Sevmediğimiz trendler

Screen Shot 2018-04-29 at 19.23.36Screen Shot 2018-04-29 at 19.28.30

Birkaç gün arayla yavrularım @yinemimerve ve @ozanako ‘nun şu sempatik tweetleriyle karşılaşınca “geri gelen sevmediğimiz trendler” yazısı yazayım istedim, hem de elimin pasını atarım, hafif hafif, bol söylenmelik yazı.

3a587bb8ab6e871556c2aff62de52408B0000BYA25.01._SCLZZZZZZZ_

Künye: 80’lerin sonu 90’ların başında çocuk olduğum için benim de vardı bundan, bence başımıza gelen en çirkin şey değil künyeler. Ama kolumuzda neden ismimizin olduğu metal parçası olsun bir yandan da. Zaten tanıştığımızda ismimizi söylüyoruz, bir de bileğimizde sallanması… Çok parası olanlar ve asla geri kalmak istemem diyenler aile kuyumcusuna bir uğrasınlar, o kadar para vermek istemeyenler için gümüşçülerde de var. Hem gümüş takılar da hızla geri dönenlerden. James Dean’e yakıştığı kadar yakışacaksa hiç düşünmeyin.

a5b8f39d40c488171adcd3f8b334031e--nylons-heels-tan-pantyhose

Ten rengi ince çorap: Müjde müjde size, Parizyen’den müjde size, ten rengi ince çoraplar döndü! Yıllarca o çorapları giyen kurumsallara söylendik, ya ince siyah giysin ya çıplak gezsin bu ne vasatlık diye atıp tuttuk da ne oldu? Geri geldiler. Hem de en ışıltılı halleriyle. Vatkalar, ışıltılı ten makyajları, avize küpeler dönmüşken hafif parlayan, ten renginden biraz daha açık (muhtemelen birkaç yıl içinde de bronzlar geri gelecek) ince çoraplar yine bizimle.

 

Plastik terlikler: Bunları gerçekten sevmiyorum ama moda sektörü öyle minik minik zerk ediyor ki zehri, başkalarında gördüğümde de anlayışla karşılıyorum, n’apalım. Şehirde bunlarla gezeni henüz görmedim, Parisliler şehirde terlikle gezmeyi pek tasvip etmiyorlar. Zaten bu plastik terlikler de sadece yazlığın bahçesinde çiçek sularken ayağa geçirilir gibi geliyor. Ne kadar marka, o kadar iyi mantığı hakim bunlarda da. Gucci alın, Versace alın, gözü olan var olmayan var, görünsün büyük puntolarda logolar. Bu çirkin terliklerde ayak parmaklarının beşi birden dışarı fırlayacağı için parası neyse verip bir de pedikür yaptırırsanız şahane olur, teşekkürler. Bu arada Balenciaga’nın Crocs tipli garip terliğinden hiç bahsetmedim, belki hakkında konuşmazsak kaybolur diye umuyorum.

Screen Shot 2018-04-29 at 22.10.38

Renkli tırnaklar: Normal bir renk değil, sarılar, yeşiller, hardallar… Daha da iyisi her tırnağa farklı bir renk. Şimdilik pastel olanları. Tüm tırnaklar pastel tek renk ise aradaki birkaç tırnağa cayır cayır altın ya da gümüş. Böyle türlü türlü asilikler. Ben bunun için çok yaşlıyım ki bu akım moda olduğunda -ya da ben hatırladığımda- 7-8 yaşlarındaydım, o zaman da sevmemiştim. Şimdi de aynı şeyi düşünüyorum.

IMG_2608

Büzgülü ve yanardönerli elbiseler: Bunun adı başka bir şey de olabilir, emin değilim, bahsettiğim büzgü kıvrımları vurgulayan, ışığın yönüne göre rengi değişen sihirli kumaşıyla bizi 2000’lere götüren bir şey. Bu elbise aklıma hep Paris Hilton’ı getiriyor mesela. Bir de Reina geceleri.

 

Kargo pantolonları: Bir hakisever olarak kargo pantolonlarına -kamuflaj desenli olanlar hariç- karşı değilim, zamanında Harley Davidson botlarımla havalı havalı giymişliğim de var ama şimdi vitrinlerde görünce hiç de özlemediğimi fark ettim. Ordan burdan cepler fırlıyor da o ceplerle napıyoruz mesela? Hiç. Bi de topuklu ayakkabıyla “kombinlenmesi” var ki hiç düşünemiyorum bile.

 

Plili pantolon: Sevgili erkekler (aslında kadınlar için de bu tehlike mevcut), bu görseli size İkranur Cami Donanımları internet mağazasından buldum, cübbe kategorisindeydi. Başka söyleyecek sözüm yok. Acne’den Zara’ya bir sürü marka da üşenmiyor yapıyor bunu, üstelik rengarenk. Bilemiyorum beyler, göz sizin stil sizin.

yikilan-gurur-7-kisim-umit-besen-serpil-cakmakli_301062_207-1375451419-1418321455

Serpil Çakmaklı ışıltısı: Bu bir paket, tek bir üründen o verimi alamayız, yaldır yaldır parlayan bir aydınlatıcı, göz kenarlarını belirginleştirmek için çeşitli siyah kalemler, göz kapaklarının ışıltısı için çoklu far paletleri ve tercihen yine ışıltılı bir bronzer ile bu görüntüye sahip olabilirsiniz. Ve müjde: Mat rujlar da yerini lip gloss’lara bırakıyor. Tabii ki makyaj tercihinin sosyolojik bir yanı var, bu bahsettiğim daha çok Türkiye’de popüler. Burda yok şükür, paraları far paletlerine değil La Mer kremlere döküyor Parisli kadınlarımız.

 

Anneanne ya da anne gözlüğü: Kaç yaşında insanlar okuyor bilmiyorum, çok gençseniz albümlerde anneannenizde görmüşsünüzdür, benim yaşlarım ise annelerinden, teyzelerinden hatırlarlar: Kocaman kalın ve şeffaf çerçeveli gözlükler. Bu tuzağa ben de bilerek ve isteyerek düştüm, uzağı görmek için aşağıdaki gözlüğü kullanıyorum. Sürahi Hanım gibi film izliyorum bununla. Havaalanında tabelaları okuyamadığımda “ay bir dakika” deyip çantamdan çıkarıyorum. Mutluyuz. Çirkin mi, çirkin tabii ki. Ama sevdim bir kere.

 

Çirkin tokalar: Yavaş yavaş alışacağız, hatta güzel görünmeye başlayacaklar ve kim bilir belki takacağız da ama bu onların pek de estetik olmadığı gerçeğini değiştirmiyor. Scrunchie denilen şu büzgülü lastikler, en parlak, en janjanlı, en güzel kabul ediliyor. Gucci tokaya ise kabul edeyim biraz daha yakınım ama üstünde Gucci yazmasaymış. Yani o zaman da piyasa fiyatının onda birine düşerdi ama o taşlar o logo… Bilemiyorum mahmutterlar…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s