Cleo. Varda. Cuarón

Roma hakkında yazılacaklar yazıldı, söylenecekler söylendi. İzlemeyenlerimiz bile Roma’nın otobiyografik özellikler taşıyan bir film olduğunu, Alfonso Cuarón’un hayatından izler taşıdığını, filmde kullanılan eşyaların pek çoğunun Cuarón’un Meksika’daki akrabalarının evinden geldiğini artık biliyor.

Sınıf eleştirisi kritiği yapıldı, çok katılmasam da. Daha doğrusu en çok takıldığım şey o değildi. Evin hanımı dört çocukla terk edilmiş, kadının dengesi bozulmuş, kendi çocuğuna da tokat atıyor. Yanında kim olsa bu öfkeden payına düşeni alırdı, kızamadım. “Aşağı sınıftan diye böyle davranıyor” eleştirisini de biraz acımasız buldum. Bu eleştiriyi yapanların çoğunun şu anda çocuğuna, yaşlı annesine vs bakan yardımcıları olsa -ki Türkiye’de de bu yardımcıların çoğu yabancı uyruklu, sigortaları ödenmiyor, pasaportları ellerinden alınıyor ve sene 2018-, Signora Sofia’dan daha anlayışlı ve kibar davranırlar mıydı bilmek isterim. Cuarón da bir söyleşisinde bakıcısıyla çok yakın olduklarını “Biz onun ailesi olduk, o bizim ailemiz oldu” diye açıklıyor zaten. 

Kadınların birbirlerine ihtiyaç duydukları şefkati sorgusuz sualsiz göstermelerini çok sevdim. Çok bunalmışız “kadın kadının kuyusunu kazar” filmlerinden, Roma çok iyi geldi o yüzden. İki kadının arabadaki halleri, yaşlı kadın ve Cleo’nun mobilya mağazasında bebek mobilyası seçmeye gitmeleri. Konuşmadan, sorgulamadan birbirlerinin hallerinden anlamaları… 

Her neyse, bunlar benden önce de yüzlerce kez söylendi. 

Film yorumlarına baktığım zaman İtalyan Yeni Gerçekçiliği, Fransız Yeni Dalgası, Godard, Truffaut hatta Ingmar Bergman atıflardan bahsedenleri gördüm. Bazılarına katılsam da bazılarına siyah-beyaz olmaları dışında katılmıyorum. Bununla beraber neden kimsenin Agnès Varda’dan bahsetmediğini anlamıyorum. 

Karakterin ismi bile Fransız yeni dalgasının ünlü yönetmeni Agnès Varda’nın 1961 yapımı filmi Cléo de 5 à 7’den geliyor. 

İki filmde de kamera Cleo’ları takip ediyor.

 

Agnès Varda’nın Cléo’su profil olarak Cuarón’un Cleo’sundan farklı olmakla birlikte kadınlarla ve erkeklerle ilişkilerinde aynı pattern mevcut. İki Cleo da hayatlarındaki erkekten benzer tepkiler görüyorlar, iki Cleo’yu da hayata bağlayan ve daha güçlü durmasını sağlayan diğer kadınlar. 

 

Erkek işi sayılan otomobil kullanma bile iki filmde de mevcut. Varda’nın Cléo’sunun Paris’te bindiği taksinin şoförü bir kadın ve hatta yakın kadın arkadaşı da tıpkı Cuarón’un Signora Sofia’sı gibi araba kullanıyor. Erkek şoförlerin domine ettiği caddelerde bu kadınlar parlıyorlar. Cuarón’un Roma’sında Signora Sofia, Ford Galaxy’yi deyim yerindeyse parçalıyor, bunu bilerek ve isteyerek yapıyor, kötü bir şoför olduğundan değil. Semiyolojide araba erkekle özdeşleştirildiği için, iki filmde de bu simgeler üzerinden erkekliğe ait olduğu varsayılan alanın kadınlar tarafından ele geçirilmesi etkileyici. 

 

Ama yorumlara baktığımızda Agnes Varda’dan bahseden YİNE yok, bahseden olduysa ve ben görmediysem de kendilerinden özür dilerim. Doğrusu Fransız Yeni Dalgası konusu geçince sadece Godard, Truffaut, Rohmer’in öne çıkmasına üzülüyorum. En az onlar kadar iyi olan Agnès Varda’nın erkek egemen sektör tarafından bu kadar görünmez hale getirilmesi hiç adil değil ve sinema için büyük bir ayıp. Cuarón’a da sadece kendi hayatındaki önemli bir figürü değil, Agnès Varda’yı ve onun Cléo’sunu da biraz olsun görünür kıldığı için teşekkür ederim. 

 

Vaktiniz varsa ve izlemediyseniz Agnès Varda’nın Cléo de 5 à 7’si de hafta sonu filminiz olsun. Sevmezseniz ve ne saçmalamışsın derseniz yorumlara beklerim. 

 

3 thoughts

  1. Öncelikle bu yazınız için teşekkür ederim. Ben de Roma filmini çok sevenlerdenim. Birçok yabancı kaynaktan (çoğunlukla podcast, film değerlendirmeleri vb.) bu filmle ilgili yapılan yorumları, analizleri büyük bir keyif ve merakla takip ettim. Ancak hiçbirinde Agnes Varda ve Cléo ismine rastlamadım. Dediğiniz gibi Roma filmi ile ilgili söylenebilecek her şey söylendi derken bu farklı yazıyı görmek benim için çarpıcı oldu. Cléo’yu yıllar önce izlemiş olmama rağmen benim de hiç aklıma gelmemişti. Kendimce başka birkaç film düşünmüştüm ama Cléo’nun uzağından bile geçmemiştim. Tekrar elinize sağlık. Cléo’ya bir kez daha döneceğim.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s