#Cannes72 – Pek Yakında

Mayıs ayında, Cannes sahillerinde 72. kez toplanacak olan film endüstrisinin bu en prestijli haftasının seçkisinde olacağını tahmin ettiğimiz sayılı film var, haftaya tam liste açıklanana kadar onlardan fal tutmaya devam edelim isterseniz, 18 Nisan’da liste açıklandığında durum analizi için tekrar bir araya geliriz.

Once Upon a Time in Hollywood – Quentin Tarantino

Bizim jenerasyonda sinemayla yakından ilgilenip de Tarantino’nun etkisi altında kalmayan yoktur diye düşünüyorum. Olumlu ya da olumsuz bir kanaatiniz vardır diye düşünüyorum. Benim için bir zamanlar çok iyi anlaştığım, ama zamanla yolumu ayırdığım bir arkadaş gibi kendisi. Inglorious Basterds’tan sonraki işlerinde kendisiyle anlaşamadık, #metoo meselesindeki tavrından dolayı asabımı bozdu, zaten benimle beraber kendi ilham perisi Uma Thurman’ın da gazabına uğradı. En son düğün fotoğraflarıyla beni benden aldı, iyi ki çağırmadı da gitmek zorunda kalmadık dediğimiz tanıdıkların kervanına eklendi kendisi. Heyhat, Cannes yolcusu yeni filmi “Once Upon a Time in Hollywood” kalbimi pırpır ettiriyor. Yine bizim jenerasyon için hayli önemli iki (sarışın) Amerikalı jönü, Brad Pitt ile Leonardo DiCaprio’yu bir araya getirmesi, Hollywood’un  en heyecan verici dönemlerinden birini yansıtmaya soyunması ve pek tabii film içinde film yapısının izin vereceği nice meta anlatı kalıbı ile nefis bir seyir vaadi kendisi.

Nice umutlarla Los Angeles’a gelen aktris adaylarının harman olduğu altmışlı yıllarda, Manson çetesi tarafından hunharca öldürülen, belki de bu yüzden halen adını hatırladığımız yıldız adayı Sharon Tate’i Margot Robbie suretinde izleyeceğimiz filmin teaser fragmanı epey eğlenceli bir seyir, sabun köpüğü gibi bir takım hafiflikler vaat etse de, Tarantino’nun şiddeti bir anlatı aracı olarak kullanma eğilimleri düşünüldüğünde anlatının şiddet pornografisine yaklaşma ihtimalini de göz ardı etmemek gerekiyor. Cannes’da ne yaptığını hep birlikte göreceğiz, bir aksilik olmazsa Ağustos ayında yurdumuz sinemalarında.

Dolor y Gloria – Pedro Almodovar

Almodovar’ı nasıl bilirsiniz ? En bana göre olmayan filminde bile sevecek bir şeyler bulabiliyorm ben şahsen. Seksenlerdeki histerik antikalıklarını, ikibinlerin başında melodrama getirdiği taze nefesi ve pek tartışmalı işlerini, her şeyin ötesinde kitsch’ten devşirdiği estetik anlayışıyla nev-I şahsına münhasır bir usta kendisi. En son filmi, İspanya’da bugünlerde vizyona giren Dolor y Gloria, yani Pain ve Glory (Sızı ve Zafer ? )’de en sevdiği temalara, hem de bizzat ilham perisi, kariyerinin inşasında büyük rol oynadığı, vakti zamanında elinden Oscar aldığı Antonio Banderas ve Penelope Cruz ile dönüyor.

Ünlü bir yazarın geçmişiyle hesaplaşmasının hikayesi olan filmin yarışta nasıl bir varlık göstereceği, iki sene önce, 70. Cannes Film Festivalinde jüri başkanlığı yapmış, yaptığı seçimlerle seyircinin takdirini kazanmış olan Almodovar’ın bu çok kişisel hikayesinin seyircisiyle nasıl bir bağ kuracağı, Oscar sezonu geldiğinde esamesinin okunup okunmayacağı hep merak ettiğimiz şeyler.

