi, neleri değiştirmek istediğinizi biiiir biiiir hatırlayın. Bir de düşünün bakalım, daha iyi bir paket mi, kullandığınız hizmette indirim mi, ne istiyorsunuz. Bir şubede veya telefonda, hiiiiç sinirlenmeden, gerekirse papatya çayı içerek ve bol zamana yayarak hepsine biiir biiiir derdinizi anlatın, işinizi halledin. Hallolmuyorsa, başka sağlayıcıya geçme vakti gelmiş demektir, ona bakarsınız. Çiçek gibi evinizde, çalışmayan modeme yer yok.

Bankanızdan haber mi var? Bir müşteri temsilcisiyle görüşmek baharlık bir adım. Hatta gitmişken kredi notunuzu sormak, tasarruf hesapları hakkında veya mevcut kartınızın faydaları hakkında bilgi almak da iyi olabilir, maksat bankada konuşabildiğiniz biri olsun. Doktordan, hastaneden mi gelmiş? Düzenli kontrol randevularınızı ihmal etmeyin, tahlilleriniz için randevu alın, takviminiz vakti gelince hatırlatsın. Bu hızla sağlık sigortası, emeklilik fonu gibi iç sıkıcı şeyleri de bir gözden geçirirsiniz bence.

Son aşama da elde tutulması gereken evraklara bir yer bulmak. Garanti belgesi-kullanım kılavuzu-tamir makbuzu vb makine ıvır zıvırları, sağlık raporları, kontratlar, önemli makbuz veya faturalar, banka, SGK, işveren mektupları… Gözünüzde büyümesin, tıkır tıkır halledilecek şeyler. Kapanışta, diploma, pasaport, evlilik cüzdanı vb yeri yurdu belli olması gereken ama sık kullanılmayan evrakları da bir yere koydunuz mu, tamamdır. Görüyorsunuz, evraksa evrak, hepsine aksiyon bizde.

Bunların hepsi bitince de üşenmezseniz, 1-2 tanıdığa bir mektup veya kart yazarsınız belki. Bu monoton kağıt yığınları yerine, sizden güzel bir sürpriz bulurlar posta kutularında. Hem, en son ne zaman posta pulu aldınız, postaneye gittiniz?

6. Dijital temizlik

apartmenttherapy9

Her şeyi clouda atmak büyük lüks. Gözden ırak, gönülden ırak bir yığın. Bence modern zamanlarda en büyük dağınıklık bu. Bir de, cloudda bile görünmeyen parçaları, yükleri var. Biiiz, biz bahar seviciler, bu oyunlara gelmeyiz. Keyifle sıralıyorum:

