Sahne Tozu

AKM
AKM – Son bakış

İzmir’de, Fuar’ın içindeki -o zamanlar bana devasa gelen- tiyatro salonunda Bremen Mızıkacıları‘nı izlediğimiz günü hatırlıyorum. 4-5 yaşlarında, sahnede olan bitenden ziyade merdivenlerden inip çıkmayı ilgi çekici bulan bir grup kreş çocuğuyduk. Merdivenlere olan ilgimden arta kalan zamanlarda, tiyatrocuların makyajlarından, kıyafetlerine; ezberlerinden, taklitlerine kadar her bir ayrıntıya ayrı ayrı şaşırmıştım. Üstelik, ne şanslıydım ki tiyatroyu çok sevmiştim!

İstanbul’a ilk geldiğim yıl, Devlet Tiyatrosu’na hayran olmuştum. Yıllardır televizyonda görüp beğendiğim oyuncuların bir kısmını canlı izleyebiliyordum. Üstelik, sinema biletine ödediğimden daha düşük bir ücretle! Kaldı ki, ben bir değer biçecek olsam, Fahir Atakoğlu‘nun müziklerini bestelediği Ağır Roman dans tiyatrosuna varımı yoğumu vermem gerekirdi.

Zamanla tiyatroya daha az gider oldum. Hatta hiç gitmediğim seneler oldu. Kendi tembelliğimi en önemli sebep olarak çuvaldızların yanına bırakadurayım, en sık gittiğim sahnelerin birer birer kapanmasının da araya giren soğuklukta payı vardı. Burada, AKM’nin görkeminden; otoparkın ortasından küçücük bir merdivenle inilen minik Aziz Nesin Sahnesi’nden uzun uzun bahsetmeyeceğim. Tam da AKM’nin yıkılışını gördüğümüz bugünlerde, kendim başta olmak üzere kimseye acı çektirmeye niyetim yok.

Gelgelelim bugüne, hâlâ Devlet Tiyatrosu’nda çok güzel oyunlar oluyor ve hâlâ dışarıda yapılacak en ucuz etkinlik olma özelliğini koruyor. Üstelik eskisi gibi sabah erken vakitte gişelere gidip bilet bulamadan boynu bükük dönmek de yok; biletler internette de satılıyor. AVM içi tiyatro sahnesi fikri hoşuma gitmese de, gerek ulaşım; gerekse salonun konforu sebebiyle, Cevahir AVM içindeki iki sahnenin varlığını da hatırlatmamak haksızlık olur. Demem o ki, aslında tiyatroyu sevip de gitmemek için pek bahanemiz yok.

Bu kadar laklak yapmışken birkaç oyun hakkında fikir vermek isterim. Açıkcası oyun seçimi yapmak oldukça zor çünkü bu yazıyı yazdığım sırada henüz Nisan ayı programı açıklanmadı. O yüzden, ben de işin kolayına kaçıp bu sene sergilenen Shakespeare oyunlarından bahsedeceğim ama öncelikle:
27 Mart Dünya Tiyatro Günü kutlu olsun!

Hamlet
Hamlet

Shakespeare‘in en bilinen eserlerinden biri olan bu trajediyi bu sefer, ülkenin en iyi tiyatro yönetmenlerinden biri olan Işıl Kasapoğlu‘nun rejisörlüğünde izliyoruz. Alışılanın aksine, kalabalık bir kadro yerine, sahnede tek bir oyuncu var: Bülent Emin Yarar. Açıkcası tüm ekibi şu anda bile ayağa kalkıp alkışlamak istiyorum ve oyunun heyecanını kaçıracak bir şeyler söylememek adına susuyorum.

Romeo ve Juliet

Gerek tiyatroda, gerekse sinemada defalarca uyarlanmış bu oyuna giderken, farklı bir şey görebileceğimi açıkcası hiç ummuyordum. Salon, klimanın ayarında bir sorun olduğunu düşünmemize sebep olacak kadar sıcaktı. Perde açıldığı anda ise sebebini anladık: Oyun, bilek-üstü derinlikte bir havuzun içinde geçiyordu ve tabii kimse oyuncuların zatürre olmasını istemiyordu. Oyuncu kadrosu, hikaye sebebiyle oldukça genç. Su, oyuna çok güzel bir dinamizm katmış. Müzikler ise sahne arkasındaki orkestra tarafından canlı yapılıyor. İki saati geçen bu oyun, tek perde olmasına rağmen sıkmadan, su gibi akıp gidiyor. (İnce giyinmeyi unutmayın!)

Coriolanus
Coriolanus

İdealist ve halktan kopuk bir askerden devlet adamı olur mu? Demokrasi gerçekten en doğru yönetim biçimi midir? Ülkesi için her zaman en önde savaşan bir askerden vatan haini çıkar mı? Bu sefer, “Dağdaki çobanla benim oyum nasıl bir olur?” sorusunu, fethettiği şehrin adını, adına ekleyen savaş kahramanı Caius Marcius Coriolanus soruyor. Behlüldane Tor‘un dekor tasarımını yaptığı bu oyunda sahne kullanımını izlemek başlı başına bir zevk. Öyle ki, sadece dekor için bile izlenmeyi hakediyor. Oyunculardan ise nispeten kısa bir role sahip olan Salih Dündar Müftüoğlu‘nu izlemekten apayrı bir keyif aldığımı söylemeden bu bahsi kapatmak istemem.

* Oyun fotoğrafları Devlet Tiyatroları resmi websitesinden alınmıştır.

Yazar: zapbeeblebrox42

if i ever meet myself, i'll hit myself so hard i won't know what's hit me.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s