İstanbul’da Sonbahar (Rehberi)

Salt Galata

Sonbahar, tam da bir bahara yaraşır şekilde sağ gösterip sol vurarak ilerliyor. Bu aralar hava güneşli ve ılık olsa da, biliyoruz ki yağmurlu ve gri günler kapıda. Güneşi göremeyince içine dönen, günebakandan evrilmiş arkadaşlara dışarı çıkmak için bir sebep; zaten bu havaların insanı olanlara ise teklifler ile geldim. Tekliflerde en dikkat ettiğim özellik, maddi olarak can sıkmaması çünkü evden çıkmamak için bir bahaneye daha ihtiyacımız yok. Kendi adıma, bu listeleri çıkarıp planlar yaptığımdan beri mevsimin estireceği depresif rüzgarlardan daha az korkar oldum. Lafım sevgili günebakanlara: Vitaminlerinizin, bitki çaylarınızın ve hırkalarınızın yanına bir de liste iliştirmek size de iyi gelecek!

Tiyatro
Bana bile -bir anlığına da olsa- yazın bittiğini unutturan; evde çok sıkıldığım kreş zamanlarından beri ilk defa heyecanla sonbaharı bekleten yegane etkinlik tiyatro ile başlamak istiyorum. Öncelikle, özel tiyatroları bir kenara ayırıyorum. Yukarıda da belirttiğim gibi niyetim gider kalemini düşük tutmak. (Deryik benimle gurur duyuyor, hissediyorum.) Bu sebeple, “Ayağınız alışsın” fiyatlandırmasıyla Devlet Tiyatroları baş köşede yerini alıyor. Normal oyunlar 9-15TL olan bilet fiyatları, müzikallerde biraz daha pahalanıyor. Şehir Tiyatroları ise bu kadar uygun fiyatlı olmamakla beraber, fiyat politikası olarak Devlet Tiyatroları’ndan çok daha farklı değil.
3 Ekim’de sezonu açan Devlet Tiyatroları’nda, geçtiğimiz yıllarda defalarca sergilenen bazı popüler oyunlar devam etmekte: Profesyonel, Hamlet, Karmakarışık… Sezon açılışı ile beraber dünya prömiyeri yapan “Bir Peri Masalı Radyumun Kızları” ise genç oyuncularının başarılı performansı ve ilgi çekici hikayesi ile klasiklerin arasına gireceğe benziyor.
Şehir Tiyatroları’nda da durum benzer. Cibali Karakolu, Macbeth gibi kültlerin yanısıra Bizim Aile gibi yeni oyunları ile güzel bir sezon vadediyor.
Not: Popüler oyunlara internet üzerinden bilet almak isteyenler, daha önce en az bir derbi maçına internetten bilet almayı başarabilmiş birinden yardım isterse iyi olacaktır. Zira bu gözler 30 saniye içinde biletleri tükenen oyunlar gördü.

Devlet Opera ve Balesi
Ne opera, ne de bale şimdiye kadar ilginizi çekmediyse; bari Süreyya Operası’nın o güzel binası hatrına bir şans verin. Opera ve balenin yanısıra konserlerin de programında yer aldığı DOB, çoğu zaman Süreyya Operası’nı kullansa da zaman zaman başka mekanlarda da etkinlikler düzenlemekte. Bu sezona ait programın şimdiye kadar açıklanan kısmında ise göze çarpanlar sevimli bir komedi olan Falstaff (opera), bir hovardanın düşüşünü anlatan The Rake’s Progress (opera) ve hepimizin illa ki adını bildiği yeldeğirmeni savaşçısı Don Kişot (bale). Konserlerden ise artık birer klasik haline gelmiş olan Cumhuriyet Bayramı Konseri ve Yılbaşı Konseri garanti seçimler olacaktır.

4. İstanbul Tasarım Bienali
Bu yıl, ikisi uydu mekan olmak üzere sekiz mekanda düzenlenen bienalin başlığı: “Okullar Okulu”. Mekanların birbirine yürüme mesafesinde olması ulaşımda kolaylığı sağlarken, bienalin App Store ve Google Play’de yer alan ücretsiz sesli rehber uygulaması ise gezmede kolaylık sağlıyor. 4 Kasım’a kadar sürecek bienalin düzenlendiği mekanlardan hepsi pazartesi günleri kapalı iken; bir kısmı her cuma 22:00’a kadar açık. Ayrıca Salt Galata ve Studio-X, 25 Ekim Perşembe günü yine 22:00’a kadar ziyaret edilebilir. Rehberli tur hizmeti almadığınız sürece ücretsiz olan bu etkinlik sayesinde Pera Müzesi’nde yer alan diğer sergileri de ücret ödemeden gezebilirsiniz.