The Dead Don’t Die — Jim Jarmusch

Cannes’ın en sevdiği Amerikalılardan Jim Jarmusch. Tür sineması ile alakalı denemelerini ayrıca bağırlarına basıyorlar; bkz. Only Lovers Left Alive. Kendisi bu sefer oyuncu kadrosundaki bağımsız sinemanın sevgilileri yetmezmiş gibi, envai çeşit rock yıldızını ve Selena Gomez’i etrafına toplayıp zombi kıyametinden komedi devşirmeye soyunmuş. Oynadığı her filme pek yakışan Adam Driver ve Bill Murray’in yanına pek eğlendiğini gizlemeye tenezzül bile etmeyen Tilda Swinton’i da ekleyelim.  Kırmızı halının en eğlenceli, en havalı ekibi olacakları şimdiden belli.

La Verité — Hirokazu Kore-eda

La Binoche’un sosyal medyası sağolsun.

Fransız sinemasının yaşayan belki de en değerli iki aktrisinin bir araya gelmesi bile büyük haber değeri taşıyor. Japon auteur Kore-eda’nın bu ilk Avrupa çıkartmasında, iki divaya, Catherine Deneuve ve Juliette Binoche’a, Binoche’un Amerikalı eşini oynayan, her mevsimin kalp hırsızı Ethan Hawke eşlik ediyor. Film hakkında bildiklerimiz sınırlı, lakin Juliette Binoche’u sosyal medyada takip edenlerimiz yabancısı değil, Kore-eda’yı aralarına alıp bize ışınlanmak isteyeceğimiz bir fim seti vaat ediyorlar. Malumunuz, Kore-eda Shoplifters ile Altın Palmiye alalı çok olmadı, Cannes’a tam bir fatih olarak dönüşünü görmek nefis olmaz mı ?

Radegund – Terence Malick

Terence Mallick, büyük yönetmen, ona şüphe yok. Sadece yetmişlerde çektiği Badlands ve Days of Heaven bile antolojilere geçmesine yeter de artar. Öte yandan, son on yıl içinde elinden çıkan bazı işler benim için deneysel sinemanın keyif almakta zorlandığım bir çeşidine yakınsıyor. O yüzden, biraz şüpheyle karışık bir ilgiyle heyecanlanıyorum bu yeni işi için. Nazi iktidarına hizmet etmeyi reddeden  Franz Jägerstätter’ın hikayesinde Mallick’in akademik yanını da görme fırsatına erişecek, Varoluşçuluk ve Alman ekolünü iyi anlayan arkadaşlarımızı sahneye davet edeceğiz. Ben şahsen zatı şahanelerinin Sanal Gerçeklik ile ilgili heyecan verici ortaklığını daha çok merak ediyorum, ama bir Mallick filmi her zaman için sinema olayına tekabül eder, davete icabet etmek gerekir.

Hakkında pek az şey bildiklerimiz var bir de, Ken Loach’un yeni makro ekonomik düzeni mikro hikayelerle masaya yatırdığı Sorry We Missed You, çektikleri her filmle Cannes’da kendilerine yer bulan Belçika’nın medar-ı iftiharı Dardanne kardeşlerin, yine baş rolü amatör bir oyuncuya teslim ettikleri, bu sefer köktenci terörle sınanan genç kahramanlarının hikayesi Le Jeune Ahmed, Apichatpong Weerasethakul’un elinden çıkma, Tilda Swinton’lı Memoria, Safdie Kardeşlerin belki de en popüler filmi olmaya aday Adam Sandler’lı Uncut Gems‘i ve Kore sinemasının çılgın çocuğu, Snowpiercer ve The Host gibi modern klasiklerin babası Bong Joon-ho’nun son marifeti Parasite, Cennet Üçlemesiyle aklımızı alan Ulrich Seidl imzalı Wicked Games listede görmeyi umduklarımız arasında.

Bir de festivalin hangi kadın yönetmenleri davet edeceği, dengeli bir dağılımı bu sene başarıp başaramayacağı gibi konular var ki, merakla aydınlanmasını bekliyoruz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s