Yolumuz Uzun

1_fi_plan-it-together

Yazı: Kerem R. Bürman

“İyi yolculuklar hanımefendi”

“Size de iyi yolculuklar bayım”

Az önce kapısının kapanıp motorunun çalıştığını duyduğumuz araba sokaktan yavaşça çıkarken arabanın içindeki çifte bakıyoruz şimdi, birbirlerine gülümseyerek karşılıklı iyi yolculuklar dilediler.

“Seninkiler yine yolda” dedi pencerede sigara içen Nedim Bey, içerde kahvaltı masasını toplayan Semra Hanım’a. En son ne zaman birlikte yolculuğa çıkmışlardı acaba; hatırlamıyor Nedim Bey bunu. “Uzuncadır olmadı” dedi içinden, sonra en son kaç ay önce seviştiklerini de hatırlamadığını düşünüp sigarasından son ve derin bir nefes çekip dumanı dışarı üflemeyi unutarak içeri girdi. Semra Hanım’ın içeriden gelen bağırmasından anlıyoruz bunu -hiç tahammülü yok Semra Hanım’ın evin içinde sigara kokusuna.

“İlk durağımızı söyleyin bakalım Pelin’e”. Pelin dedikleri de navigasyon cihazları, arabalarının adını ise Selin koymuşlar… Demek ki her şeye isim takan o acayip çiftlerden biri bunlar da. Yapacak bir şey yok, hikayelerimizdeki kahramanları öyle kafamıza göre seçebilme lüksünü biz acemi yazarlara vermiyorlar. Bir dostumun deyimiyle “ne zaman Orhan Bey gibi yetkin bir yazar olursun o zaman sen de seçebilirsin karakterlerini.”

tyGNC2qonFhMd3qWu8qGuP
Pelin (temsili). Kaldı ki bütün navigasyon cihazları birbirinin neredeyse aynısıyken ne demeye bir de isim takıyorlar şunlara, anlamak zor…

Pelin’in mekanik bir tonla “150 metre sonra sağa dön ve sağdaki rampadan çık” komutunu müteakip kendilerini TEM üzerinde buldular. Yol tabelalarına bakılırsa kuzeye doğru gidiyoruz. Yol sakin, bir genel tatil günü değil galiba bütün ülkece yolda olmadıklarına göre. Sakin otoyolda ilerleyen arabanın içinde yola bakarak konuşan bu ikiliye kulak misafiri oluyoruz:

“İyi akıl ettin o katlanan şezlongları bagaja atmayı.”

“Son anda akıl etmedim tabii ki. Biliyorsun kaç haftadır o listeyi hazırladığımı. Üzgünüm ama benim tatilim hazırlıksız çıkılamayacak kadar değerli.”

“İlk yaptığın yolculuk öncesi listesini hatırlıyor musun, kaç yaşındaydın?”

Adamın sanki kadını tanımaya çalışır gibi sorduğu bu soruya bakılırsa bunlar galiba yeni bir çift -belki çift bile değillerdir henüz ama konumuz bu değil, şimdi onlardan yola nasıl hazırlandıklarını öğrenmek istiyoruz. Önümüz yaz ve ben de sizler gibi bir tatile çıkacağım elbette. Yüzlerindeki mutlu ve huzurlu ifadeden hazırlıklı insanlar olduklarını anladığımız bu çifte soralım şimdi yola nasıl hazırlanılır.

“Aa hemen anlatalım” diyor adam bir eli direksiyonda, diğeriyle yanındaki kadının elini tutuyor. “Hı hım” diye onaylıyor kadın, “anlatırız.” Hoparlörlerden gelen melodinin ‘travelling song’ adında bir şarkı olduğunu Shazam sayesinde buldum sözlerini kesmemek için, daha önce duymamıştım.

“İşe elbette bir destinasyon belirleyerek başlamak lazım” diye söze giriyor adam. Kadın hemen ekliyor: “ama bu öyle rastgele olmaz; mevsim, kaç gün vaktimiz olduğu, o aralar neleri ve nereleri görmek istediğimiz gibi bir çok şey var buna etki eden.” “Bu kez nereye gideceğimize bir film izlerken karar vermiştik” diye devam ediyor adam yanındaki kadına gülümseyerek bakarken. İkisinin de yüzündeki hoş ifadeye bakılırsa güzel bir film olmalı bahsettikleri.