Arkas Koleksiyonu’nda Post-Empresyonizm Sergisi
Resimden anlasa da anlamasa da (ikinci ben oluyorum) resim bakmayı seven; post-empresyonistlere ise ayrıca muhabbet duyanlara büyük fırsat! Arkas’ın, Tophane-i Amire’de düzenlediği sergi 6 Kasım’a kadar devam ediyor. Ücretsiz olan bu sergi, konumu sebebiyle bienal arasında tam da geçerken uğranası bir yerde. (Evet, evet bienale gittiniz varsayıyorum.) Büyük fırsat olması ise buralarda pek benzeri olmayan bir sergi olmasından ileri geliyor. Musée d’Orsay bizde olsa tabii ki daha soğukkanlılıkla karşılardım.
(Sergiyi 14 Ekim’e kadar ziyaret ederseniz, diğer salonda yer alan, Arzum Onan Aslantuğ’un “Kadın” isimli heykel sergisine de bir göz atabilirsiniz. Ben bir beş dakikanızı ayırmaya fazlasıyla değer.)

Diğer Sergiler
İstanbul, her şeye rağmen, sergiler konusunda cömert davranmaya devam ediyor. Bu nedenle, başlıklar arasında boğulmayalım diyerek kalanları bir araya toplamaya çalıştım.

  • Kasa Galeri: Sabancı Üniversitesi’ne ait, eski bir banka binasının kasa dairesinde yer aldığı için adı “Kasa Galeri” olan bu sergi alanı Karaköy’ün en güzel yapılarından birinde gizli. Galeri, 20 Ekim’e kadar “Bırakılmış” sergisine ev sahipliği yapıyor. 15-20 dakikada gezilebilen bu minik ama etkileyici sergiye uğramanızı gerçekten isterim. Özellikle Onur Gürkan’ın “Tatil” isimli çalışmasının hâlâ etkisindeyim.
  • İstanbul Modern: 11 Kasım’a kadar “Anthony Cragg: İnsan Doğası” ve “Bakış Açıları” isimli iki serginin yer alacağı İstanbul Modern, Asmalımescit’teki yeni/geçici yerinde ziyaretçilerini ağırlıyor. Düzenli olarak sergi ve film gösterimlerini takip etmeyi düşünen misafirleri için ise yıllık üyelik fırsatları mevcut.
  • Pera Müzesi: Pera Müzesi, sürekli sergilerinin yanısıra; süreli sergilere de yer vermekte. Bu aylarda ise bienal haricinde “Mektep Meydan Galatasaray” sergisi süreliler arasında. Bienal dışı zamanlarda da ücretsiz ziyaret etmek isteyenlere ise cuma günleri 22:00’a kadar kapıları açık.
  • Dirimart: 4 Kasım’a kadar, Dolapdere ve Nişantaşı olmak üzere iki ayrı galeride, iki ayrı sergiye ev sahipliği yapıyor. Şakir Paşa’nın kızı, Halikarnas Balıkçısı’nın kardeşi, Ürdün Prensesi ressam Fahrelnisa Zeid’in çalışmalarının yer aldığı sergi Dolapdere’de; yine Ürdünlü bir ressam olan Nissa Raad’ın ülkemizdeki ilk sergisi ise Nişantaşı’nda ziyaret edilebilir.
  • Pilevneli Galeri: 1 Aralık’a kadar sürecek Ida Tursic & Wilfried Mille “Melancholic Sunset” resim sergisi adıyla bile güzel vaatlerde bulunmakta. Yalnız, galerinin pazar ve pazartesileri kapalı olduğunu belirtmekte fayda var.
  • Galata Rum İlkokulu: “206 Odalı Sessizlik” sergisi 10 Kasım’a kadar (pazar ve pazartesileri hariç) ziyaretçileri ağırlayacak. İstanbul Ekümenik Rum Patrikhanesi’nin de katkıları ile gerçekleşecek serginin bir özelliği de 2018 Kültürel Miras Yılı kapsamında “Tehlike Altındaki 7 Dünya Mirası”ndan biri olan “Büyükada Rum Yetimhanesi”ni merkez alması.

Başka Sinema
Film Ekimi’nde görmek istediğiniz filmlerin biletleri tükenmiş, seanslara vaktiniz uymamış, listenizle mali durumunuz çatışmaya girmiş… Bütün bu olumsuzluklara neyse ki bir tesellimiz var! Başka Sinema, çeşitli sinemalarda kiraladığı salonlarda, bizleri uzaktan iç geçirdiğimiz filmlerle buluşturuyor. Sırf, günümüz koşullarında sinema perdesinde göremeyeceğimiz filmleri izleme fırsatı verdiği için bile takdir edilesi. Üstelik, neredeyse tekelleşmiş o ünlü şirketin salonlarını kullanmadığı için daha uygun fiyata film izleme fırsatı sunuyor. Evet, salonlar genellikle eski fakat en azından kitlesi sinema salonunun adab-ı muaşeret kurallarına aşina insanlardan oluşuyor.

Yazar: zapbeeblebrox42

if i ever meet myself, i'll hit myself so hard i won't know what's hit me.

4 thoughts

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s