Kelimelerin sürprizli dünyası

Çok heves etsem de haşır neşir olma hedefimi emekliliğe ötelediğim konulardan biridir etimoloji. Kelimelerin o zihin açan hikayelerini sallanan koltuğumda, bireysel emekliliğim sayesinde kafam rahat bir vaziyette, sindire sindire keşfetmek istiyorum. Bir yandan da kimselerde olmayan etimoloji bilgim sayesinde torunlarım bana bayılacaklar ve üşenmeden her hafta sonu anneannelerini ziyarete gelecekler. (Ipanema civarları) ‘Anneanne, turnusol kelimesi nereden geliyor?’ diye sorduklarında, ‘Çocuklar…’, diyeceğim. ‘Şimdi olmaz çok yorgunum.’ Hemen durumu çakacaklar ve kuruyemişimi ocakta hafifçe kavurduktan sonra yanında bir kadeh buz gibi beyaz şarap eşliğinde rüşvet tepsisini sallanan koltuğumun yanına koyup, ‘Belki bu fikrini değiştirir.’ diyecekler. Başlayacağız kelimelerden konuşmaya.

Planlar böyleyken, hem görsel hem de içerik olarak çok seksi bir hesap keşfettim ve tarihi biraz daha öne çekmeye karar verdim. @opikapbupikap bazen gündemle ilişkili, bazen rastgele kelimelerin etimolojik kökenlerini çoğu kaynağın aksine hiç didaktik olmayan, tatlı bir dille anlatıyor. Biliyorsunuz ki biz The Mahmut olarak beğendiğini kendine saklayan bir ekip değiliz. Sevdiklerimizden bazılarını sizler için seçtik, açıklamalarını da aynen opikapbupikap’ın kaleminden paylaşıyoruz. İyi kültürlenmeler.

IMG-8204

Üzerindeki Midilli şehri nedeniyle bizim Midilli dediğimiz adanın asıl adı Lesbos. Lezbiyen kavramının bu adanın isminden geldiğine dair ciddi izler var. Ancak, antik Yunanın meşhur kadın şairi Sappho’dan bahsetmezsek konu tam anlaşılmaz. “Lezbiyen” yani “Lesboslu” olarak göndermesi yapılan kavramın tam karşılığı “Lesbos’lu kadın şair Sappho gibi” olmalı. Yaşadığı dönemde adanın kadınları özgürlükleri ile meşhur olsalar da, Sappho eşcinsel göndermeli şiirleri ile daha meşhurdur. Muhtemeldir ki kadının adı o zaman da yoktur ve “Sappho gibi” demek yerine “Lesboslu (o kadın) gibi” denir.

Toparlarsak, adanın kendisine atfedilen bir kavram değil, o adalı olduğu için Sappho’ya -ancak ismi yerine memleketi seslendirilerek- atfedilen kavramdır.

Ekran Resmi 2018-11-10 14.32.39.png

Akla gelen soru şu tabi; Neden TURNUSOL kağıdı? Çünkü bandırıldığı sıvının ph değerinden asit mi baz mı olduğunu anlayan bu kağıdın hazırlanırken emdirildiği çözelti AYÇİÇEĞİNDEN elde ediliyor. Bunu biz keşfetmiş olsaydık dünyaya AYÇİÇEĞİ diye yayabilirdik. Ve dünyanın kalanı, arkadaş bütün dünya buna güneşle ilgili isim verirken (sunflower, tournesol, girasol, sonnenblume, vs.), bu Türkler neden AYÇİÇEĞİ demiş diye kafayı yiyebilirdi. (günebakan diyen Trakyalı emşerilerimi tenzih ederim)

IMG-8202

Sekreter, adının üzerinde olduğunu düşününce fark edebildiğimiz kelimelerden.

IMG-8201

Esasen simyada kullanılan BENMARİ “Meryem Ana’nın sevdiği/seveceği kadar sıcak olan su” demekmiş.IMG-8199

Ruh dünyası ile aradaki bağlantıyı sağlayan kişi. MEDYA da aynı kökten, yani aradaki şey, araç.

IMG-8198

Yazının sert yüzeylere kazınarak yazıldığı dönemde sivri uçlu bu nesne hem kalem, hem de bıçaktı. Yani ince sivri uçlu nesnelerin adıydı STİL. Bunun bir benzerini HARF kelimesinde de görüyoruz. Arapça kesici, delici alet (mızrak) anlamına gelen HARF, bir zamanlar yazının bu aletlerle kazınmasından dolayı alfabedeki simgelere ismini veriyor.
Benzer birkaç örnek daha bulmak mümkün ancak şimdi üslup anlamındaki STİL’e gidelim; Sivri uçlu STİL’le yazı yazılırken kişiden kişiye farklılık olması çok doğal değil mi? O zamanlar kısıtlı bir zümrenin yazı yazdığını da düşünürseniz STİL farklılıkları hemen belli oluyor. Efendim bu opikap’ın stili, bu bupikap’ın stili, şu da şupikap’ın stili deniveriyor (bunu bir iki kez hızlı şekilde okursanız eğleneceğinizi düşünüyorum). Hele bir de retorik devreye girince, STİL’ler iyice belirgin oluyor. Dolayısıyla bu nevi şahsına münhasırlık durumuna bugün rahatlıkla STİL diyoruz.

Toparlayalım;
STİL / STİLETTO ince sivri uçlu cisim,
Bu cisim ile kazıyarak yazı yazılabildiği için bu bir KALEM (bkz. tablet kalemi STYLUS)
Bu cisim ile can yakabileceğiniz için bu aynı zamanda bir HANÇER
Bahsi geçen ayakkabı türünün topuğu STİLETTO’ya benzediği için STİLETTO AYAKKABI
STİL yazılarındaki farklar STİL(etto) farkları
Her türlü nevi şahsına münhasırlık STİL
IMG-8197

Kullandığımız anlama nasıl geldiği çok açık değil ancak sütyenin cüzdan işlevi malumunuz. Paranın sütyene sıkıştırılması işlemine cukkalamak denmiş olma ihtimali çok yüksek. Temiz bir alışverişten elde edilen para yerine, avantadan gelen, şüpheli işlerde dönen kazancı işaret eder biraz. Çingeneceden geçen kelimelere karşı maalesef bir ön yargı var. Mesela dikizlemek. Bakmak demek ancak kimseyi masum bir bakış olduğuna ikna edemezsiniz. Araba kullanırken dikiz aynasından arkaya bakmak tamam ama dikizlemek nanay. Hatta şinanay da yavrum hoppa şinanay, yani hiç yok da yavrum hoppa hiç yok. Sanırsın ki Çingenecede hep bir eğlence, hep bir muzırlık. Koymuyorsun ki şopar bi derdini anlatsın. Şopar? Çocuk efenim, erkek çocuk.

Pekiştirme: 100 kelime kadar geriye giderseniz sütyen kelimesini de bulabilirsiniz.