  • Cihazlar: telefon, laptop, tablet, fotoğraf makinası – fiziki bir temizlik hepsine lazım. Sonra da şarj aletleri: temas sorunu olan, kablosu soyulanları elden geçirmece.
  • Dosyalama: Aradığınızı bulabileceğiniz dosyalama yöntemini belirleyip, masaüstünüzdeki dosya yığınları toparlanacak.
  • Fotoğraflar: fotoğraf arşivlemek sahiden dert; ama bitince iyi hissettiriyor. Tatil vb bol fotoğraf çekileceğini bildiğiniz durumlarda, çekilenleri telefon hafızası içinde ayrı dosyaya taşımak da sonrası için derli toplu olmayı sağlıyor. Yedekleme lazım, external harddisk veya tercihiniz neyse.  Son aşama: seçip bastırma. Kendiniz için olmasa da ailenizin büyükleri eminim yeni bir fotoğrafa hayır demezler.
  • Müzik: dinlemedikleriniz, ordan burdan indirdikleriniz, niye takip ettiğinizi dahi hatırlamadığınız Spotify listeleri… siz anladınız.
  • Email: “inbox (2713)” alıştığınız bir görüntüyse, bir el atma vakti gelmiş demek ki. Sıfırlayalım, rahatlayalım. Tek tek okumanıza gerek yok, birkaç haftadan eskileri topluca silebilirsiniz (bence. siz yine de bir emin olun tabii). Gereksiz mail abonelikleri, cevap verilmemişler, kendi kendinize yolladığınız hatırlatma emailleri (hepimiz yapıyoruz di mi?), ne varsa bi bakın.  Bilmemne indirim kuponu gibi zamanı dolabilecek fırsatları da kaçırmamış olursunuz.
  • Otomatik ödemeler: fatura gibi otomatik ödemelerinize arada bir baktığınızı umuyorum, ama yine de bir göz atmak fena olmaz. Belki orada bir yerde ayda bir gidiveren bir 1.99 lira vardır?
  • Appler ve app izinleri: Kullanılmayan uygulamalara veda vakti. Kullandıklarınızın da izinlerini bir gözden geçirmek, gerekirse ayarları değiştirmek lazım. Otomatik olarak gelen yeni özellikler, sizi sandığınızdan çok daha paylaşımcı biri yapmış olabilir. Özellikle de kredi kartı bilgilerinizin nerelerde olduğunu kontrol edin.
  • Şifreler: onlarca yerde yüzlerce şifreniz var. Hepsini biliyor musunuz, nasıl kurtaracağınızı düşündünüz mü, yeterince güvenli mi? 5-10 dakika ayırabilirsiniz.
  • Sosyal medya: Hepsini aynı aşk ve sevgiyle kullanıyorsanız lafım yok; ama kırk yılda bir aklınıza gelince baktıklarınızda bir ayıklama, ayarlama yapmak, gerekirse kapamak fena olmayabilir. Çoğumuz öğrenciyken açılan hesaplara sahibiz, yaş ilerledikçe kapsamları da işlevleri de değiş(ebil)iyor.
  • Linkedin: bu ayrı maddeyi hak ediyor. CVnizi güncelleyin, bağlantılarınızı bi gözden geçirin. Dijital temizlik diyoruz, kariyerinizin biricik penceresinin tozunu almamak olmazdı.
  • Takvim: telefon takvimi, birazcık toparlamayla en iyi arkadaşınız olabilir. Şirket toplantılarından doktor randevularına, zihninizi meşgul edecek her şeyi bu harika alana bırakabilirsiniz. Hele bir de farklı takvimler birbirine bağlanırsa, tam çiçek.

7.  Kitaplar, filmler ve daha niceleri

apartmenttherapy10

Bunlara kısaca “niyetlendiklerimiz” diyebiliriz. Kimi insan sahiden düzenli, en azından 3-6 ay içinde neleri okumak, izlemek istediğini biliyor, kenara ayırıyor. Bense “şu raftakilerden bazıları” diyebiliyorum anca, mesela. Bir bahar temizliği de bu niyetlere lazım. Gerçekçi bir beklentiyle (diyelim ki ayda 2-3 kitap) istediklerinizi seçin, onlara güzel bir köşe yapın. Tıkır tıkır eksilsinler zamanla. Aynı şey filmler, diziler için de geçerli; telefonunuza bir liste yapabilirsiniz, heveslendiğiniz sanat sepet etkinlikleri için biletleri alabilirsiniz. Muğlak niyetleri harekete çevirmek, zihni yormamak da bir temizlik bence, evet.

8. Bitkiler

apartmenttherapy2

Saksı değiştirmek, toprak yenilemek, yeni tohumlar, kırık vazolar, her şey bu başlığın altında. Evin yeşillerine de bahar gelmesi, sonradan böceklenmelerle uğraşmamak için önemli. Büyük yapraklı bitkileri temizlemenin en güzel yolu da muz kabuğuyla hafifçe silmek. Sonra muz kabuklarını mini mini kesip toprağa karıştırabilirsiniz, gübre olur.

***

Listemiz bu kadaaaar. Bir nefeste okuyunca sıkıcı oldu sanırım; ama hepsini hallettikten sonra, nasıl da misler gibi hissedeceğinizi düşünün bir. Hepimize lazım değil mi bu his? Belki de bizi bunaltan, nefes almaz hale getiren hayat koşturmacalarına inat, kontrolü elimizde olan yerleri bir derleyip toparlamak iyi gelir. Bir el atalım da güzelleşelim, oh çekelim. Sonra gelsin arkadaşlarla bol kahkahalı yemekler, gitsin sonsuz pazar miskinlikleri.

tüm görseller: apartmenttherapy

 

 

One thought

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s