New Orleans

IMG_6151

Everywhere jazz, everywhere booze, everywhere life… 1920’lerin ortasında geçen hikayede Velma Kelly Chicago’yu böyle tarif ediyor ama burası tam olarak New Orleans. Şehir sınırlarına girdiğim andan itibaren müzikle, neşeli insanlarla, pullar, rengarenk peruklar ve Mardi Gras boncuklarıyla kuşatıldım. Kısacası bu şehirle ilişkim: İlk görüşte aşk.

 

IMG_6117IMG_6331

French Quarter’daki Antoine’s Creole mutfağıyla meşhur. Kerevitli tencere yemeklerini mutlaka deneyin. Coop’s Place de daha rahat ve salaş bir yer, iki gece üst üste gidecek kadar sevdim.

Fransızların yağda kızartılan hamuru beignetsi New Orleans’ın favori kahvaltısı. Sabah kahvenizi ve beignetnizi Cafe du Monde‘da alın.

Stein’s Market and Deli muhteşem sandviçler yapıyor. Ayrıca seyahatlere çıktığında evine yerel baharatlar, lezzetler götürmeyi sevenlerdenseniz uğramanız gereken market burası.

Özellikle hafta sonu Bourbon Street adeta Mardi Gras simulasyonu. New Orleans’a özgü bir kokteyl olan hand grenade elinizde ara sokakların keyfini çıkarmanızı tavsiye ederim. Kalabalık çok renkli, her yaştan ve renkten binlerce insan. Hiçbir şey garip değil.

“Ay ben gidemem işi gücü bırakıp ama müzik varsa dinlerim” diyenleri de şuraya alalım. 

IMG_6285Suç oranının yüksek olduğunu hatırlatayım, eğlenirken kendinizi çok kaybetmemeye bakın. Bir de hayaletli bir şehir burası. Dikkat edin, sokakta gördüğünüz 1800’lerden kalma şapkalı adamı belki de sadece siz görmüşsünüzdür? Olabiliyormuş böyle şeyler. Mezarlıkları da yerin üstünde bir şehir zaten, ruhlar kaçmasın diye kapısı kilitleniyor ama bunun gerçekten etkili bir tedbir olduğundan pek emin değilim. Kristaller, totemler, şamanlıklar, tılsımlar, büyü, tütsü ilgi alanınızsa ya da sadece gezmek için bile Marie Laveau’s House of Voodoo‘ya da uğramalısınız. Şu anda Saint Louis mezarlığında yatan 19. yüzyılın voodoo kraliçesi Marie Laveau’nun torunları da bu çok ünlü mağazayı açmışlar. İçeride falcılar da var hatta. Bir de söylenen o ki bazı ziyaretçiler buraya girdiklerinde omuzlarında soğuk bir el hissederlermiş, hanımefendinin ruhu orada dolaşırmış. Bu söylentilerin birkaç centlik kristal parçasını 10 dolara satmak için çıkarıldığını bilsem de arada omzumu yokluyorum belki birden soğuyuvermiştir de ben hissedememişimdir diye.

IMG_6046IMG_6044

IMG_6066

IMG_6092

IMG_6137IMG_6327    IMG_6332IMG_6339  IMG_6130  IMG_6207IMG_6219  IMG_6299IMG_6327IMG_6337

IMG_6326

 

 

 

4 thoughts

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s