“Son nokta ve gideceğimiz zaman belli olunca hemen hazırlıklara başlarız. Yola birkaç güzel yer eklemek ve rotayı belirlemek genelde bana düşüyor” diyor adam “böyle bir iş bölümümüz yok aslında” diyor hemen, sanki bir yanlış anlaşılma olasılığını ortadan kaldırmak ister gibi temkinli bir sesle. “Evet yok” diyor kadın da kinayeli bir tonda, “ama niyeyse kalacak yerleri bulmak da hep bana düşer.”

“Müziksiz yolculuk olmaz. O yüzden ikimiz de en az bir playlist hazırlamadan yola çıkmak istemeyiz.” İkisi de bu müzik işini ciddiye alıyorlar belli ki. “Playlist hazırlamaya 77 gün öncesinden başladığımız tatillerimiz oldu” diye gülerek anlatıyor adam. Kadın başıyla onaylıyor adamı ve ekliyor “ama daha önemlisi ‘tatile giderken alınacaklar’ listesi. Kışın biraz daha kolay ama yazın internette gördüğüm bir yazıdaki listeyle başlayıp sonra kendi listemle devam ediyorum” diyor kadın. “Size de verirdim bir liste ama her tatilin, her yerin, her mevsimin listesi ayrı. O yüzden size verebileceğim en iyi şey vakitlice liste hazırlamaya başlamanız yönündeki tavsiyemdir. Ha bir de ‘son dakikada alınacaklar’ listesi yapın, şarj aleti, yolda yenecek şeyler, anahtar gibi son dakikaya kalması gereken şeyler için.”

Pelin’den gelen bir komutla otoyoldan çıkıp bir yol kenarı restoranına giriyorlar. Pelin’e adres olarak girdiklerine göre bunu da önceden planlamış olmalılar. “Evet planladık” diyor adam, “çünkü hem bu aralar acıkırız, hem de buradaki gibi burgeri başka yerde bulmak zor.” Bu saatte hamburger yiyecek olmaları biraz şaşkınlık verici doğrusu. Onlar yemeklerini yerken biz de arabanın etrafındayız. Araba yol öncesi bakımından geçmiş gibi duruyor; lastikler, yağ, su gibi şeylerden bahsediyorum canım, herkes bilir. Yemeklerini bitiren ikili arabaya döner dönmez hemen müziği açıyor yine. Bunu biliyorum, Cake bu çalan, Stickshifts and Safetybelts. Bu şarkıyı adam seçmiş olmalı, şarkı başlar başlamaz elini kadının omuzuna attı. Acaba arabada kalarak kabalık mı ediyoruz?

“Yok canım, siz ona aldırmayın” diyor kadın, “sizden yüz bulunca zevzekliği tuttu sadece.”

Artık otobanda gitmiyoruz, yaklaşmış olabiliriz. “Çok güzel bir yoldan geçiyoruz” diyor adam. İki şeritli, ağaçlıklı yolda yumuşak virajlar, hala akan derelerin üzerine yapılmış küçük köprüler, inişler ve yokuşlar var. Adam otoyolda hızlı gitmesine rağmen çok sakin kullanıyor bu yollarda arabayı, sanki manzarayı içine çektiğini düşünüyoruz.

Pelin son dönüşü de tarif edip varacakları yere 12 kilometre mesafeleri kaldığını söylüyor. Hemen az ilerideki benzin istasyonunda beni indirmelerini rica ediyorum bu nazik çiftten. Birlikte gittiğimiz bu 317 km yolda onlardan nereye gideceklerine nasıl karar verdiklerini, rotayı nasıl yaptıklarını, yol müziklerine özen göstermek gerektiğini ve götürecekleri için liste hazırlayarak kötü sürprizleri nasıl en aza indirebileceğimizi öğrendik.

“Dönerken de karşılaşırsak size tatilimizin nasıl geçtiğini de anlatırız belki” diyor adam. “Kısmet” diye ekliyor kadın, iyi bir yolculuğun da biraz kısmet işi olduğunu anlatmak istiyor gibi.

 

Fotoğraflar:

Kapak: https://www.zipcar.com/ziptopia/going-places/the-road-trip-survival-guide-for-couples

Pelin: https://www.cbu.ac.zm/tc/best-sat-nav-the-ultimate-gps-units-on-the-market-right-now/

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s